Hans-Georg Gadamer'de dil ve gelenek
Language and tradition in Hans-Georg Gadamer
- Tez No: 451845
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SELAMİ VARLIK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Dil felsefesi, dil, gelenek, varlık, hermeneutik, anlama, yorum, Gadamer, Hans Georg, Gelenekler, Philosophy of language, language, tradition, ontology, hermeneutics, semantics, semiotics, Understanding, Gadamer, Hans Georg, Traditions, Hermeneutic, Asset
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Gadamer göre dil, modern dönemin araçsal yaklaşımının aksine bütün bir varlık aleminin temelini oluşturan bir ortam olarak asli bir konumda bulunur. Bununla birlikte insanın dışına çıkamayacağı bir tarihsellik içerisinde bulunması onun daima gelenek içerisinde yaşadığı anlamına gelir. Her ikisi de varlık aleminin zemini olarak görülen dil ve gelenek arasında dilin daima bir gelenek içerisinde yaşadığı ve aynı şekilde geleneğin de daima dilsel bir ortamda varlığını sürdürdüğü karşılıklı bir ilişki söz konusudur. Dilin iletişimi sağlayıp varlığını sürdürmesi sabit, değişmeyen bir dil geleneğine dayalıdır. Aynı şekilde gelenek de en temel anlamı itibariyle otoriteyi yani sabitliği betimler. Diğer yandan Gadamer'de dilin yalnızca insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araç olmaktan öte yaşayan bir dil olması onun değişmekte olduğunu ifade eder. Gelenek de sabit bir otoriteye işaret etmekle beraber aktarıldığı ortamdaki insanlar tarafından yeniden yorumlanıp değiştirilmeye müsaittir. Bu açıdan dil ile geleneğin bu münasebeti sabitlik ve değişkenlik diyalektiği içerisinde gerçekleşmektedir.
Özet (Çeviri)
According to Gadamer, language occupies a primary place that constitutes the ontological basis of the universe contrary to the instrumental approach of the modern era. However, the fact that humans unavoidably live in an inescapably historicity means that they always exist in a tradition. Both considered as the ground of the ontological universe, language and tradition has a reciprocal relationship that language always exists in a tradition and tradition subsists in a linguistic medium. A stable linguistic tradition assures the survival of the language and that it enables communication. Similarly, tradition essentially describes authority, in otherwords, stability. On the other hand, in Gadamerian thought language is simply not an instrument that ensures communication between people but also a living phenomeon that constantly changes. Although tradition indicates a stable authority, it is also open to reinterpretation of the people who transmitted it. Thus, the relationship between the language and the tradition happens in a dialectic of stability and change.
Benzer Tezler
- Çeviri ve Hermeneutik (yorumbilgisi)
Translation and Hermeneutics
MUAZZEZ USLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2007
FelsefeMuğla ÜniversitesiMütercim Tercümanlık Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ÖZLEM BERK
- Film çözümlemesinde Gadamer'in“Felsefi Hermenötik”yaklaşımının kullanılması
Using Gadamer's“Philosophical Hermeneutics”approach in movie analysis
UMUT BARAN
Doktora
Türkçe
2026
İletişim BilimleriMaltepe Üniversitesiİletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEM ÇINAR
- Alloxan'ın sıçan pankreası üzerine etkilerinin ışık ve elektron mikroskobu seviyelerinde araştırılması
Investigation about the effect of alloxan on the rat at light and electronmicroscopical levels
SAİM ÖZDAMAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
BiyokimyaCumhuriyet ÜniversitesiMorfoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜRSOY
- Domates fusarium solgunluğuna (fusarium oxysporum schlect. f. sp. lycopersici (sacc.) snyd. and hans) karşı biyolojik kontrolde anagonistlerin ve toprak solarizasyon uygulamasının karşılıklı etkileşimlerinden yararlanma
Studies on the effects of antagonists and application of soil solarization against to fusarium wilt disease (fusarium oxysporum schlecht f. sp. lucopersici (sacc.) soud. and hans.) of tomatoes
SERAL YÜCEL