Geri Dön

Manisa bölgesinde“ST segment yükselmesi olmayan miyokard infarktüsü”tanısı alan hastalarda kardiyovasküler risk faktörlerine göre koroner lezyonların dağılımının incelenmesi

Prediction of the significance of coronary arterial lesions by the assessment of the cardiovasular risk factors in patients with“NON-ST elevated myocardial infarction”in Manisa region

  1. Tez No: 412525
  2. Yazar: EDA ÖZLEK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ RIZA BİLGE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Anjiyoplasti-balon-koroner, Hiperlipidemiler, Kardiyovasküler hastalıklar, Koroner arter bypass, Koroner arter hastalığı, Koroner hastalık, Manisa, Miyokard enfarktüsü, Risk faktörleri, ST segmenti, Angioplasty-balloon-coronary, Hyperlipidemias, Cardiovascular diseases, Coronary artery bypass, Coronary artery disease, Coronary disease, Manisa, Myocardial infarction, Risk factors, ST segment
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmamızda NSTEMI tanısıyla kardiyoloji kliniğinde interne edilmiş bir grup hastanın; klasik kardiyovasküler risk faktörleriyle, koroner lezyonların ciddiyetinin arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Bu amaçla; Manisa bölgesinde yaşayan, 2012-2014 yılları arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Kliniği'ne NSTEMI tanısı ile interne edilmiş, koroner anjiyografileri Judkins Yöntemi ile yapılmış, 31-113 yaş(ortalama yaş:64,81± 12,63) arasındaki 222 hastanın(82 kadın, 140 erkek) verileri retrospektif olarak tarandı. Koroner arter hastalığının ciddiyeti ve lezyonların dağılımı Damar Skoru ve Gensini Skorlama Sistemi'ne göre değerlendirildi. Bu skorlama sonuçlarıyla klasik kardiyovasküler risk faktörleri(erkek cinsiyet, DM, HT, sigara kullanımı, KBY, Dislipidemi) ilişkisi karşılaştırıldı. Çalışmamıza 18 yaş altında olan ve daha önceden CABG operasyonu öyküsü olan hastalar dahil edilmezken; bunlar dışındaki 18 yaş üstü hastalar alındı. Çalışmamızın sonucunda; NSTEMI tanısı nedeniyle interne edilmiş ve tetkik edilmiş hastalarda; erkek cinsiyet, DM, hipertansiyon, sigara, KBY gibi klasik risk faktörlerinin koroner arter hastalığının ciddiyetini istatistiksel olarak anlamlı derecede arttırdığı görülmüştür. Dislipideminin de koroner arter hastalığı ciddiyetini oransal olarak arttırdığı görülmüştür. Fakat bu grupta istatistiksel bir anlam görülmemiştir. Bunun da sebebinin; dislipidemi grubunun içine lipid düzeyleri önemsenmeksizin lipid düşürücü ilaç kullanan hastaların da dahil edilmesinin olmuş olabileceği, özellikle statinlerin kolesterol düşürücü etkilerinin yanı sıra pleotropik etkileri nedeniyle istatistiksel bir anlam elde edilememiş olabileceği düşünüldü. Klasik risk faktörlerinin bir arada bulunmasının koroner arter hastalığının ciddiyetini oransal(sayısal) olarak arttırdığı görüldü. DM+HT ve DL+sigara grubunda istatistiksel olarak da bu durum saptandı. Fakat DM+HT+DL, HT+DL+sigara, HT+DM+DL+sigara gruplarında bu risk faktörlerinin bir arada bulunması oransal(sayısal) olarak koroner arter hastalığı ciddiyetinin arttırdığını gösterse de istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç çıkmamıştır. Bu durumun da çalışmamızda bu hasta gruplarındaki hasta sayılarının az(yetersiz) olmasından kaynaklanmış olabileceği düşünüldü. İskemik SVO şu an için klasik bir kardiyovasküler risk faktörü kabul edilmemekle birlikte çalışmamızda bu grubu da inceledik. SVO grubunda koroner arter hastalığı ciddiyetinin daha yüksek olduğu oransal(sayısal) olarak görülmüş olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç gösterilememiştir. Çalışmamızdaki bu gruptaki hasta sayısı da çok az(yetersiz) olduğundan bu konudaki daha kapsamlı çalışmaların sonuçlarını dikkate almanın daha uygun olacağı düşünüldü. Bu sonuçlar göz önüne alındığında; kardiyovasküler olaylardan kaynaklanan mortalite ve morbiditeyi azaltmak için değiştirilebilir klasik kardiyovasküler risk faktörlerinin optimal biçimde tedavi edilmesi çok büyük önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

In our study we evaluated the relationship between classical cardiovascular risk factors and severity of coronary lesions in a group of patients hospitalized for non-ST-segment elevation myocardial infarction (NSTEMI). For this purpose, records of 222 patients (82 female, 140 male) living in the Manisa region who were hospitalized in Celal Bayar University for NSTEMI during 2012–2014 were reviewed retrospectively. Mean age was 64.81 ± 12.63 years (range 31–113 years); all patients underwent coronary angiography using the Judkins method. Severity of the coronary artery disease and distribut ion of lesions were evaluated using the coronary artery score and the Gensini scoring system. We compared the results of these scores and their relation to classical cardiovascular risk factors (male gender, diabetes mellitus (DM), hypertension (HT), smoking history, chronic renal failure (CRF), dyslipidemia(DL). Patients below the age of 18 and those with a previous coronary artery bypass graft were excluded from the study; all others were included. We found that in male patients hospitalized and examined for NSTEMI, classical coronary risk factors such as male gender, DM, HT, smoking, and CRF significantly increased the severity of the coronary artery disease. Also, we observed that dyslipidemia shows a proportional increase in relation to severity of the coronary artery disease; however, this was not statistically significant. We hypothesize that because patients who are being treated for dyslipidemia are also included in the dyslipidemia group regardless of their lipid levels, and because statins have pleotrophic effects in addition to their lipid lowering properties, statistical significance was lacking. Coexisting classical risk factors increased the relative (numerical) severity of coronary artery disease. Severity was statistically significant in the DM+HT and DL+smoking groups, but there was no statistically significant relationship in the DM+HT+DL, HT+DL+smoking, or HT+DM+DL+smoking groups. Although ischemic cerebrovascular accident (CVA) is not considered a classical cardiovascular risk factor, we also evaluated this group in our study. Although coronary artery disease severity was proportionally (numerically) higher in CVA group, it did not reach statistically significance. Due to the limited number of patients in this group in our study, which resulted in too low a power to be definitive, the results of other studies in this area should be considered. When the results of the present study are taken into consideration, we can conclude that optimal treatment of changeable classical cardiovascular risk factors is crucial for lowering the mortality and morbidity related to cardiovascular events.

Benzer Tezler

  1. Ege bölgesinde yedi ildeki 100 hastanede st elevasyonlu miyokard enfarktüsü tedavi yaklaşımları

    Treatment Approachments Of St Segment Elevated Myocardial İnfarction Patients İn One Hundred Hospitals Among Seven Cities At The Aegean Region

    HURİYE AKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    KardiyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    YRD. DOÇ. DR. RIDVAN ATİLLA

  2. Soma termik santral taban külünden nadir toprak elementlerinin (NTE) kazanımı

    Recovery of rare earth elements (REES) from soma thermal power plant bottom ash

    TÜLİN ULUCAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Maden Mühendisliği ve Madencilikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Cevher Hazırlama Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FIRAT BURAT

  3. Siber zorbalık ile iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişki

    The relation between cyberbullying, job satisfaction and organizational commitment

    GÜLİN TUĞÇE SÖYLEYİCİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    İşletmeBurdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi

    Yönetim Bilişim Sistemleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADNAN KALKAN

  4. Spor örgütlerinde görev yapan antrenörlerin algılanan örgütsel destek, iş tatmini, iş benimseme, iş sadakati ve yaşam tatmini arasındaki ilişkinin araştırılması: Ege Bölgesi spor örgütlerinde görev yapan antrenörler örneği

    Investigation of the relationship between perceived organizational support, job satisfaction, job adoption, job loyalty and life satisfaction of trainers working in sports organizations: The example of trainers working in Aegean Region sports organizations

    YAVUZ KARAHASANOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    SporMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Spor Yöneticiliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜMMANİ EKİCİ

  5. Kömür yıkama tesisi artıklarından kömür ve nadir toprak elementlerinin kazanımı

    Recovery of coal from coal washery waste slimes and rare earth elements

    NAZLIM İLKYAZ DİNÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Maden Mühendisliği ve Madencilikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Cevher Hazırlama Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FIRAT BURAT