Understanding non-suicidal self-injury: Psychological and psychophysiological factors that distinguish self-injurers from non-injurers
Kendine zarar verme davranışını anlamak: Kendine zarar verenleri vermeyenlerden ayıran psikolojik ve psikofizyolojik faktörler
- Tez No: 481573
- Danışmanlar: PROF. DR. TÜLİN GENÇÖZ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Psikiyatri, Psikoloji, Psychiatry, Psychology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2017
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 236
Özet
Bu çalışmanın amacı kendine zarar verme davranışı (KZVD)'nın sıklığı ve özellikleri ile kendine zarar veren ve vermeyen kişileri birbirinden ayıran psikolojik ve psikofizyolojik faktörleri Türkiye'de üniversite öğrencisi örnekleminde incelemektir. Çalışma 1'de üniversite öğrencilerinin KZVD için taranmasından sonra kendine zarar veren ve vermeyenler olmak üzere iki grup oluşturulmuştur. KZVD'nin sıklığı, özellikleri ve olası cinsiyet farklılıkları araştırılmış; ayrıca bu iki grup duygu düzenleme güçlükleri, öz-eleştiri, düşünceleri bastırma, olumlu ve olumsuz duygulanım, ve öz-şefkat değişkenleri üzerinde kıyaslanmıştır. Çalışma 2'de ise kendine zarar veren ve vermeyen katılımcılarda ağrı algısı ve strese bağlı olarak ağrı algısındaki değişiklikler incelenmiştir. Ayrıca, kendine zarar veren ve vermeyen kişilerin stres toleransı ile ağrı ve stres durumlarındaki fizyolojik uyarılma seviyeleri kıyaslanmıştır. Buna ek olarak stres sonrası uygulanan ağrı verici uyaran sonucu stres seviyelerindeki ve fizyolojik uyarılmalarındaki değişimler kıyaslanmıştır. Çalışma bulguları KZVD'nin çalışma örnekleminde yaygın, tekrarlayıcı ve çoğunlukla duygu düzenleme işlevine sahip bir davranış olduğunu göstermiştir. Bulunan tek cinsiyet farkı, KZVD yöntemlerinde olmuştur. Beklenildiği gibi, kendine zarar veren kişiler duygularını düzenlemede daha fazla güçlük çekmekte, düşüncelerini daha fazla bastırmakta, daha fazla olumsuz duygulanım yaşamakta, kendilerini daha çok eleştirmekte ve daha az öz-şefkat duymaktadırlar. Bu kişilerin ağrıya toleranslarının daha yüksek olduğu, fakat ağrı algısının stres manipülasyonu sonucu değişmediği bulunmuştur. Kendine zarar verenler stres uygulaması sırasında objektif ölçümlere göre zarar vermeyenlerle benzer fizyolojik tepkiler ve stres toleransı gösterse de, subjektif olarak daha fazla stres rapor etmişlerdir. Son olarak, kendine zarar veren ve vermeyen kişilerin ağrı uygulaması sırasındaki fizyolojik uyarılmaları arasında bir fark bulunamamıştır. Çalışmanın önemi, kısıtlılıkları ve olası klinik sonuçları ile gelecek çalışmalar için öneriler tartışılmıştır.
Özet (Çeviri)
The purpose of the present study was to explore the frequency, characteristics and functions of non-suicidal self-injury (NSSI), and to identify psychological and psychophysiological factors that distinguish self-injurers from non-injurers, in a sample of Turkish college students. In Study 1, frequency and characteristic features of self-injury were explored, and potential gender differences in NSSI were assessed. Next, self-injurers and non-injurers were compared on emotion dysregulation, self-compassion, self-criticism, positive and negative affect, and thought suppression variables. In Study 2, in a laboratory-based design, pain perception and changes in pain perception as a result of distress were explored. Furthermore, skin conductance levels were recorded to assess physiological reactivity of participants during painful and distressing stimuli. Findings suggested that NSSI is a frequent and repetitive behavior in the current sample, which commonly serves an emotion regulation function. The only gender difference was found in the methods of self-injury. As expected, NSSI group scored higher on emotion dysregulation, self-criticism, negative affect, and thought suppression; and lower on self-compassion as compared to non-injurers. Furthermore, self-injurers had higher tolerance to pain; however, pain perception did not change as a function of distress. Although self-injurers reported relatively more distress during a distressing task, both groups showed comparable levels of physiological reactivity and distress tolerance in objective measures. Moreover, self-injurers and controls did not differ in physiological reactivity during painful stimuli. Importance, limitations, and possible implications of the present study, as well as recommendations for future research were discussed.
Benzer Tezler
- Devrimler döneminde ittihatçılık ve kemalizm (1919-1926)
Unionism and kemalism in the era of revolutions (1919-1926)
ERCAN YALÇIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
TarihDokuz Eylül ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. LEYLA KIRKPINAR
- Resimlendirmelerin fen derslerinde okuma anlamaya etkisi
Başlık çevirisi yok
BERRAK KOCAMAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Eğitim ve ÖğretimUşak Üniversitesiİlköğretim Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. METİN DEMİR
- Numerical modeling of the bosphorus exchange flow dynamics
İstanbul Boğazı değişim akımlarının sayısal modellenmesi
ADİL SÖZER
Doktora
İngilizce
2013
Deniz BilimleriOrta Doğu Teknik ÜniversitesiOşinografi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİN ÖZSOY
- Ankara'daki bazı kent parklarının tasarım anlayışlarının incelenmesi
Review on sense of design for some urban parks in ankara
RUHUGÜL ÖZGE OCAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Peyzaj MimarlığıAnkara ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA HALİM PERÇİN
- 131 numaralı Ayntâb Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (h.1182-1195 / m.1768-1780, s.l-96)
The transcription and evaluation of 131 numbered Ayntâb Şer'iyye (regilion affairs) regîster/record (h.1182-1195 /1768-1780 ad. pages 1-96)
KEMAL KUBAT
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
TarihGaziantep ÜniversitesiYakınçağ Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BİLGEHAN PAMUK