Geri Dön

Refah devleti ve insan hakları açısından yoksulluk ve sosyal dışlanma

Poverty and social exclusion in relation to the welfare state and human rights

  1. Tez No: 308582
  2. Yazar: NEŞE ŞAHİN TAŞĞIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜSEYİN ÖZEL
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sosyoloji, Sosyal Hizmet, Sociology, Social Work
  6. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, sosyal dışlanma, refah devleti, sosyal hizmetler, insan hakları, Refah devlet, Poverty, social exclusion, welfare state, social services, human rights
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İnsan Hakları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tezin amacı, yoksulluğa yaklaşımın tarihsel olarak nasıl ve hangi dinamiklerle değiştiğini, günümüzün egemen söylemi olan sosyal dışlanmaya nasıl gelindiğini ortaya çıkarmaktır. Yoksulluğa egemen yaklaşımdaki değişim, devletin dönüşümü, sosyal hizmetler, sosyal hizmetlerin dönüşümü ve insan hakları bağlamlarında ele alınmış ve kapitalizmin krizlerle şekillenen dönüşümleriyle ilgisi araştırılmıştır. Kapitalizmin tarihi içerisinde devlet-ekonomi ilişkisinin laissez faire döneminden radikal bir kopuşa işaret eden ve İkinci Dünya Savaşı'ndan 1970'lere kadar sanayileşmiş Batılı ülkelerde egemen olan refah devleti döneminde, yoksulluğa bakışta da radikal bir dönüşüm yaşandığı yaygın bir kabuldür. Refah devleti döneminde yoksulluk, bireyselliğin ve hayırseverliğin alanından çıkarılmış, kamusal bir sorun olarak ele alınmaya başlamıştır. Bu önemli bir gelişmedir. Ancak, refah devleti döneminde yoksulluğa yaklaşımlar da, piyasa sisteminin işleyişinin ve yarattığı sorunların giderilmesi çerçevesinde şekillenmiştir. Refah devleti döneminde kurumsallaşan sosyal hizmetler yoksullukla mücadeleye yönelik sosyal politikaların en önemli uygulama aracı olmasının yanı sıra toplumu piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenme görevini de üstlenmiştir. Kapitalizmin 1970'lerde patlak veren kriziyle birlikte refah devleti uygulamalarından vazgeçilmeye, yoksulluk ise yeniden özel alana ait bir sorun olarak görülmeye başlanmıştır. Sosyal hizmetlerin sunumu da piyasa, aile ve sivil topluma havale edilmiştir. Yoksulluk ve sosyal dışlanmaya çözüm olarak da devlet karşıtlığı çerçevesinde öne çıkarılan sivil toplumun hayırseverliği önerilmektedir. İnsan hakları, neo-liberalizmin en önemli meşruiyet araçlarından birisi olmuştur. Ne var ki, liberal anlayış insan haklarını araçsallaştırmakta ve insan haklarına içkin bir tartışma olan ve piyasa sistemiyle bağdaşmayan insan haklarının gerekliliklerini dışarıda bırakmaktadır. İnsan haklarını koruyan bir sistem yaratılması için sosyal hizmetlerin kamusal olarak sunulması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

The aim of this thesis is to reveal how and through which dynamics the hegemonic approach to poverty has changed and social exclusion has become the dominant discourse. The change of the dominant approach to poverty was handled in connection with the transformations of the state, social services, human rights and capitalism that is shaped by crises. It is widely accepted that a radical transformation in approaching poverty occurred during the welfare state period that refers a radical break from laissez faire period in terms of state-economy relationship in the history of capitalism and became dominant in the industrialized western countries from the Second World War until the 1970s. During the welfare state period, poverty was taken out of individuality and charity and started to be seen as a public problem. However, the mainstream approach to poverty was shaped within the framework of the attempts to ensure the market to operate properly and solve the problems created by the market system. Besides being the most profound implication tool of the social policies, social services, that has institutionalized in the welfare state period, undertook the task of regulating the society in the direction of the needs of the market. With the crises of capitalism that broke out in the 1970s the welfare policies were started to be abandoned and poverty was again started to be seen as a problem belonged to the private sector. Supply of social services has been relegated to the market, family and civil society. Human rights has become one of the most important legitimacy tools of the neoliberalism. However, this liberal understanding instrumentalizes and leaves aside the requirements of human rights which are not compatible with the market system and instrinstic to a discussion on human rights. Therefore, social services should be supplied by the public in order to create a system that protects humans rights.

Benzer Tezler

  1. From coexistence to the great divide: Repositioning Türkiye's stray dogs through a posthumanist lens

    Birlikte yaşamdan kopuşa: Türkiye'nin sokak köpeklerini posthümanist bir perspektifle yeniden konumlandırmak

    RANA İŞTEBEN ÇELİK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2026

    Sosyolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Bilim, Teknoloji ve Toplum Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. ASLI ÖĞÜT ERBİL

  2. آيات األحكام المالية في القرآن الكريم ودورها في معالجة مشكلة الفقر

    Kur'ân-ı Kerim'de mali hükümlerle ilgili âyetler ve bunların fakirlik sorununun çözümündeki rolü

    AMEER MOHAMMED HASAN

    Doktora

    Arapça

    Arapça

    2024

    DinVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULBAKİ GÜNEŞ

  3. Gelir dağılımı adaletsizliğinin insan haklarına etkileri

    The efffects of income distribution injustice on human rights

    CAFER DURNA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    SosyolojiMaltepe Üniversitesi

    İnsan Hakları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İOANNA KUÇURADİ

  4. Kent hakkı kavramının Güney Afrika Cumhuriyeti çerçevesinde incelenmesi

    Examination of the concept of the right to the city within the framework of the Republic of South Africa

    FEVZİYE BÜŞRA KANKILIÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    SosyolojiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERHAN GÜMÜŞ