Geri Dön

Klinik örneklerden izole edilen Candida albicans kökenlerinin moleküler analizi

Molecular analysis of Candida albicans isolates from clinical specimens

  1. Tez No: 236264
  2. Yazar: MELAHAT GÜRBÜZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLKNUR KALELİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Candida albicans, Genotiplendirme, PCR, 25S, Genotip, Polimeraz zincirleme reaksiyonu, Candida albicans, Genotyping, PCR, 25S, Genotype, Polymerase chain reaction
  7. Yıl: 2008
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Pamukkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Son yıllarda özellikle HIV infeksiyonu, kemoterapi, transplantasyon gibi nedenlere bağlı immun sistemi baskılanmış hasta sayısında artış olması mantar infeksiyonları sıklığında artışı da beraberinde getirmiştir. Etkenler arasında, Candida türleri, özellikle de C.albicans ilk sıradaki yerini korumaya devam etmektedir.Bu çalışmada, Pamukkale Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi Mikrobiyoloji Laboratuvarı'na gönderilen, çeşitli klinik örneklerden izole edilen 194 C.albicans suşu 25S rDNA'daki grup-1 intron bölgesini hedefleyen CA-INT-R ve CA-INT-L primer çifti kullanılarak tiplendirildi. Genotip A, B, C ve D sıklıkları sırasıyla %51.0, %29.4, %19.1 ve %0.5 olarak tespit edildi. Bu yöntemle gösterilebilen ve C.dubliniensis'e ait diğer genotip olan Genotip E bulunmadı. İnvaziv (kan kültürü, n=28) ve non-invaziv (bronko alveolar lavaj, balgam, idrar ve trakeal aspirat, n=166) izolatlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde; genotip sıklıkları sırasıyla Genotip A %32.1-%54.2, Genotip B %21.4-%30.7 ve Genotip C %46.4-%14.5 olarak tespit edildi. İnvaziv grupta istatistiksel olarak anlamlı oranda Genotip C baskın bulunurken, non-invaziv grupta Genotip A baskın idi (p<0.001). Aktarılabilir grup-1 intron taşıyıp taşımamalarına göre değerlendirildiğinde, invaziv ve non-invaziv grup arasında anlamlı fark saptandı (p=0.031).Sonuç olarak hastanemizde invaziv izolatlarda, intron bulunduran Genotip B ve C anlamlı şekilde daha yüksek bulundu. Klinik örneklerinden C.albicans izole edilen hastalarda bu yöntemle genotiplendirme yapılması, birbiriyle çelişen sonuçlar vermesi nedeniyle invazivliği değerlendirmek için tek başına yeterli görünmemektedir. 25S intron genotipleme yönteminin ek bir avantajı da, fenotipik yöntemlerle C.albicans izolatları içerisinde yanlış tanımlanan C.dubliniensis kökenlerini dizi analizine gerek kalmaksızın ayırabilmesidir.Genotiplerle anatomik lokalizasyon ve invazivlik arasındaki ilişkinin belirlenmesi, antifungal duyarlılık ve virülans faktörleri arasında bağlantı olup olmadığının araştırılması için suş sayısı ve çeşitliliğinin arttırılarak daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Böylece etkenin epidemiyolojik özelliklerinin belirlenmesi ile uygun tedavi ve korunma protokolleri geliştirilmesine katkıda bulunulabilir.

Özet (Çeviri)

The increasing population of immunocompromised patients due to HIV infection, chemotherapy, organ transplantation and the common use of indwelling intravascular devices have significantly increased the incidence of fungal infections. Candida species, especially Candida albicans is still the most frequently isolated pathogen.In this study, a total of 194 C.albicans strains, isolated from various clinical specimens sent from Research and Training Center of Pamukkale University, were genotyped by using CA-INT-R and CA-INT-L primer pairs designed to span the region that includes the side of the transposable group-1 intron in the 25S rDNA gene. The frequencies of Genotypes A, B, C and D were found as 51.0%, 29.4%, 19.1% and 0.5%, respectively. Genotype E, the other genotype which represents C.dubliniensis was not found. When invasive (blood culture isolates, n=28) and non-invasive (broncho alveolar lavage, sputum, urine and tracheal aspirate, n=166) isolates were compared, the genotype frequencies were as follows; Genotype A: 32.1%-54.2%, Genotype B: 21.4%-30.7% and Genotype C: 46.4%-14.5%. Statistically significant difference was observed between invasive and non-invasive groups (p<0.001), genotype C was more prevalent among invasive isolates whilst genotype A in non-invasive ones. When compared according to the presence of the group-1 intron, significant difference has been found between invasive and non-invasive groups (p=0.031).As a result, Genotype B and C which carry group-1 intron were found significantly more prevalent among invasive isolates in our hospital. Genotyping C.albicans isolates from clinical specimens of patients only by using this method, was not seem to be an adequate marker to determine invasiveness with those conflicting outcomes. The additional advantage of 25S intron analyse was the differentiation of C.dubliniensis from C.albicans isolates, without the need for sequence analysis.Large scale studies must be performed on isolates from various clinical specimens in order to understand the relation between anatomical localization and invasiveness, and association between antifungal susceptibility and virulence factors. It may contribute to develop appropriate therapy and conservation protocols by determining epidemiological features of the ethiological agent.

Benzer Tezler

  1. Candıda türlerinin tanımlanmasında 26S RDNA dizi analizi temel alınarak 'API ID 32C' ve 'maldı tof ms' yöntemlerinin duyarlılık ve maliyet etkinliklerinin araştırılması

    Evaluation of sensitivity and cost effectiveness of 'API id 32C' and 'maldi tof ms' methods on the basis of 26s rdna sequence analysis in identification of candida species

    EYLEM TURHAN ÖZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    MikrobiyolojiMarmara Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİLGÜN ÇERİKÇİOĞLU

  2. Vulvovajinal kandidoz olgularından izole edilen dirençli Candida türlerinde ERG11 gen mutasyon analizi

    ERG11 gene mutation analysis in resistant candida species isolated from vulvovaginal Candidiasis cases

    ELİF ÇAVUŞOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ABDULKERİM SUAT SARIBAŞ

  3. Sinnamaldehit ve türevlerinin antimikrobiyal ve sitotoksik aktivitelerinin karşılaştırılması

    Comparison of antimicrobial and cytotoxic activities of cinnamaldehyde and its derivatives

    KADER ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    MikrobiyolojiBalıkesir Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YENER ÖZEL

  4. Klinik örneklerden izole edilen, yeni güncelleşen albıcans dışı candıda kökenlerinin virülans faktörlerinin ve flukonazole karşı duyarlılıklarının belirlenmesi

    Detection of virulence factors and susceptibility against fluconazole of emerging non albicans candida strains isolated from clinical samples

    ÖVGÜ ÇELİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    MikrobiyolojiMarmara Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİLGÜN ÇERİKÇİOĞLU

  5. Çeşitli klinik örneklerden izole edilen Candida türlerindeki virülans faktörlerinin araştırılması ve antifungal duyarlılıklarının değerlendirilmesi

    Evaluation of Virulence factors and antifungal susceptibilities of Candida species isolated from various clinical specimens

    EFGAN DOĞAN GAYYURHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    MikrobiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FAHRİYE EKŞİ