Soykırım temelinde Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin siyasi analizi
Political analysis of Turkey-Armenia relations based on genocide
- Tez No: 325114
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. NECATİ İYİKAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2012
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 183
Özet
Birinci Dünya Savaşı sırasında, İttihat ve Terakki hükümeti, Ermenilerin Doğu Anadolu cephesi gerisinde ayaklanma çıkararak Osmanlı ordusunu yıpratması ve Ermenilerin bu bölgede gönüllü birlikler aracılığıyla Rus işgalini kolaylaştırması nedeniyle, 1915 yılında, Ermenilerin sürgün edilmesini öngören, `'Tehcir Kanunu'' olarak bilinen bir kanun yayınlamıştır. Sürgün esnasında birçok Ermeni, savaş koşullarının gölgesi altında açlık, hastalık ve çete saldırıları sebebiyle yaşamını yitirmiştir.Türkiye kamuoyu, 2000'li yıllarla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) üyesi çeşitli ülkelerin ulusal ve yerel meclislerinde Ermeni soykırımı konusu üzerinde yapılan tartışmalara şahit olmuş ve bu süreç günümüze kadar, Türk dış politikasının çözüm üretmesi gereken bir sorun haline gelmiştir. 1970'li yıllarla birlikte, ASALA'nın (Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Gizli Ermeni Ordusu) Türk diplomatlarına karşı gerçekleştirdiği suikastler sonucunda, uluslararası toplumun dikkatini çeken sorun, Ermeni diasporasının etkin faaliyetleriyle, çeşitli ülkelerin siyaset gündemine taşınmış, böylece Ermeni sorunu 1878 Berlin Antlaşması döneminden sonra bir kez daha uluslararasılaşmıştır.1991'de, Ermenistan Cumhuriyeti'nin, Sovyetler Birliği'nin dağılması sonucunda, bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte, Osmanlı devleti döneminde yaşanan ve Ermenilerin günümüzde `'soykırım'', Türklerin ise `'askeri güvenlik tedbiri'' olarak tanımladığı tarihi 1915 olaylarına getirilen bu iki farklı yorum, iki ülke ilişkilerini belirleyen en önemli unsur olmuştur. Soykırım iddialarının yanı sıra, Ermenistan'ın, Türkiye-Ermenistan sınırını düzenleyen 1921 Kars Antlaşmasını tanımayı reddetmesi, Türk dış politikası tarafından, Ermenistan'ın Doğu Anadolu bölgesindeki Türk toprakları üzerinde hak iddiası etmesi biçiminde yorumlanmasına yol açmıştır. Böylece soykırım iddiaları ve bu iddialara ilişkin tazminatla birlikte toprak talebi, hem Türkiye hem de Ermenistan dış politika karar yapıcıları açısından anahtar unsurlar olmuştur.
Özet (Çeviri)
During World War I, Ittihat and Terakki government published a law so called `?Tehcir Law?? in 1915, which suggested relocation of Armenians in consequence of weakening the Ottoman army by launching an uprising in the rear Eastern Anatolia front and facilitating the Russian occupation in this region by means of the Armenian volunteer units. During relocation process, many of Armenians died because of starvation, disease and bandit attacks under the shadows of War conditions.Since 2000s, Turkey public opinion has faced the discussions about Armenian genocide in national and regional parliaments of United States of America (USA) and in parliaments of European Union (EU) countries and this process turned into a problem that Turkish foreign policy has to resolve. Since 1970s, the problem which attracted the attention of international community after assasination of Turkish diplomats by ASALA (Armenian Secret Army for Liberation of Armenia), was placed in the political agenda of various countries by Diaspora; Armenian issue hereby was internationalized once again as it was in Treaty of Berlin (1878) term.Since Armenia gained independence with the collapse of the Soviet Union at the end of 1991, the main object which determines the relations between Turkey and Armenia has become two different definition of historical events of 1915 that Armenians define the events occured in Ottoman territory as `?genocide?? and Turks define as `?military security measure??. In addition to genocide claim, Armenia rejected recognition of Treaty of Kars (1921) which describes the boundary line between two countries so this has been perceived by Turkish foreign policy as Armenia?s territorial demands in Eastern Anatolia region of Turkey. So, the genocide and compensation claim also with territorial demands have been the main object for Turkey and Armenia?s foreign policy decision-makers.
Benzer Tezler
- Tehcirin 93. yılında ?özür diliyoruz imza kampanyası?nın basına yansımaları
The reflections to the press of the ?apology campaign? at the 93th year of the deportation
SELMA KARA
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
GazetecilikErciyes ÜniversitesiGazetecilik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAMZA ÇAKIR
- Türk-Ermeni ilişkilerinin psiko-politik çözümlemesi
Psycho-political analysis of Turkish-Armenian relations
AYÇA TUTAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
PsikolojiEge ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SİRET HÜRSOY
- Lozan'dan günümüze Türkiye Cumhuriyeti ve Ermeni ilişkiler
Turkish-Armenia relationship from Lousanne Tukish Republic
MUSTAFA ORDU
- Türkiye'nin Güney Kafkasya politikasında Ermenistan
Turkey's policy in the South Caucasus Armenia
SEDA YILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Uluslararası İlişkilerKadir Has ÜniversitesiUluslararası İlişkiler ve Küreselleşme Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. EMRE İŞERİ
- Emval-i Metruke kaynaklı günümüze uzanan hukuki uyuşmazlıklar
Legal Disputes Originating From Abandoned Properties Extending To The Present
ZEYNEP KÜBRA POYRAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
HukukNecmettin Erbakan ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURAN KOYUNCU