Süt dişlerinde değişik kanama kontrol yöntemlerinin Ca(OH)2 veya MTA kullanılarak yapılan direkt pulpa kaplaması üzerine etkisi: Klinik ve radyografik bir çalışma
The effect of different hemorhage control methods on direct pulp capping with Ca (OH)2 or MTA in primary molars: A clinical and radiographic study
- Tez No: 281270
- Danışmanlar: DOÇ. DR. H. CEM GÜNGÖR
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Dental pulpaya başlık geçirmek, Ferrik bileşikler, Hemorajiler, Kalsiyum hidroksit, Kök kanal dolgu materyalleri, Sodyum hipoklorit, Süt dişleri, Dental pulp capping, Ferric compounds, Hemorrhage, Calcium hydroxide, Root canal filling materials, Sodium hypochlorite, Tooth deciduous
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu randomize ve prospektif çalışmada 55 çocuk hastanın 118 süt azı dişine direkt pulpa kaplaması uygulanmıştır. Dişler randomize olarak 6 gruba ayrılmıştır: Grup 1: Serum fizyolojik+ Ca(OH)2, Grup 2: Ferrik sülfat+ Ca(OH)2, Grup 3: Sodyum hipoklorit+ Ca(OH)2, Grup 4: Serum fizyolojik+MTA, Grup 5: Ferrik sülfat+MTA, Grup 6: Sodyum hipoklorit+MTA. Tüm dişlere kaplama materyalinin üzerine kimyasal sertleşen camiyonomer siman uygulanmıştır. Sonrasında total pürüzlendirmeli adeziv sistem ve ışıkla sertleşen kompozit rezin ile restorasyon tamamlanmıştır. Dişler 24 ay boyunca belirli aralıklarla klinik ve radyolojik olarak kontrol edilmişlerdir. Restorasyon değerlendirmeleri modifiye USPHS kriterlerine göre, sonuçlar ki-kare ve Friedman testleri ile belirlenmiştir. Sonuç olarak, direkt pulpa kaplamasının klinik ve radyolojik başarı oranları sırasıyla % 94,1 ve % 88,1 olarak bulunmuştur. Gruplar arasında klinik başarı yönünden anlamlı fark yok iken (p>0.05), radyolojik başarı açısından MTA gruplarında daha yüksek değerler elde edilmiştir (Grup 4, 5, 6) (p<0.05). Klinik ve radyolojik başarı arasında orta düzeyde uyum bulunmuştur (Kappa=0.64). Gruplar arasında klinik başarı yönünden, kullanılan kanama kontrol ajanına göre farklılık yoktur (p>0.05). Ancak MTA kullanılarak yapılan direkt pulpa kaplamalarının klinik başarısı (% 98,3) KH grupları ile karşılaştırıldığında (% 89,7) istatistiksel olarak daha yüksektir (p<0.05). İnternal rezorbsiyon ise Grup 2'de en yüksek oranda görülmektedir (p<0.05). Çalışmada üst çenede tedavi edilen dişlerin alttakilere göre klinik ve radyolojik yönden daha başarılı sonuçlar verdiği belirlenmiştir (p<0.05). Marjinal bütünlük skorlarının, çalışmanın klinik ve radyolojik sonuçları ile uyumlu olmadığı gözlenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, süt dişlerindeki okluzal kavitelerde mekanik yolla ekspoz olan pulpa üzerine sodyum hipoklorit, ferrik sülfat veya serum fizyolojik ile kanama kontrolü sonrası MTA ile direkt pulpa kaplaması yapılmasının uygun olduğu bulunmuştur. Ayrıca, kaplama materyali olarak kalsiyum hidroksit tercih edilecekse, kanama kontrol ajanı olarak ferrik sülfatın seçilmesinin internal rezorbsiyon yönünden risk oluşturduğu belirlenmiştir.
Özet (Çeviri)
This prospective randomized study comprised 118 primary molar teeth in 55 patients. Teeth were randomly allocated to 6 study groups: Group 1: Saline+ Ca(OH)2 , Group 2: Ferric Sulfate+ Ca(OH)2 , Group 3: NaOCl+ Ca(OH)2 , Group 4: Saline+MTA Group 5: Ferric Sulfate+MTA, Group 6: NaOCl+MTA. Following hemostasis with respective solutions and pulp capping, a glassionomer cement was used to cover the capping sites and its 2-mm surroundings. All cavities were restored with composite resin utilizing total-etch technique. Clinical and radiographic examination of restorations were made at regular intervals throughout 24 months. Statistical analyses were carried out by Chi-Square and Friedman tests where ?=0.05. Overall, clinical and radiographic success rates of direct pulp capping were 94.1 % and 88.1 %, respectively. With respect to clinical success, no statistically significant differences were found among study groups (p>0.05). However, radiographic success rates were significantly higher for MTA groups (Groups 4, 5, 6) (p<0.05). The correlation between clinical and radiographic success rates was found to be moderate (Kappa: 0.64). When hemorrhage control agents used were concerned, there were no statistically significant differences between groups (p>0.05). The clinical success of direct pulp capping with MTA (98.3 %) significantly differed than those with CH (89.7 %) (p<0.05). Internal resorption was more frequently found in Group 2 (p<0.05). With respect to the treated teeth, direct pulp capping was more successful on maxillary primary molars (p<0.05). Marginal integrity scores of restorations did not correlate with clinical and radiographic outcomes. In mechanically exposed primary molars, direct pulp capping with MTA following hemostasis with either of the tested solutions appears to be a viable alternative. The use of FS should be avoided when performing a direct pulp capping in a primary molar with CH due to the higher risk of internal resorption.
Benzer Tezler
- Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri
Başlık çevirisi yok
GÖNÜL VAROL
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul ÜniversitesiÇocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY
- Ege bölgesi keçi liflerinin bazı önemli fiziksel, kimyasal özellikleri ve değerlendirme imkanları
Başlık çevirisi yok
NİLÜFER ERDEM
Doktora
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLSEREN YAZICIOĞLU
- Manisa yöresinde domateste anlaşmalı tarım ve karşılaşılan sorunlar
Başlık çevirisi yok
OSMAN MURAT KOÇTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiTarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN TALİM