Geri Dön

Değişebilir ve yavaş yarayışlı potasyum içeriğinin Kazova topraklarındaki uzaysal dağılımı

Spatial distribution of exchangeable and slow available potassium content of Kazova soils

  1. Tez No: 179603
  2. Yazar: SÜLEYMAN MURAT YAYLA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HİKMET GÜNAL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Ziraat, Agriculture
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2008
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gaziosmanpaşa Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Toprak Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Potasyum bitki gelişiminde hayati öneme sahip en temel besin elementlerinden bir tanesi olup, toprakta dört ayrı formda bulunmaktadır. Toprakta çok yüksek konsantrasyonlarda bulunmasına rağmen, sadece küçük bir kısmı bitkiler tarafından alınabilir formdadır. Potasyumun topraktaki en önemli kaynakları mika grubunda bulunan kil mineralleri ile çeşitli feldspatlardır. Mika ve illit gibi kil minerallerinin ayrışması ile toprağa az ama sürekli bir biçimde potasyum ilavesi olmaktadır. Çoğunlukla toprak analiz laboratuarlarında yapılan potasyum analizleri toprağın yarayışlı (kolaylıkla değişebilir) haldeki potasyum içeriğini belirlemeye yöneliktir ve topraktaki depo potasyumu kapsamamaktadır. Bu çalışmada, yaklaşık 23 bin ha alan kaplayan Kazova topraklarının 400 noktasından alınan yüzey topraklarının (0?30 cm) hem yarayışlı hem de depo potasyum içerikleri analiz edilmiş ve haritalanmıştır. Bir başka proje kapsamında birçok fiziksel ve kimyasal analizleri yapılmış olan toprakların bir kısım özellikleri ile potasyum fraksyonları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Yarayışlı potasyum kil içeriği ve katyon değişim kapasitesi ile pozitif korelasyona sahip iken, kum içeriği ile hem depo hem yarayışlı potasyum arasında negatif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Bu ilişki jeoistatistiksel yöntemlerle hazırlanan toprak haritalarında da açık bir şekilde gözlemlenmektedir. Ovada potasyum içeriğinin en düşük olduğu alanlar genellikle nehir kıyısında yer alan ve kum içeriği yüksek olan arazilerin topraklarıdır. Ana materyaller açısından bakıldığında en düşük depo ve yarayışlı potasyum içeriğine sahip topraklar sağ sahilde yer alan serpantinli şist koluviyal materyaller üzerinde gelişen topraklardır. Potasyum içeriği en yüksek olan topraklar ise sol sahilde yer alan kireçli koluviyal depozitleri üzerinde gelişmiş olan topraklardır. Bununla birlikte bir çok araştırmacı tarafından bitkisel üretimde potasyumlu gübreleme için sınır kabul edilen yarayışlı potasyum içeriğinin 50 ppm K/da seviyesine bir çok arazide ulaşılamadığı görülmüştür. Çalışmamız Kazova'da yapılan yoğun tarımda potasyumlu gübrelerin çok ciddi anlamda gübreleme programına dahil edilmesinin gerekli olduğunu göstermektedir. Aksi durumda özellikle domates gibi potasyum diğer besin elementlerine göre fazla ihtiyaç duyulan bitkilerde istenen verimin elde edilmesi mümkün değildir.

Özet (Çeviri)

Potassium (K) is one of the most important and essential plant nutrition, and four different forms of potassium are found in soils. Although the total concentration of potassium in soils is quite high, only a small portion of total concentration is readily available for plants. Clay minerals results from the weathering of mica and several feldspars are major sources of mineral potassium in soils. K is released in a slow but continuous process in the soils through the weathering of primary minerals such as mica and feldspar. Plant available potassium (easily exchangeable) is mostly determined in soil analyses laboratory, and however, reserve potassium of soils are often ignored. In this study, plant available and non exchangeable potassium contents of surface soils (0?30 cm), collected from Kazova Plain (~ 23.000 ha) located in Tokat Province were analyzed and mapped. The relationship between some of physical and chemical soil characteristics determined in a previous study and potassium fractions were evaluated. Positive correlation between plant available potassium and clay content and cation Exchange capacity was obtained, while a negative correlation for both reserve and plant available potassium was obtained with sand content. The map, prepared by geostatisticaal techniques (kriging), clearly revealed the same relations between above stated variables. Soils, lowest in potassium content occurred in the areas adjacent to Yesilirmak River. Soils developed over serpentine shist colluvial materials located in left side slopping areas possessed the lowest reserve and exchangeable potassium level. While soils located in right side sloppy areas formed over calcareous colluvial deposits contained the highest potassium content. However, overall plant available potassium content of soils in the Kazova Plain was well below the critical level of 50 ppm K/da in many localities of the study area. The results of this study clearly indicated that fertilizers containing potassium should certainly be included in the fertilization programs. Otherwise, obtaining the objected yields for the plants requires higher amount of potassium is imposible.

Benzer Tezler

  1. Kahramanmaraş ovasında farklı toprakların potasyum durumu

    Potassium content of different soils on Kahramanmaraş plain

    GUFRAN GEYİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    ZiraatKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Toprak Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. KADİR YILMAZ

  2. Doğum indüksiyonu uygulanan term gebelerde vajinal misoprostol (cytotec) ve vajina dinoproston (propess) kullanımının servikal olgunlaşma başarısının karşılaştırılması

    Comparison of cervical ripening success of vaginal misoprostol (cytotec) and vaginal dinoprostone (propess) in term pregnant women undergoing labor induction

    PELİN FULYA BÜYÜKGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN ŞAHİN

  3. Demir-çelik sektöründe bulanık hata türleri ve etkileri analizi (FUZZY FMEA) yöntemi ile risk değerlendirme uygulaması

    Risk assessment practice with fuzzy failure and effects analysis method (FUZZY FMEA) in the iron and steel industry

    MUHAMMET ÇAKMAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolKarabük Üniversitesi

    Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MUHARREM DÜĞENCİ

  4. Iğdır ovası tuzlu, sodyumlu ve borlu topraklarının ıslahında kademeli jips uygulaması ile yıkama üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER ANAPALI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    ZiraatAtatürk Üniversitesi

    Kültürteknik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERSAN GEMALMAZ

  5. Belgrad ormanında yağışların, akarsuların kalite parametreleri üzerindeki etkileri

    Effects of precipitation on the water quality parameters of stream water in Belgrad forest

    YUSUF SERENGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SÜLEYMAN ÖZHAN