Geri Dön

Yirmi yaş ve üzerindeki hipertansif hastalarda spot idrarda mikroalbuminüri düzeyinin incelenmesi

The determination of the microalbuminuria levels in spot urine over 20 years-old hypertensive patients

  1. Tez No: 281656
  2. Yazar: KORAY SERKAN AKINCI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. RUHUŞEN KUTLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Nefroloji, Kardiyoloji, Family Medicine, Nephrology, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, mikroalbuminüri, end organ hasarı, Mikroalbüminüri, Nefroloji, Tedavi, İdrar, Hypertension, microalbuminuria, target organ damage, Nephrology, Treatment, Urine
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Meram Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç:Hipertansiyon tüm dünyada halk sağlığı açısından öncelik taşıyan bir sağlık sorunudur. Hipertansif hastalarda erken tanı, uygun tedavi, kontrol ve yaşam biçimi ile ilgili davranışlar hastalıktan korunma kadar önemlidir. HT iyi tedavi edilmezse end organ hasarına neden olmaktadır. Günümüzde yapılan araştırmalarda MAÜ'nin end organ hasarının erken göstergesi olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmada 20 yaş ve üzerinde HT'u olan ve olmayan bireylerde spot idrarda MAÜ düzeyini incelemeyi amaçladık.Gereç ve yöntem:Kesitsel tipte analitik bir araştırma olan bu çalışmaya 20 yaş ve üzerindeki 340 birey alındı. Bireylere sosyodemografik özellikleri, mevcut hastalıkları, sigara içme durumları gibi bilgilerin yer aldığı bir anket formu dolduruldu. Hastaların boy, ağırlık, bel ve kalça çevreleri ölçüldü. OMRON M2 otomatik sfigmomanometre cihazı kullanılarak kan basınçları alındı. JNC-VII kriterlerine göre kan basınçları değerlendirildi. Katılanların total kolesterol, LDL, TG, HDL düzeyleri, açlık kan şekeri ve spot idrarda MAÜ değerleri ölçüldü. Kreatininle düzeltilmiş (mikroalbumin×1000/kreatinin) albuminüri (UACR) formülüne göre MAÜ değerlerine bakıldı, 0-29mg/g arası normal, 30-300mg/g arası mikroalbuminüri, >300mg/g ise makroalbuminüri olarak değerlendirildi.Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 13.0 programı kullanıldı, p değerinin <0.05 olması anlamlı olarak kabul edildi.Bulgular:Çalışmamızda hipertansif hastaların yaş ortalaması 51.38±10.77 yaş, hipertansiyon prevalansı %30.3 (erkeklerde %29.0, kadınlarda %31.2) olarak tespit edildi. Hipertansif hastaların %52.4'ü daha önce hiç kan basıncını ölçtürmemişlerdi. Yaş arttıkça HT sıklığı artarken (p=0.000), eğitim düzeyi yükseldikçe HT'nun görülme sıklığının azaldığı görüldü (p=0.031). Prehipertansiyon prevalansı %47.6 olarak bulundu. Sigara içiciliği erkeklerde anlamlı derecede yüksek olarak tespit edildi (erkeklerde %71.2, kadınlarda %28.8) (p=0.000). Kadınlarda obezite oranı erkeklere göre anlamlı derecede yüksek saptandı (erkeklerde %22.5, kadınlarda %53.5) (p=0.000).HDL düşüklüğü erkeklerde daha fazla idi (erkeklerde %58.3, kadınlarda %41.7) (p=0.000). Total kolesterol, LDL kolesterol, ve TG açısından cinsiyetler arasında bir fark bulunmadı (p>0.05). 50 yaş üstü bayanlarda, 50 yaş altındakilere göre lipit seviyeleri anlamlı derecede daha yüksek tespit edildi (p<0.05). Hipertansif kişilerde MAÜ prevalansı %20.4, prehipertansiyonu olanlarda ise %3.08 olarak bulundu. HT'u olanlarda MAÜ görülme sıklığı HT'u olmayanlara göre yaklaşık iki kat daha fazla idi (p=0.024) [OR= 2.17, %95CI; (1.152?4.093)]. Mikroalbuminüri ile açlık kan şekeri, lipit profili, sigara kullanımı ve obezite arasında ilişki saptanmadı (p>0.05).Sonuç:Toplumumuzda hipertansiyon görülme sıklığı oldukça fazladır. Hipertansif hastalarda spot idrarda MAÜ varlığı bize end organ hasarının başladığını gösteren ilk laboratuvar bulgusudur. Birçok çalışmada MAÜ'nin ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalıklar açısından önemli bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Bu hastalarda erken evrede MAÜ'nin tespiti ve kan basıncının en kısa zamanda regüle edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle HT tespit edilen bütün hastalarda rutin olarak spot idrarda MAÜ tetkiki yapılmalıdır.

Özet (Çeviri)

AimHypertension is an important health problem in terms of public health priorities all over the world. Early diagnose, suitable treatment, control and life style behaviours are very important in hypertensive patients as well as prevention of disease. Long-standing and uncontrolled hypertension is associated with the development of end-organ damage. Recent studies have shown that microalbuminuria is an early marker of end organ damage. In this study we aimed to compare the microalbuminuria status in the hypertensive and non-hypertensive individuals aged 20 and over.Method:This research is a descriptive and cross-sectional study. 340 individuals aged 20 and over were included. A questionnaire including sociodemografic factors, status of disaeses, consumption of cigarette, was carried out on the participants of the research. We measured the weight, lenght, waist and hip circumferences of patients. Blood pressures were measured with OMRON M2 sphygmomanometer. While evaluating the blood pressure measurements, the criteria of United National Committee?s VII report (JNC) were taken into consideration. We measured the levels of total cholesterol, low density lipoprotein(LDL), triglyceride, high density lipoprotein(HDL), fasting blood glucose and microalbumin in spot urine samples. Urine Albumin-to-Creatinine Ratio (UACR) was calculated using the formula UACR= (microalbumin ×1000/ Creatinine). The value 0-29mg/g was considered as normal, 30-300mg/g as microalbuminuria and >300mg/g as macroalbuminuria. We used SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 13.0 program for statistical analysis, the value of p< 0.005 was expected as significant.Results:The mean age of the hypertensive patients was 51.38±10.77 years, prevalance of hypertension was 30.3% (29.0% in male gender, 31.2% in female). We revealed that 52.4% of the hypertensive patients had never measured their blood pressure before. The prevalance of hypertension increased with age (p=0.000), and decreased with higher education level (p=0.031). We found prehypertension ratio as 47.6%. Cigarette smoking was significantly higher in male gender.( 71.2% in male, 28.8% in female) (p=0.000). Obesity rate was higher in women (22.5% in male, 53.5% in female) (p=0.000). HDL levels of men were significantly lower (58.3% in male, 41.7% in female) (p=0.000). Total cholesterol, LDL cholesterol and TG levels did not show significant difference between women and men (p>0.05). The lipid levels of women aged 50 and over were significantly higher than those of younger women (p<0.05). Of the hypertansive patients, 20.4% had microalbuminuria while this ratio was 3.08% in prehypertensive group. The prevalance of microalbuminuria was twice higher in hypertansive patients when compared with normal individuals (p=0.024) [OR= 2.17, %95CI; (1.152?4.093)]. There were not significant correlations between microalbuminuria and fasting blood glucose, lipid levels, cigarette smoking and obesity (p>0.05).Conclusion:The prevalence of hypertension is quite high in the population. Microalbuminuria identified in spot urine sample is the earliest laboratory marker of end organ damage in hypertensive patients. Microalbuminuria also has been emphasized as a risk factor of atherosclerosis and cardiovascular diseases in recent studies. So microalbuminuria should be recognized as early as possible in hypertensive patients and blood pressure must be controlled. The UACR in spot urine samples must be calculated in all the hypertensive patients.

Benzer Tezler

  1. İnvazif santral kateterizasyon girişimlerinde Deksmedetomidin'in sedoanaljezik etkinliğinin bispektral indeks rehberliğinde değerlendirilmesi

    Assessment of sedoanalgesic effectiveness of Dexmedetomidine in guidance with bis in invasive catheterization procedures

    AHMET KEÇECİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Anestezi ve ReanimasyonSelçuk Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEMİLE ÖZTİN ÖĞÜN

  2. Ağır preeklampsi, eklampsi ve hellp sendromlu hastalarda kranial görüntüleme bulguları

    Başlık çevirisi yok

    SAMET TOPUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. LEMİ İBRAHİMOĞLU

  3. Alt gömülü yirmi yaş dişi cerrahisinde, Naproksen Sodyum, Etodolak ve Diklofenak Potasyum'un postoperatif ağrı, ödem ve trismus üzerindeki etkilerinin kıyaslanması

    Comparison of the effect of Naproksen Sodium, Etodolac and Diclofenac Potassium on postoperative pain, swelling and trismus after mandibular impacted third molar surgery

    NİHAT AKBULUT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLÜMSER ÇÖLOK

  4. Gömülü mandibular yirmi yaş cerrahisi sırasında binaural ritim ve 432 Hz frekanslı müziğin anksiyete ve stres üzerindeki rolünün araştırılması

    Investigation of the role of binaural beats and 432 Hz frequency music on anxiety and stress during impacted mandibular third molar surgery

    OSMAN SAĞIR

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Diş HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET AKTI

  5. Deksametazon- 21 fosfat disodyumun alt gömülü yirmi yaş dişi cerrahisinde, postoperatif ödem, ağrı ve trismus üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Investigate the effects of dexsamethasone 21 sodium phosphate on edema, pain and trismus after lower impacted third molar surgery

    ALI H.A. ABUHANTTASH

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜMİT KIYMET AKAL AKTAŞ