Geri Dön

Primeri bilinmeyen tümörlü hastalarda FDG PET/BT ile görüntülemenin rolü

The role of FDG PET/CT imaging in patients with unknown primary tumours

  1. Tez No: 242867
  2. Yazar: ZEHRA KARATAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. Y. ZEKİ ÇELEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Polietilen tereftalat, Prognoz, Polyethylene terephthalate, Prognosis
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Konvansiyonel tanısal incelemelerden sonra primer lezyonun saptanamadığı metastatik hastalık, primeri bilinmeyen tümör (PBT) olarak tanımlanır. Primerin bulunmasıyla prognoz anlamlı olarak değişebilir. Bu retrospektif çalışmanın amacı metastatik hastalık ile gelen, konvansiyonel yöntemlerle primer odağın bulunamadığı hastalarda primeri belirlemede F?18 Florodeoksiglukoz (FDG) pozitron emisyon tomografisi ve bilgisayarlı tomografi (PET/BT)'nin performansını ortaya çıkarmaktıOcak 2006 ile Ağustos 2009 tarihleri arasında bölümümüze FDG PET/BT görüntülemesi için gönderilen ve konvansiyonel tanısal tetkikleri (radyografi, ultrasonografi, BT, mamografi vs.) yapılmış primeri bilinmeyen tümörlü 61 hasta incelendi. Hastaların 23'ü kadın, 38'i erkekti; yaş aralığı 24?90; ortalama yaş 60,5±15,5 yıldı. Hastaların 17'sinde servikal metastaz, 44'ünde ekstraservikal metastazlar vardı. Hastalara 370 MBq F?18 FDG'nin intravenöz enjeksiyonundan 60 dakika sonra PET/BT görüntülemesi yapıldı. Görüntüler görsel olarak ve standart uptake value (SUV) ile değerlendirildiHastaların 35'inde (% 57.3) primer tümör odağını düşündüren patolojik FDG artışı gözlendi. PET/BT sonuçları 35 hastanın 21'inde gerçek pozitifti. Bu hastaların 10'u akciğer, 4'ü pankreas, 2'si nazofarenks, diğer 5'i ise tonsil, prostat, meme, kolon ve endometrium kanseriydi. PET/BT'nin primeri tespit oranı, duyarlılığı ve özgüllüğü sırasıyla % 34.4, % 72.4 ve % 56.2 idi. Servikal-ekstraservikal metastazlar ve adenokarsinom-karsinom metastazları arasında FDG PET/BT'nin primeri tespit oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. FDG PET/BT 22 (% 36) hastada ek metastatik lezyonlar gösterdi, 33 (% 54) hastada evrelemede ve tedavi planında etkili olduSonuç olarak PBT'lerde FDG PET/BT değerli bir tanısal araçtır. Primer tümörü saptamada, bilinmeyen ek metastatik odakları ortaya çıkarmada ve uygun tedavi protokollerini seçmede yardım edebilir. FDG PET/BT kötü prognoza sahip bu hastalarda ilk sıra tanı aracı olarak kabul edilmelidir.

Özet (Çeviri)

Unknown primary tumour (UPT) refers to the presence of metastatic disease for which the site of the primary lesion remains unidentified after conventional diagnostic procedures. Prognosis can be changed significantly after detection of the primary lesion. The aim of this retrospective study was to evaluate the performance of F-18 Fluorodeoxy-glucose (FDG) positron emission tomography (PET)/computarize tomogpaphy (CT) in the identification of primary lesion in patients with unknown primary tumour who had negative diagnostic resultsIn this study, between January 2006-Agust 2009 sixty-one patients with UPT were with conventional imaging modalities analyzed. Twenty-three patients were females and thirty-eight of them were males; age range 24?90, mean age 60.5±15.5 years old. Seventeen patients had presented with cervical metastases and forty-four patients with extracervical metastasis. The patients were injected 370 MBq of F-18 FDG intravenously and were imaged using PET/CT camera. The images were evaluated both visually and semiquantitatively using standardized uptake value (SUVThirty-five (57.3%) patients showed pathologic FDG accumulations might be related to primary tumour sites. PET/CT results were true positive in twenty-one cases. Among these 10 lung ca, 4 pancreas ca, 2 nasopharynx ca, 1 tonsil ca, 1 prostat ca, 1 breast ca, 1 colon ca and 1 endometrium ca vere detected. Detection rate, sensitivity and specificity of PET/CT were 34.4%, 72.4% and 56.2%, respectively. In detection rate of UPT no difference was found between presence of cervical and extracervical metastases, adenocarcinoma and carcinoma metastases. PET/CT showed additional metastatic lesions in 22 (36%) patients and changed staging and therapy planning in 33 (54In conclusion, FDG PET/CT is a valuable diagnostic tool in patients with UPT. It could help detecting primary and selecting the appropriate treatment protocols. Also, FDG PET/CT can reveal unknown additional metastases and thus influence therapy selection. FDG PET/CT should be accepted as a first-line diagnostic tool for these patients who had poor prognosis.

Benzer Tezler

  1. Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    SEVGİ HEPAKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BotanikEge Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AVNİ GÜVEN

  2. Tanenlerin çilek organ ve dokularındaki dağılımı ve mevsimsel değişimi üzerine araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    ŞENEL ALBAYRAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ TANRISEVER

  3. Derinin primer habis melanomları kürsümüz materyalinde saptanan özellikler

    Başlık çevirisi yok

    EROL RÜŞTÜ BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1982

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Anatomi Ana Bilim Dalı

  4. Epileptik hastaları değerlendirmede komputerize tomografinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    F.BİRSEN İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı