Geri Dön

Perkütan koroner girişim sonrası klopidogrel direncinin CYP2C19, CYP3A4, CYP2B6, ABCB1, ITGB3 VE PON1 genlerindeki varyasyonlar ile ilişkisi

Association of clopidogrel resistance with variations in CYP2C19, CYP3A4, CYP2B6, ABCB1, ITGB3 and PON1 genes after percutaneous coronary intervention

  1. Tez No: 352868
  2. Yazar: FARUK SAYDAM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İRFAN DEĞİRMENCİ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tıbbi Biyoloji, Eczacılık ve Farmakoloji, Kardiyoloji, Medical Biology, Pharmacy and Pharmacology, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Antitrombinler, Cerrahi-kardiyovasküler, Genler, Kalp hastalıkları, Kan trombositleri, Polimorfizm-genetik, Antithrombins, Surgery-cardiovascular, Genes, Heart diseases, Blood platelets, Polymorphism-genetic
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Klopidogrel direnç mekanizmasını araştırdığımız çalışmamızda özellikle CYP2C19, CYP3A4, CYP2B6, ABCB1, ITGB3 ve PON1 genlerindeki varyasyonların bu mekanizma ile olan ilişkisini belirlemeyi amaçladık. Bu amacımızı gerçekleştirirken klopidogrele dirençli bireylerin ve klopidogrel aktivitesi ile ilişkili varyasyonların sıklığını Türk toplumunda ortaya çıkarmak ulaşmak istediğimiz hedeflerimiz arasındaydı. Çalışmamıza elektif veya acil stent implantasyonlu perkütan koroner girişim yapılan 223 hasta dahil edildi. En az 7 gün süreyle standart doz (75 mg/gün) klopidogrel kullanan hastalardan alınan kan örneklerinde VerifyNow P2Y12 kiti ile trombosit reaktivitesi (PRU) ve % inhibisyon ölçüldü. Farklı tüpe alınan kan örneklerinden izole edilen DNA'ların genetik varyasyon analizleri için Sequenom MassARRAY sistemi ile genotipleme protokolleri yürütüldü. Hastaların genetik varyasyon genotipleri, ilaç kullanım durumu, demografik ve klinik özellikleri trombosit reaktivitesine göre istatistiksel testler ile analiz edildi. PRU değeri >208 olan hastalar klopidogrel tedavisine cevap vermeyen (klopidogrele dirençli) bireyler olarak gruplandırıldığında 69 (%30,9) hastanın klopidogrele dirençli, 154 (%69,1) hastanın ise klopidogrele dirençsiz olduğu belirlendi. CYP2C19*2 (G636A) tek nükleotid polimorfizmi ile klopidogrel direnci arasında anlamlı düzeyde ilişki bulundu (χ2=26,79, p<0,001). Bu polimorfizmin A allelinin frekansı dirençli hastalarda yüksek olmakla birlikte odds oranı G alleline göre 4,08'idi (%95 CI 2,39-6,96). CYP2C19*17 (C806T) tek nükleotid polimorfizminin CT genotiplerinin PRU değerleri CC genotiplerine göre daha düşük (p=0,036), % inhibisyon değerleri ise CC genotiplerine göre daha yüksekti (p=0,025). Diğer genetik varyasyonlardan hiçbiri istatistiksel açıdan klopidogrel direnci ve antitrombosit yanıt ile ilişkili bulunmadı. Hasta grubumuzda CYP2C19*4, CYP2C19*7 ve CYP2C19*8 varyasyon allellerinin herhangi birini taşıyan birey bulunmaz iken, CYP2C19*3 allelini taşıyanların oranı %0,9'du. Genetik dışı faktörler klopidogrel tedavisine cevap durumuna göre karşılaştırıldığında ise sadece ileri yaşın klopidogrel direnci ile ilişkili olduğu belirlendi (p<0,001). CYP2C19*2 polimorfizminin klopidogrel direncine neden olduğu, CYP2C19*17 polimorfizminin ise klopidogrelin antitrombosit aktivitesini artırdığı çalışmamız ile doğrulanmış oldu. Ayrıca, klopidogrel metabolizmasından yoksun olduğu bildirilen CYP2C19*4, CYP2C19*7 ve CYP2C19*8 varyasyonlarının tespit edilmemesi, Türk toplumuna ait yeni bir bulgu olması nedeniyle önemlidir.

Özet (Çeviri)

In this study in which we investigated clopidogrel resistance mechanism, we aimed to determine the association of variations in CYP2C19, CYP3A4, CYP2B6, ABCB1, ITGB3, and PON1 genes with this mechanism. While reaching this our objective, to reveal the prevalence of individuals resistant to clopidogrel and of variations related with clopidogrel activity in the Turkish population were among our targets. 223 patients who underwent elective or emergency percutaneous coronary intervention with stent implantation were included in our study. Platelet reactivity (PRU) and % inhibition were measured with VerifyNow P2Y12 in blood samples collected from patients that took a standard dose of clopidogrel (75 mg/day) for at least 7 days. For genetic variation analyses of DNAs isolated from blood samples collected in separate tubes, genotyping protocols were carried out with Sequenom MassARRAY system. Genetic variation genotypes, drug use statuses, demographic and clinical characteristics of patients were compared with platelet reactivity via statistical tests. When grouped the patients with PRU values >208 as nonresponder to clopidogrel treatment (resistant to clopidogrel), it was determined that 69 (30,9%) patients were resistant to clopidogrel and 154 (69,1%) patients were nonresistant to clopidogrel. A significant association was found between CYP2C19*2 (G636A) single nucleotide polymorphism and clopidogrel resistance (χ2=26,79, p<0,001). A allele frequency of this polymorphism was high in patients with resistance, its odds ratio was 4,08 compared to G allele (95% CI 2,39-6,96). PRU values of CYP2C19*17 (C806T) single nucleotide polymorphism CT genotypes were lower (p=0,036) and % inhibition values of CT genotypes were higher compared to CC genotypes (p=0,025). None of the other genetic variations was found to be statistically associated with clopidogrel resistance and antiplatelet response. While individuals carrying any of CYP2C19*4, CYP2C19*7, CYP2C19*8 variation alleles were not present in our patient group, the rate of individuals with CYP2C19*3 allele was 0,9%. When the non-genetic factors are compared with response to clopidogrel treatment, only the higher age was determined to be associated with clopidogrel resistance (p<0,001). It was confirmed by our study that CYP2C19*2 polymorphism caused clopidogrel resistance and CYP2C19*17 polymorphism increased antiplatelet activity of clopidogrel. In addition, the fact that CYP2C19*4, CYP2C19*7, CYP2C19*8 variations reported to lack clopidogrel metabolism unable to be detected bears importance in the sense that it is a new finding on the Turkish population.

Benzer Tezler

  1. Perkütan koroner girişim sonrası klopidogrel direncinin cyp2c9 ve CYP2C19 genlerinin kopya sayısı varyasyon (CNV) ile ilişkisi

    The relationship of cyp2c9 and CYP2C19 genes with copy number variation (CNV) after percutaneous coronary intervention

    SEYHAN ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    BiyokimyaTrakya Üniversitesi

    Temel Eczacılık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. LOKMAN AYAZ

  2. Antiplatelet direncinin miyokard enfarktüsü sonrası sol ventrikül trombüsü gelişimi üzerine etkisi

    The effect of anti-platelet resistance in the develeopment of left ventricular thrombus after myocardial infarction

    MEHMET VEDAT ÇALDIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YEŞİM AKIN

  3. Klopidogrel tedavisi altındaki hastalarda perkütan koroner girişim sonrası verilen klopidogrelin etkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    The retrospective evaluation of the effect of clopidogrel given following percutaneous coronary intervention in patients under clopidogrel therapy

    MUSTAFA BEYAZIT ALKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiEge Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. CÜNEYT TÜRKOĞLU

  4. Günde tek doz verilen asetilsalisilik asidin farklı hasta popülasyonlarında gün içindeki etkinliğini değerlendirme

    Assessment of efficacy of single dose acetysalicylic acid during a day in different patient populations

    REŞAT MEHMET BAHA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiAnkara Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇAĞDAŞ ÖZDÖL

  5. Akut miyokard infarktüslü hastalarda perkütan koroner girişim sonrası no-reflow fenomeni gelişimi üzerine klopidogrel ile tikagrelorun etkisinin karşılaştırılması

    A comparison of the effects of ticagrelor and clopidogrel on development of no-reflow phenomenon after percutaneous coronary intervention in patients with acute myocardial infarction

    EMRAH YEŞİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    KardiyolojiMersin Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET NECDET AKKUŞ