Geri Dön

Osmanlı arşiv belgelerine göre işgal döneminde İstanbul (13 Kasım 1918-15 Mart 1920)

The occupation period of istanbul acording to Ottoman archive document (13 Novenber 1918 - 15 March 1920)

  1. Tez No: 249524
  2. Yazar: ŞEYMA ŞAHİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. VAHDETTİN ENGİN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Milli Mücadele, Milli Mücadele Dönemi, Osmanlı Devleti, Osmanlı Dönemi, İstanbul, İtilaf devletleri, İşgal, National Struggle, National Struggle Period, Ottoman State, Ottoman Period, Istanbul, Entente states, Occupation
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırmanın konusu Mondros Mütarekesi'nden hemen sonra gerçekleşen İstanbul'un fiili işgal döneminin Osmanlı arşiv belgeleri ışığında incelenmesidir. bu dönem toplam bir yıl dört ay ve üç günlük süreyi kapsamaktadır. Bu dönemde resmi işgali aratmayan uygulamalar, Türk ve Müslüman halkı çok büyük bir baskı ve sıkıntının içine düşürmüştür. Bu sıkıntılar ve çaresizlik, milli mücadele düşüncesinin oluşmasına ve yeni bir lider arayışına zemin hazırlamıştır. Atatürk de işgalin gerçekleştiği günden itibaren İstanbul'da bulunmuştur. Bu dönemde çeşitli çözüm arayışları içine girmiştir. Fakat İstanbul'un işgali, çözüme engel olunca, yaklaşık altı ay sonra Anadolu'ya geçerek Milli Mücadele'yi başlatmıştır.İstanbul'un fiili işgal dönemi 13 Kasım 1918'den 15 Mart 1920'ye kadar sürmüştür. Bu dönemde birçok farklı uygulama ve olay gerçekleşmiştir. Bu dönemde halk ve hükümet büyük bir baskı altındadır. Bu baskının en önemli kaynağı işgal güçleridir. Ancak, gayrimüslimlerin işgal güçlerine dayanarak uyguladıkları baskı çok daha fazladır. Bu konuda Rumlar birinci sırada Ermeniler ikinci sırada Yahudiler ise son sıradadır. Rumlar aynı zamanda İtilaf Devletleri tarafından, en fazla desteklenen gruptur. Rum Patriği ve kiliseler bu konuda oldukça etkin rol oynamıştır. Rumların, İstanbul'un kendilerine verilmesi konusunda, uluslararası toplantılar, yabancı gazeteler ve gizli cemiyetleri aracılılığıyla faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Rumlar bu dönemde hem siyasi hem de askeri faaliyetler yürütmüşlerdir. Osmanlı Devleti bunları haber almış, fakat müdahale edememiştir. İtilaf Devletleri içinde ise İngilizler ilk sıradadır. Özellikle hapishanelerden gayrimüslimlerin salıverilmesi konusunda İtilaf güçleri birlikte hareket etmiştir. Ancak İngilizler, çok daha etkin davranmışlardır. Osmanlı hapishanelerindeki gayrimüslimler çeşitli bahanelerle serbest bırakılmışlardır. İtilaf güçleri kendileri de özel hapishaneler oluşturmuşlardır. Kendilerine karşı işlenen suçlarda, Türk ve Müslümanları kendileri cezalandırmışlardır. Kendi askerlerinin suçlarını da kendi mahkemelerinde yargılamışlardır. İtilaf askerleri içinde adi suçlar işleyenlerin sayısı da oldukça fazladır. Adi suçlar konusunda en öndekiler Fransız ve Yunan askerleridir.İstanbul halkı ise son derece zor durumda bulunmakta, ellerinden evleri, malları ve itibarları zorla alınmaktadır. Özellikle İtilaf güçlerinin işgal ettiği mekanlar halkı zor durumda bırakırken, hırsızlık, yaralama, haneye tecavüz, izzeti nefse hakaret gibi olaylar da hiç eksik olmamaktadır. Halk zaman zaman tepki gösterse de bu karşı koymalar İtilaf güçlerinin tepkisinden çekinen hükümet tarafından oldukça sert cezalandırılmakta, hatta İtilaf güçlerine karşı gerçekleşen birçok olayda, İtilaf güçleri hükümete danışma gereği duymadan yargılama ve cezalandırmayı bizzat kendileri gerçekleştirmektedirler.Halkın bu durum karşısında kendi çözüm yollarını üretmekten başka çareleri kalmamış, zaman zaman İtilaf askerlerine karşı tepki açıkça gösterilmişse de genellikle gizli örgütlenmeler kurarak en azından kendilerini savunmaya çalışmışlardır. İstanbul'un işgali halkın Anadolu'daki hareketi desteklemesini hızlandırmış el altından yapılan yardımlarla milli mücadeleye katkı sağlamışlardır.Padişah ve hükümet ise başlangıçta İngiltere'nin sözlü vaatlerine fazla inandığı için duruma hazırlıksız yakalanmıştır. İtilaf güçleri de onların bu durumundan istifade ederek her türlü insiyatifi kullanmışlar, ve tam bir sömürge kenti haline dönüştürdükleri İstanbul'da gönüllerince at koşturmuşlardır. Olaylar karşısında basiretli ve dirayetli davranamayan bir takım idareciler sebebiyle devlet kurumları arasında tutarsızlıklar göze çarpmaktadır. Ancak işin en üzücü yanı ise, bütün bu yaşananlarda en büyük zararı görenler hiçbir suçu olmayan halk olmuştur.

Özet (Çeviri)

This research is about searching of the de facto occupation?s period of İstanbul through the medium of the Ottoman archive documents in the days that followed the Mondros Armistice. Before İstanbul was occupied officially by the Allies,the native of İstanbul were under bad circumstances. The Allies were behaving as if they had already occupied the city. This period lasted one year, four months and three days.These difficulties and desperations brought about appearing the idea of national struggle and searching a new leader. In that time, Atatürk was in İstanbul. He tried to find some solutions to prevent the Allies from occupying of İstanbul. He stayed in İstanbul for six months. When he realized that he could have done nothing in this city under the occupation, he went to Anatolia and started the national struggle there.Official occupation of İstanbul began on November 13, 1918 and ended on March15, 1920. This occupation period caused many different terrible situations and applications.We understand that the Ottoman government and people were under pressure and in difficulty when we inspect the Ottoman archive documents. But the pressure non muslim groups had done by trusting the Allies was much more. In this matter the İstanbul Greek were the first group, second group was Armenian and the last group was Jews. At the same time, the İstanbul Greek were the most supported group by the Allies. The Patriatic and church had an active part in this event. The Ottoman archive documents show that they had moved heaven and earth to be given İstanbul back to themselves .They formed hidden associations, joined international assemblies and used press in order to get İstanbulWe understand that The Ottoman government knew not only political activities but also military activities but they weren?t able to interfere.English stood out with the occupation. The allies let the non muslim prisoners go in the prison without noticing their offences. However, English were more active than the others. The Allies created their own prisons. They inflicted Turks and muslims committing crimes against themselves. They judged their own soldiers who committed offence in their law courts, too.There were so many the Allies? soldiers committing simple offences. French and Greek soldiers were more effective ones.The Allies kept down the native of İstanbul. They were on a razor. Breaking houses, malicious injury, theft, insulting to Turks and muslims were some of these bad events. When people sometimes rebelled, the Allies chastised them immediately. In many events against themselves, the Allies judged and punished the İstanbul without consulting with the Ottoman government or Sultan.At first, Sultan knew the time of the day and caught out the occupation since he had believed English Goverment`s unwritten agreement too much. The Allies imposed and acted in their own initiatives. They colonized Istanbul using his great confusion.

Benzer Tezler

  1. Osmanlı arşiv belgelerine göre işgal döneminde İstanbul (16 Mart 1920-31 Aralık 1920)

    According to Ottoman archive documents in the period of occupation of İstanbul (16 March 1920-31 December 1922)

    FATMA AFYONCU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    TarihMarmara Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    PROF. DR. VAHDETTİN ENGİN

  2. Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne ağaç bayramları

    Arbor days from Ottomans to Republic of Turkey

    ERHAN KILIÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiBursa Teknik Üniversitesi

    Kent Ormancılığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA YILMAZ

  3. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri belgeleri ışığında Cumhuriyet Dönemi Türkiye-Küba ilişkilerine kronolojik bir bakış

    A chronological view on the relations between Turkey and Küba in the Republican Era in Light of the documents from the National Archives of the Prime Ministry of the Republic of Turkey

    YOENİA VALİDO SANTİESTEBAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    TarihAnkara Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET NECATİ KUTLU

  4. Ülkemizdeki çeşitli büyüklükteki yerleşim merkezlerinde uygulanabilecek kültür yapısı planlama modeli

    The Planning model of the cultural building which applicable at different size of settlement center

    MUSTAFA İNCESAKAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UMUR ERKMEN