Çanakkale Kara Savaşları öncesi ve sırasında psikolojik harekât faaliyetleri, askerlerin psikolojileri ve içinde bulundukları koşullar: Mart 1915 - Ocak 1916
The Physicological warfare of Gallipolli Campign and the soldires physicologies and their conditions: March 1915 - January 1916
- Tez No: 160207
- Danışmanlar: PROF. DR. AZMİ SÜSLÜ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Savunma ve Savunma Teknolojileri, Tarih, Defense and Defense Technologies, History
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
25 Nisan 1915'te İtilâf Devletleri ordusunun Gelibolu Yanmadası'na ayak basmaları ile birlikte, İtilâf Devletleri Türk askerinin üzerinde baskı kurabilmek için yoğun bir psikolojik harekât faaliyetine başlamıştı. Türk yetkililer de hazırladıkları bildirilerle, İtilâf Devletleri ordusu içinde bulunan değişik etnik ve dinsel yapıya mensup askerlere yönelik psikolojik harekât faaliyetlerine girişmişti. Savaşa katılan her iki taraf askerleri, üzerlerinde bir baskı oluşturan psikolojik harekât faaliyetlerinin dışında beslenme, barınma, sağlık gibi savaşma isteklerini doğrudan etkileyen olumsuzluklarla da mücadele etmeye çalışmışlardı. İtilâf Devletleri, askerlerinin beslenmesini sağlamak için erzağı cepheye uzak mesafelerden gemilerle getirmek gibi bir zorlukla karşı karşıya idi. Türk askerlerinin beslenmesi de çok iyi değildi. Çünkü cepheye getirilen askerlerin sayısı tahmin edilenden fazlaydı ve yiyecek stokları bu ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmıştı. Giyecek konusunda İtilâf askerleri Türkler' den çok daha iyiydi. Türk askerlerinin bir kısmı, savaş sonuna kadar yöresel kıyafetleri ile savaşmak zorunda kalmıştı. Askeri en fazla etkileyen şeylerden biri de bulaşıcı hastalıklardı. İtilâf Devletleri yetkilileri ve Türk yetkililer casusluk konusunda da yoğun bir çalışma içine girmişlerdi. İtilâf Devletleri ordusunda dini ve etnik yapı itibariyle çeşitlilik olduğu için savaşın bozguna dönüştüğü zamanlarda, casusluk konusu bir paranoya halinde İtilâf askerleri arasında yayılmıştı. Türk tarafında ise casuslukla mücadelenin merkezinde azınlıklar vardı. Çünkü İtilâf Devletleri, daha önce Anadolu'nun değişik yerlerinde ve savaş bölgesinde yaşarken savaş nedeniyle Yunanistan'a ve adalara göç etmiş Rumları casus olarak kullanmışlardı. Çanakkale Savaşlan'na katılan askerlerin bir diğer endişeleri de esir olmaktı. Özellikle İtilâf Devletleri ordusunda, bulunan askerler, kendilerine yapılan propagandanın etkisiyle daha da tedirgin olmuşlardı. Ancak esir düşenler gördükleri iyi muamele karşısında bunların ne kadar yersiz olduğunu anlamışlardı. İtilâf Devletleri 'nin esir aldıkları Türkler ise, adalara ve çoğunlukla Mısır'daki esir kamplarına götürülmüşlerdi. Buradan dönen Türk esirlerinin anlattıkları, kamplardaki şartların çok iyi olmadığı yönündeydi.
Özet (Çeviri)
With the invasion of Allied Power of Gelibolu Penunsula on 25 april 1915, Allied Power started a heavy psychological warfere to restrain Turkish soldiers. Meanwhile Turkish authorities with the declarations they prepared, also undertook a psychological warfere regarding the Allied soldiers who had different ethnic and religious groups. That soldiers of both sides tried to struggle the handicaps directly effecting their ambition to fight, such as nutrition, accomodation and health problems. Apart from the psychological warfere which had a negative effect on them, the allied countries had to carry the food from distant places by ship to feed their soldiers. It was also difficult to feed the Turkish soldiers because the number of the soldiers brought to the front was more than expected and the stock of food fell short, the allied soldiers more much better clothes than Turkish soldiers. Most of the Turkish soldiers had to fight in their traditional clothes untill the end of the war. Infectious diseases were one of the important problems. Allied and Turkish authorities both started spying on each other heavily. Because there was a wide range of ethnic and religious groups among allied countries, the issue of espionage became a paranoia among allied soldiers when they were routed during the war. On the Turkish side, there were minorities in the centre of espionage since the allied countries the greek people who migrated to greece and the islands from different parts of Anatolia and war zone because of the war. Another anxiety of the soldiers who joined the Gallipoli Campaign was to be captured. Especially the soldiers of Allied Power became more and more worried as a result of the propaganda of allied aüthoroties. But the prisoners of the war undrstood that those anxieties were unnecessary when they were treated well. On the other side, the Turkish prisoners of war were sent to the islands or the prison camps in Egypt. What the war prisoners who returned from these camps told showed that the camps didn't have good conditions at all.
Benzer Tezler
- Marmara bölgesindeki kavun ve karpuz yetiştiriciliğinin bugünkü durumu, sorunları ve öneriler
The Status of melon and water melongrowing in Marmara region at present and its Problems and recommedations
MEHMET GÜLER
- Çanakkale ve çevresi carnivora fosilleri paleontoloji, biyostratigrafi paleoekoloji ve paleocoğrafya
Başlık çevirisi yok
FERAL ARSLAN
- Çanakkale ve çevresi perissodactyla fosilleri (paleontoloji, biyostratigrafi, poleoekoloji ve paleocoğrafya)
Başlık çevirisi yok
TANJU KAYA
Doktora
Türkçe
1986
Jeoloji MühendisliğiEge ÜniversitesiJeofizik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EROL AKYOL
- Çanakkale ve çevresi artiodactyla fosilleri (paleontoloji, biyostratigrafi, paleoekoloji ve paleobiyocoğrafya) (2 cilt)
Başlık çevirisi yok
VAHDET TUNA
- Bursa, Balıkesir ve Çanakkale illerindeki sanayi domatesi yetiştiriciliğinin bugünkü durumu, sorunları ve öneriler
A study on the determination of problems and their solutions of industrial tomato graving in Bursa, Balıkesir and Çanakkale Provinces
TAMER SERMENLİ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiUludağ ÜniversitesiBahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VEDAT ŞENİZ