Geri Dön

Alkolü komplikasyonsuz bırakma ve alkol yoksunluk deliryumu

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 33177
  2. Yazar: İSMAİL BAĞDİKEN
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Alkolizm, Deliryum, Alcoholism, Delirium
  7. Yıl: 1993
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VIII. ÖZET Bu çalışmada kliniğimizde yatarak tedavi gören 80 alkol bağımlısında, alkol yoksunluğunda görülen iki ana sendrom olan alkol yoksunluğu deliryumu ve komplike olmamış yoksunluk arasında olgunun yaşı, alkole başlama yaşı, sorunlu içiciliğin başlama yaşı, alkol kullanım süresi, günlük içilen alkol miktarı (% 45 derece alkol olarak hesaplanmıştır) ve içilen içkinin cinsinin, serum elektrolitleri, karaciğer fonksiyon testleri, beyin tomografileri arasında fark olup olmadığı, ayrıca beyin tomografilerinde saptanabilecek olan atrofilerin içmeme periyoduna paralel olarak düzelme gösterip göstermediği araştırılmış, beyin tomografisindeki atrofilerin kognitif fonksiyonlarla ilişkisi de saptanmaya çalışılmıştır. Deliryumlu olgularla komplike olmamış yoksunluklu olgular arasında olgunun yaşı, günlük içilen alkol miktarı ve cinsi, aile alkolizmi ve fizik hastalık öyküsü, yaşama biçimi, ekonomik düzey arasında anlamlı fark saptanmadı, sadece alkol başlama yaşı deliryum olgularında daha düşük bulundu. Deliryum süresi de alkol alma süresi ile doğru orantılı bulundu. Rutin biyokimyasal tetkikler, serum elektrolitlerinden Na, Mg ve Ca arasında anlamlı farkı I ilk saptanmazken, serum potasyum düzeyleri iki grup arasında anlamlı farklı (p<0.01) bulundu.Yine Vit- B-12 de iki grup arasında anlamlı farklıydı (p<0.05). 66Karaciğer enzimlerinden GGT ve SGOT iki grup arasında anlamlı farklı, SGPT farksız bulundu, özellikle GGT bu konuda daha sensitifdi (F=9.93). Deliryumlu ve komplike olmamış olgular arasında ilk BBT lerde Evans Indexi anlamlı farklı (p<0.01), 60 günkü BBT lerde Evans ve bifrontal Indexler anlamlı farklı (p<0.01 bulundu). Tüm olgularda arasında 60 günlük içmeme periyodunu takiben çekilen BBT lerde Bifrontal ve sulkus girus Indexlerinde istatistiksel anlamlı düzelme saptandı. Olguları iki grup olarak değerlendirdiğimizde komplike olmamış olgularda hiç anlamlı düzelme saptanmazken, deliryum olgularında Evans ve bifrontal Indexlerde anlamlı düzelme (p<0.01) sulkus saptandı. Sulkus girus indexinde epey düzelmeye rağmen düzelme istatistiksel olarak anlamlı değildi. WAIS skorlarında iki grup arasında hem total IQ hem de alt skalalarda anlamlı fark saptamadık. Deliryum süresi ile WAIS'in alt sklaları arasındaki korelasyona baktığımızda sadece deliryumlu olgularda performans IQ'nun digit symbol alt skalasıyla, deliryum süresi arasında korelasyon (R=0.436 p<0.01 ) saptandı. Sonuç olarak iki grup arasında alkol kullanma özellikleri yönünden alkole başlama yaşı, biyokimyasal tetkiklerden serum potasyumu, karaciğer enzimleri yönünden SGOT ve GGT, BBT ölçümleri yönünden Evans Indexinde anlamlı farklılık saptadık. BBT lerdeki bulguların bir kısmı içmeme peryoduna paralel olarak düzelme gösteriyordu. 67

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Birinci basamakta takip edilen Tip 2 diyabet hastalarının takiplerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the follow-up of Type 2 diabetes patients monitored in primary care

    HİKMET KILIÇASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL ARSLAN

  2. Genç hastalarda femur boyun kırıklarının klinik sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of clinical outcomes of femoral neck fractures in young patients

    EMİN BAYSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ortopedi ve TravmatolojiEge Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NADİR ÖZKAYIN

  3. Travmatize barsak modelinde intraperitoneal ve intravenöz uygulanan dexpanthenolün peritoneal adezyon gelişimi ve peritoneal fibrinolitik sistem üzerine etkileri

    The effects of dexpanthenol administered intravenous and intraperitoneal on peritoneal adhesion formation and peritoneal fibrinolytic system in a traumatized intestine model

    YUSUF AKDENİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Genel CerrahiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. ÖMER RIDVAN TARHAN

  4. Komplike olmayan tip 2 diyabetes mellitus tanılı hastalarda LDL kolesterol ve trigliserit düzeyinin D vitamin ile ilişkisi

    The relationship the level of LDL cholesterol and trigliseritis with vitamine D in non-complicated type 2 diabetes mellitus

    VELİ YAKUP KARABACAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN NAMIK YİĞİT