Geri Dön

Yeni tıbbi teknolojiler bağlamında ölüm algısının dönüşümü: Beyin ölümü çerçevesinden değerlendirme

The transformation of death perception in the context of new medical technologies: Evaluation from brain death frame

  1. Tez No: 469392
  2. Yazar: HATİCE ÖZER
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. AYLIN DİKMEN ÖZARSLAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Sociology
  6. Anahtar Kelimeler: Ölüm, Ölü Beden, Tıbbileşme, Tıbbi Teknoloji, Beyin Ölümü, Algı, Algısal dönüşüm, Ölüm teması, İnançlar, Death, Dead Body, Medicalization, Medical Technology, Brain Death, Perception, Perceptual transform, Death theme, Beliefs
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Genel Sosyoloji ve Metadoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Geçmişten günümüze var olan tüm toplumlarda bedene ve onun ölümüne ilişkin çeşitli inanç ve pratiklerle karşılaşılması mümkündür. Ölüm bu yönüyle geleneksel toplumlarda ve kadim kültürlerde izdüşümleri bulunan sosyal bir fenomen olarak tanımlanabilir. Bedenin ölümü, modern dönem öncesi toplumlarda hemen her zaman folklorik olarak inşa edilmiştir. Ancak 19. yüzyıl başlarından itibaren, ölümün modern tıp ve tıbbi kurumlar aracılığıyla takibi yapılan bir konuya dönüşmesi, ölüme ilişkin sosyal ve biyolojik bazı kabullerin dönüşümüne yol açmıştır. Çalışma bu bağlamda, asırlardır toplumun ve kültürün asli bir unsuru olmuş ölüme ilişkin bazı sosyal ve biyolojik kabullerin, 19. yüzyıl başlarından itibaren geçirdiği dönüşüme odaklanmaktadır. Ölümün sosyal boyutundaki dönüşüm, ölümün modern dönemde inkâr edildiği tezi üzerinden ele alınmış ve“yaşama eklemlenen ölümden”,“yaşamdan soyutlanan ölüme”doğru geçişin toplumsal analizi yapılmaya çalışılmıştır. Ölümün biyolojik dönüşümü bağlamında ise, 20. yüzyıl başlarından itibaren yoğun bakım düzenlemeleri ve tıbbi teknolojilerin gelişimine paralel olarak ortaya çıkan,“ölümün yeniden tanımlanma gereksinimine”odaklanılmaktadır. 1968 yılında Harvard'da toplanan ad hoc komite tarafından,“biyolojik ölüm”/“doğal ölüm”tanımına, bazı teknik imkânlarla kalp atışı ve solunumu yapay olarak sürdürülen ancak beyin fonksiyonlarının tümünün geri dönüşümsüz biçimde kaybedilmesi durumunu ifade eden“beyin ölümü”/“klinik ölüm”tanımı eklenmiştir. Ölümün tanımlanmasıyla ilgili paradigma değişimi çerçevesinde beyin ölümünün yapısına, anlamlandırılması ve algılanışına ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır. Ölümün sosyal ve biyolojik bakımdan geçirdiği dönüşümün anlaşılabilmesi ve modern dönemde hangi açılardan tartışıldığı, literatür taramaları aracılığıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Özet (Çeviri)

It is possible to encounter various beliefs and practices concerning the body and its death in all the societies that are being from past to present. Death this way, can be described as a social phenomenon with its projections in traditional societies and in ancient cultures. The death of the body has almost always been folkloric in pre-modern societies. From the beginning of the 19th century, the transformation of death into a subject followed by modern medicine and medical institutions led to the transformation of some social and biological assumptions about death. In this context, the study focuses on the transformation of some social and biological assumptions about death, which have been a core element of society and culture for centuries, since the early 19th century. The transformation on the social dimension of death was addressed through the thesis in which the death was denied in the modern period and was attempted the sociological analysis of the transition from“death attached to life”to“death isolated from life”. In the context of biological transformation of death, focus has been placed on“the need to redefine death,”which has emerged since the early 20th century in parallel with the development of intensive care settings and medical technologies. In 1968, the definition of“brain death”/“clinical death”was added to definition of“biological”/“natural”death by the ad hoc committee of Harvard Medical School. The concept of brain death refers to the fact that, with some technical means, heartbeat and respiration are artificially sustained, but the entire brain function is lost irreversibly. A general assessment of the meaning and perception of brain death in the context of the paradigm shift associated with the definition of death has been made. It has been tried to reveal through the literature search how to understand the transformation of death from social and biological aspects and which aspects to discuss in the modern period.

Benzer Tezler

  1. Bazı yer ve sırık fasulye çeşitlerinde optimal melezleme şartlarının tespiti üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TÜRKAN KOÇLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN VURAL

  2. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  3. Gebelik ve doğum olgularında prolaktin düzeylerinin değerlendirilmesi

    The Evaluation of prolactin values during pregnancy labour and in deliveries

    TÜLİN AKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MÜLAZIM YILDIRIM