Geri Dön

Die Frauenfiguren in Thomas Bernhards werk. Die verdangung der frau

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 41730
  2. Yazar: ERSEL KAYAOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF.DR. YÜKSEL OĞUZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Alman Dili ve Edebiyatı, German Linguistics and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Almanca
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 110

Özet

Türkçe Özet 1931 yılında Hollanda'nın, Heerlen kentinde doğan Avusturyalı yazar Thomas Bernhard, 12 Şubat 1989'da öldüğünde, 1963 yılında yazdığı Frost (Don) adlı yapıtıyla büyük bir çıkış yaparak bağlayan ve giderek önem kazanan 26 yıllık yazınsal bir uğraş da sona ermiş oldu. Geride elliden fazla yapıt bırakan bu üretken yazarın, Almanca yazınındaki önemi, ölümünün üzerinden altı yıl geçmesine karşın, sevilgenliğinden hiçbir şey yitirmemiş olmasıyla da kolayca kanıtlanabilir. Thomas Bernhard'ın günümüz Almanca yazınındaki özel konumu, Almanca yazının en karamsar yazarı olarak adlandırılmasıdan kaynaklanmaktadır. Yazar, yapıtlarında bu dünyanın olabilecek dünyalar içinde en kötüsünün olduğunu inatla kanıtlamaya çalışmaktadır. Çizdiği karamsar tablolarla insanın 'bu anlamsız ve kötü' dünyadaki varoluşunu sorgulamaktadır sürekli. Onun gri dünyasında sahneyi, psikopatlar, nevrastenikler, suçlular ve deliler, katiller, intihar edenler ve ölmekte olanlar doldurmaktadır. Bernhard'ın konuları ve figürleri hep aynıdır. Düz yazılarında olduğu gibi, tiyatro yapıtlarının da çoğunda protagonistler sanatçı ya da düşünürlerdir. Bu figürler kendilerini çevreleyen us düşmanı toplumla ve kendileri ile başa çıkmaya çalışmaktadırlar. Bu protagonistler sanatı, başarısızlıklarından dolayı da, aynı zamanda sanatın anlamsızlığını simgelemektedirler. 107Thomas Bernhard'ın konuları aynı konunun farklı biçimlerde ele alınması olarak da yorumlanabilir - her yapıtta bir değişkesine rastlanan bu konu 'ölümdür*. Yapıttan yapıta usanmadan, bıkmadan ve en önemlisi okuyucuyu bıktırmadan bu konunun üzerine gitmesi, yazarı ayırd eden özelliklerden birisidir. Bernhard'ın neredeyse hiç değişmeyen figür- ve biçem tipleri ile otuzyılı aşkın bir sürece okurlarının ilgisini ayakta tutabilmesi de ilginçtir. Yukarıda sıralanan özelliklerinden dolayı Thomas Bernhard'ı Almanca yazınında belli bir yere, başka yazarların yanına, oturmak olası değildir. Bernhard bir anlamda yazın sahnesinde kendisine özgü yazını ile tek başına durmaktadır. Bu yazarı birçok başka yazardan ayıran başka bir yönü de onun kadınlara bakış açısıdır. Bu çalışma için yola çıkılan soru, Bernhard'ın yapıtlarında kadınların konumunun ne olduğu olmuştur. Önaraştırmalardan sonra ortaya çıkan sonuç, Bernhard'ın yapıtlarında kadının değersizleştirildiğini ve dışlandığını göstermiştir. Bu çalışma Thomas Bernhard'ın yapıtlarında kadının ne derecede değersizleştirildiğini ve dışlandığını ortaya koymaya, nitelemeye ve çözümlemeye çalışmaktadır.Bu araştırma, yazarın tüm yapıtları değil, onun kadını dışlayan tutumunu en belirgin biçimde gösteren, kadının ön planda yer aldığı ve yalnızca fonda kaybolup gitmediği 8 yapıtını kapsamaktadır. Ancak diğer bazı yapıtlara da yeri geldiğinde kısa değinmeler yapılmıştır. Çalışma, kadının kültür tarihi geleneğindeki yerini saptayarak başlamaktadır. Böylece kadına karşı takınılan bu olumsuz tutumun düşünsel temeli ortaya konmaya çalışılmaktadır. Batı kültüründe eskiden beri kadının doğaya erkekten daha yakın olduğu görüşü egemendir. Erkek ise usa yakın görülmektedir. Bu nedenle us-doğa 108ikiciliğinin yanında erkek-kadın ikiciliği oluşmuştur. Kadının doğallığı birçok düşünür tarafından olumsuz yorumlanmış ve hatta kadın tümü ile us dışı ilan edilmiştir. Schopenhauer, Nietsche, VVeininger gibi bu antifemist düşünce çizgisindeki yazarlardan Bernhard da etkilenmiştir. Bu düşünürlerin ortaya attıkları düşüncelerin izdüşümlerine Bernhard'ın yapıtlarında çokça rastlanılması bunu kanıtlamaktadır. İkinci bölümde Thomas Bernhard'ın yapıtlarındaki 'us adamlarının' düşünsel üretim şartları üzerinde durulmaktadır. Bernhard'ın yapıtlarındaki bu ana konu incelenerek, kadınların düşünsel konumları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bernhard'ın erkekler dünyasında, kadın ancak bu erkeklerle olan ilişkilerinden yola çıkılarak incelenebilmektedir ne yazık ki. Bernhard'ın, bir tez yazmaya çalışan ve tümü erkek olan bu sanatçı/düşünür başkahramanlarının yakın çevresinde bulunan kadınlar onları us dışılıkları ile engellemektedirler. Yapıtlarda usa karşı düşmanca tavır takınmayan çok az kadın figür vardır. Entelektüel diye adlandırılan bu kadınların sayısı ise daha da azdır ve bu entelektüel kadınlar da us bakımından neyazık ki başkahramanın çok gerisinde yer almaktadırlar. Üçüncü bölümde, yapıtlardaki kadın-erkek ilişkilerinden yola çıkılarak kadın figürlerin kişilik özellikleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu ilişkiler evlilik ilişkileri, erkek kardeş - kız kardeş ilişkileri ve oğul - anne ilişkileridir. Bernhard'ın protagonistleri evliliğe karşı tutum içindedirler; onlara göre evlilik bir cehennemdir ve cinsel boyutu ile insanı us dışı bir yaşama sürüklemektedir. Cinsellik, Bernhard'da nefret ve tiksinti ile çizilen bîr konudur. Cinselliğin yalnızca iğrenç yönünü gören ve gösteren bu tutum da 109kadının değersizleştirilmesi ile karşılıklı etkileniş içerisindedir. Erkek kardeş - kız kardeş arasındaki ilişkilerde de nefret egemendir; bu ilişkilerde de sanatçı/düşünür başkahraman us dışı kız kardeş ile çatışmaktadır. Oğul - anne ilişkilerinde ise karşılıklı nefret doruğa ulaşmaktadır. Tümü olumsuz olan anne figürleri pasaklı, us dışı, kitap düşmanı, nefret dolu, bencil, cimri ve fesat kadınlardır hep. Fakat başkahramanın annesine, ve onun simgelediği diğer kadınlara, duyduğunefretinaltındasevilmeyeolanhasret sezinlenebilmektedir. Sevgi eksikliği bu karşı tutuma yol açmış görünmektedir.Bu savın, Thomas Bernhard'ın yapıtlarında kadına ya hiç yer verilmemesiyle, ya da kenarda kalmış olumsuz, itici figürler olarak karşımıza çıkmasıyla desteklendiği öne sürülebilir. 110

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Weimar dönemi kaosunda Horvath'in kadın figürleri

    Die frauenfiguren Horvaths im chaosder weimarar zeit

    SERAP DEVRAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Alman Dili ve EdebiyatıMarmara Üniversitesi

    Amerikan Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ACAR SEVİM

  2. Das Frauenbild bei Heinrich Böll in den Werken 'Gruppenbild mit Dame' und 'Frauen vor Flusslandschaft'

    Başlık çevirisi yok

    NALAN ERGÜN

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1988

    Alman Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN YILDIZ

  3. Die Rolle der muttersprache bei der verarbeitung fachsprachlicher texte in der deutschlehrerausbildung. Unter besonderee berücksichtigung der sekundar bilungualen und der gesteuerten zweitspracherwerber

    Mesleki dilde yazılmış metinleri anlamada anadilin rolü

    GÖNÜL KEMAHLIOĞLU

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1999

    Alman Dili ve EdebiyatıEge Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YADİGAR EĞİT

  4. Batı Anadolu'nun M.Ö. III. ve II. Bin'e ait pişmiş toprak figürinleri

    Die Terrakottafiguren von III. und II. jahrtausend vor ohr. in west Anatolian

    E. ÖZLEM SÖZEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    ArkeolojiAnkara Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYAT ERKANAL

  5. Homeros'un Ilias'ındaki Troyalı kadınların Euripides'in tragedyalarına yansıması

    Die Spiegelung der troianische Frauen aus Homer's Ilias in den Tragödien von Euripides

    SEMA POLAT ÖĞÜT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Batı Dilleri ve EdebiyatıAnkara Üniversitesi

    Yunan Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CANDAN ŞENTUNA