Geri Dön

İnfantil esotropyada cerrahi yaşının ve preoperatif klinik parametrelerin cerrahi başarıya ve uzun dönem klinik parametrelere etkisi

Effects of surgical timing and preoperative clinical parameters in surgical success and long term clinical outcomes of infatile esotropia

  1. Tez No: 347879
  2. Yazar: ÖMER ERSİN MUZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ ŞEFİK SANAÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: İnfantil esotropya, kortikal füzyon, stereopsis, binoküler görme, Derinlik algısı, Ezotropi, Görme, Görme-binoküler, Infantile esotropia, stereoacuity, fusion, binocular vision, Depth perception, Esotropia, Vision, Vision-binocular
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İnfantil esotropyada cerrahi yaşının ve preoperatif klinik parametrelerin cerrahi başarıya ve uzun dönem klinik parametrelere etkisi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göz Hastalıkları Tezi, Ankara, 2013. Tedavisi kaymanın cerrahi olarak düzeltilmesi olan infantil esotropyada cerrahi yapılma zamanı tartışma konusudur. Erken yaşta yapılan cerrahinin avantajlarıyla beraber dezavantjları da mevcuttur. Çalışmanın amacı; infantil esotropyalı hastaların demografik ve klinik özellikleri tanımlamak, sonuç binoküler vizyon düzeylerini değerlendirmek, cerrahi tedavi yaşının klinik sonuçlar üzerine etkisini değerlendirmek. Bu amaçla kliniğimizde düzenli takipleri olan 118 infantil esotropya tanılı olgunun kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Hastalar cerrahi yapılma yaşına göre (1. Grup: 0-12 ay, 2. Grup: 13-24 ay, 3. Grup: 25 ay ve üstü) 3 gruba ayrıldı. Cerrahi sonrasında < 10 prizm diyoptri (PD) esotropya ve < 5 PD ekzotropya varlığı başarılı anatomik sonuç olarak değerlendirildi. 100 olguya (%84.7) cerrahi tedavi uygulandı. Cerrahi anatomik başarı 1. grupta %41.6, 2. grupta %54.9 ve 3. Grupta %73.4 idi. Değerlendirme sonucunda cerrahi yapılma yaşın artmasıyla anatomik başarının arttığı bulunmuştur (p<0,05). Operasyon sonrası yapılan kontrollerde 1.gruptaki olguların %16.6'sı, 2. gruptaki olguların %19.3'ünde ek cerrahi ihtiyacı olmuşken 3. grupta hiçbir olguda ikinci cerrahiye gerek görülmemiştir. İnfantil esotropyada cerrahinin yapıldığı yaşın artmasıyla ikincil cerrahiye olan ihtiyaç azalmaktadır (p<0,05). Cerrahi tedavi uygulanıp son kontrollerinde stereopsis ve füzyon varlığı değerlendirilebilen hastalar cerrahi yaş gruplarına göre karşılaştırıldığında, bu parametreler açısından aralarında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05).

Özet (Çeviri)

Effects of surgical timing and preoperative clinical parameters in surgical success and long term clinical outcomes of infatile esotropia. Hacettepe University School of Medicine, Department of Ophthalmology, Thesis in Ophthalmology, Ankara, 2013. Timing of the surgery has been controversial in the treatment of infantile esotropia. There are both advantages and disadvantages of early surgical timing of infantile esotropia. The purpose of this study was to describe the demographic and clinical features of patients and to evaluate the final level of binocular vision and the effects of surgical timing on final clinical parameters. 118 patients diagnosed with infantile esotropia who had regular follow up records were analyzed retrospectively. Patients were divided into 3 groups according to their operating ages (Group 1: 0-12 months, group 2: 13-24 months, group 3: 25 months and older). Surgical success was defined on the final postoperative visit in between the range of <10 prism diopters (PD) esotropia and <5 PD exotropia. 100 patients (84.7%) underwent surgical treatment. Anatomic success was 41.6% in group 1, 54.9% in group 2 and 73.4% in group 3. Results showed that surgical anatomic success increases with the increasing operating age (p <0.05). As the decision made on the postoperative visit, 16.6% of the patients in group 1, 19.3% of the patients in group 2 went on to second surgery. Group 3 did not require any further surgery. The necessity of secondary surgery decreases with the increasing operating age (p <0.05). Within the patients whose stereoacuity and fusion could be evaluated no statistically significant differences in levels of stereoacuity and fusion were found between group 1, 2 and 3 (p>0.05).

Benzer Tezler

  1. İnfantil serebral parezide risk faktörleri

    Başlık çevirisi yok

    MÜGE F. BİLSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Gelişim Psikolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK

  2. Akut infantil hemiplejilerde klinik ve laboratuvar yaklaşım

    Başlık çevirisi yok

    CENGİZ YALÇINKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

  3. İnfantil spazmda etioloji sağaltım ve prognaz ilişkileri

    Başlık çevirisi yok

    FİGEN GÖKÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    NörolojiEge Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYFER ÜLKÜ