Geri Dön

Kronik karaciğer hastalıklarının ateroskleroz üzerine etkisi

The effect of chronic liver diseases on atherosclerosis

  1. Tez No: 341859
  2. Yazar: SAMİME IŞIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KADRİ GÜVEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik karaciğer hastalığı, Ateroskleroz, Karotis intima, media kalınlığı, Karaciğer, Karaciğer hastalıkları, Karotis intima media, Chronic liver disease, atherosclerosis, carotid intima, media thickness, Liver, Liver diseases, Carotid intima media
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Kronik karaciğer hastalıkları, uzun vadede siroz ve son dönem karaciğer yetmezliği ile sonuçlanabilecek birçok hastalığı içerir. Ateroskleroz ise kronik, yaygın ve ilerleyici bir durumdur. Kronik karaciğer hastalıklarında akut faz yanıtı ile ortaya çıkan bazı mediatör düzeylerinde değişiklik olduğu, son dekattan beri yapılan çalışmalarda bulunmuştur. Bu mediatörlerin aterogenez ortaya çıkış sürecinde de rol oynadıkları bilinmektedir. Bu çalışmadaki amacımız; karaciğer hastalıklarının ateroskleroz üzerine olası etkilerini araştırmak için; kronik karaciğer hastalıklarında karotis intima-media kalınlığını ölçerek, aterosklerozun sıklığını ve şiddetini saptamak; ateroskleroza neden olabilecek risk faktörlerini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Erciyes Üniversitesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı?nda izlenen, 40-70 yaş arası 75 hasta ve 25 sağlıklı olmak üzere toplam 100 vaka dahil edilmiştir. Hastaların 25?i kronik hepatit B, 25?i kronik hepatit C ve 25?i NASH ve 25?i sağlıklı kontrol grubuydu. Hepatit B ve hepatit C hastaları, daha önce tanısı konmuş, dışlama kriteri olmayan poliklinik hastaları arasından seçildi. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı tanısı, 6 aydan daha uzun süren karaciğer enzim yüksekliği nedeniyle yapılan abdominal ultrasonografik görüntülemelerde en az grade 1 steotoz olan ve karaciğer biyopsi ile kanıtlanmış steatohepatiti olan hastalar arasından alındı. Tüm vakalara karotis dopler ultrasonu yapıldı. Sol ve sağ karotis intima media kalınlıkları değerlendirildi. Hastalarda plak gelişimi açısından tüm karotis segmenti değerlendirildi. Çalışma sonunda verilerin SPSS 15 paket programı kullanılarak istatistiksel analizi yapıldı. İstatistiksel anlamlılık seviyesi p < 0,05 kabul edildi. Bulgular: HCV grubu ile HBV, NASH (p<0,05) ve kontrol (p<0,001) grupları arasında KİMK açısından anlamlı fark bulundu. HCV grubunda, KİMK ile anlamlı korelasyon gösteren faktör hiperürisemi idi (p<0,05). HBV grubunda da kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek KİMK kalınlığı izlendi (p<0,05). HBV grubunda KİMK ile anlamlı korelasyon gösteren faktörler yaş, bel çevresi, sodyum, direk bilirubin, GGT değeri idi (p<0,05). NASH grubu ile kontrol grubu arasında KİMK açısından anlamlı fark saptanmadı. NASH grubunda, KİMK ile anlamlı korelasyon gösteren faktörler yaş, GGT, INR değeri idi (p<0,05). Sonuçlar: Çalışma sonucunda HCV grubunu, HBV, NASH ve kontrol grubundan daha aterojen olarak bulduk. Bu durumu HCV grubunda, metabolik sendrom komponentlerinin daha baskın olmasına bağladık. HBV grubunda da, kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek KİMK kalınlığı izlendi. NASH grubu ile kontrol grubu arasında KİMK açısından anlamlı fark saptanmadı. Bu durum çalışmadaki NASH hastalarının belirgin metabolik sendrom komponentleri taşımamasına bağlandı. Sonuç olarak, çalışmamızda kronik karaciğer hastalarında KİMK ölçümleri kontrol grubuna göre istatistiksel açıdan anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Bu durum kronik karaciğer hastalarında, subklinik aterosklerozun sıklığının artmış olduğunu düşündürmektedir. Çalışma sonunda kronik karaciğer hastalıklarının ateroskleroz gelişiminde önemli bir risk faktörü olabileceği sonucuna varıldı.

Özet (Çeviri)

Aim: Chronic liver disease includes several diseases that may result in liver failure or cirrhosis in the long term. Atherosclerosis is a chronic and progressive multifocal disease. The acute phase response with chronic liver disease resulting in some changes in mediator levels were found in studies performed since the last decade. It is known that these mediators also play a role in the process of atherogenesis. The aim of our study was to investigate the severity of atherosclerosis in patients with chronic liver disease and to investigate the prevalence of risk factors that may also lead to atherosclerosis by measuring carotid intima media thickness with using USG Patients and Methods: For this study, 100 cases consisting of 75 patients and 25 healthy people between the ages of 40-70 followed at the Department of Gastroenterology Erciyes University are examined. The study includes 25 patients with chronic hepatitis B, 25 patients with chronic hepatitis C, 25 patients with NASH and 25 healthy people in control group. The hepatitis B and hepatitis C patients were selected among those which were previously diagnosed without exclusion criteria. Non-alcoholic fatty liver disease was taken from patients of the abdominal ultrasound imaging of at least grade 1 steotoz, with biopsy-proven steatohepatitis. Carotid dopler ultrasound was performed for all cases. Left and right CİMT was measured. All carotid segments were evaluated for development of plaque. Statistical analysis was performed using SPSS 15 software package data. p<0,05 was accepted as the statistical significance level. Results: There was significant difference with regards to KİMK is found between HCV and NASH, HBV, control groups. Hiperürisemi is correlated with CIMT in HCV group (p<0,05). CIMT was significantly higher in HBV group than the control group (p<0,05). Age, waist circumference, direct bilirubin were significantly correlated with CİMT in HBV group (p<0,05). Age, GGT, INR were significantly correlated with CİMT in NASH group (p<0,05). Conclusion: As a result of this study, HCV group was more atherogenic than HBV, NASH and control group. We related this situation to the fact that metabolic syndrome is more dominant in HCV group than the others. It is also seen that CIMT was significantly higher in HBV group than control group. There was no significant difference in CIMT between NASH and control group. This situation is related to the fact that the NASH patients did not have metabolic syndrome components. Consequently, in this study CIMT measurements in chronic liver patients were significantly higher than control group. This situation suggests that the prevalence of subclinical atherosclerosis in patients with chronic liver disease increased. At end of the study, chronic liver disease was found to be an important risk factor for development of atherosclerosis.

Benzer Tezler

  1. Piridazinon-üre türevi yeni bileşiklerin sentezi ve biyolojik aktiviteleri üzerine çalışmalar

    Studies on synthesis and biological activity of novel pyridazinon-urea derivatives

    AROOJ BAKHT

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Farmasötik Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDEN BANOĞLU

  2. Orta ve şiddetli psoriasiste biyolojik ajan kullanımının karotid arter intima media kalınlığı ve hepatosteatoz derecesi üzerine etkisinin incelenmesi

    Examination of the effect of the usage of biological agents on the carotid artery intima-media thickness and the degree of hepatosteatosis in moderate and severe psoriasis

    HARİKA ÖDEMİŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BURÇE CAN KURU

  3. Assessment of the effects of melatonin on the funtional deficits induced by cellular stress in obese donor derived mesenchymal STEM cells

    Melatonin'in obez donor mezenkimal kök hücrelerinde hücresel strese bağlı olarak oluşan fonksiyon bozuklukları üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi

    ECE GİZEM POLAT

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    BiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Kök Hücre Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİMA SUSANNA FAUSTINA AERTS KAYA

  4. Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı ile aterojenik parametreler arasındaki ilişki

    The relationship between nonalcoholic fatty liver disease and atherogenic parameters

    MİRAY AYDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıErzincan Binali Yıldırım Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH ÖZÇİÇEK