Geri Dön

2-4 CM böbrek taşlarının tedavisinde kullanılan retrograd intrarenal cerrahi ve perkütan nefrolitotomi yöntemlerinin ağrı ve analjezik ihtiyacı açısından karşılaştırılması

Comparison of retrograde intrarenal surgery and percutaneous nephrolithotomy methods used for the treatment of 2-4 cm kidney stones in terms of pain and analgesic requirement

  1. Tez No: 486968
  2. Yazar: MEHMET ÇAĞLAR ÇAKICI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AHMET NİHAT KARAKOYUNLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Analjezi, Ağrı, Ağrı ölçümü, Ağrı-postoperatif, Böbrek hastalıkları, Böbrek taşları, Cerrahi-ürolojik, Nefrolitotomi, Taş hastalığı, Analgesia, Pain, Pain measurement, Pain-postoperative, Kidney diseases, Kidney calculi, Surgery-urologic, Nephrolithotomy, Stonebrood
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: 2-4 cm böbrek taşlarının tedavisinde RİRC veya PNL yöntemlerinin postoperatif ağrı üzerine etkisini ve postoperatif analjezi ihtiyacı açısından farkını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: En uzun boyutu 2-4 cm olan böbrek taşına RİRC veya PNL uygulanan hastalardan çalışma kriterlerini karşılayan 50' şer hastanın verileri prospektif olarak değerlendirildi. Hastaların postoperatif VAS değerleri ve uygulanan analjezik tedavileri kaydedildi. Bulgular: Hasta grupları demografik özellikleri açısından karşılaştırıldığında gruplar arasında yaş, cinsiyet, VKİ ve ASA skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi (Tablo 1). Her iki grup karşılaştırılmasında taş yönü açısından benzer olduğu; taş sayısı, taş yükü, operasyon süresi, floroskopi süresi ve hospitalizasyon süresi bakımından PNL grubunda istatistiksel olarak anlamlı olacak düzeyde daha fazla olduğu sonucuna varıldı (Tablo 3). Grup I de 37 (% 74) hastada, Grup II de ise 45 (% 90) hastada ilk seans sonrası taşsızlık sağlandı. Clavien Dindo sınıflamasına göre komplikasyon dereceleri ayrı ayrı kıyaslandığında da iki grup arasında benzer sonuçlar bulundu (Tablo 5). Postoperatif 8. saatteki VAS ortalamasına bakıldığında Grup I de 3,34 (±2,0), Grup II de ise 4,74 (±2,1) idi. Her iki grup VAS değerleri karşılaştırıldığında PNL grubunda istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,001). Grup I de ağrı yönetiminde sadece deksketoprofen trometamol yapılan 32 hasta iken Grup II de 27 hasta idi. Deksketoprofen trometamol + Tramadol hidroklorür ihtiyacı olan ise Grup I de 18 hasta, Grup II de ise 23 hasta idi. İki grup postoperatif analjezik ihtiyaçları açısından karşılaştırıldığında ise istatistiksel olarak benzer olduğu anlaşılmaktadır (p=0,309) (Tablo 6). Sonuç ve Öneriler: Taş hastalığı tedavisinde hem en yüksek oranda taşsızlığın sağlandığı hem de hasta için en konforlu ve en az risk içeren yöntemin seçimi önem taşımaktadır. Çalışmamızdaki veriler neticesinde PNL uygulanan hastalarda erken postoperatif ağrı skalaları yüksek olmasına rağmen; iki yöntem sonrasında da uygulanan standart antiinflamatuar ve analjezik tedavi ile istatistiksel bir fark olmaksızın hasta konforunun sağlanmış olduğunu tespit ettik. Bu yüzden; komplikasyon oranlarındaki ve analjezik ihtiyacındaki istatistiksel benzer sonuçları ile birlikte, işlem sonrası taşsızlıktaki üstünlüğüyle de, PNL tedavisi 2-4 cm böbrek taşı tedavisinde hala öncelikli tedavi seçeneği olmayı sürdürmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: To compare the difference between postoperative pain and postoperative analgesia requirement of 2-4 cm kidney stones of RİRC and PNL methods Materıals and Methods: Data from a total of 100 patients who met the study criteria were evaluated prospectively from patients who underwent RIRC or PNL for kidney stones with a maximum size of 2-4 cm (50 RİRC/50 PNL). Postoperative VAS values and analgesic treatments were recorded. Results: There was no statistically significant difference in terms of age, gender, BMI and ASA scores between the groups in terms of their demographic characteristics (Table 1). The comparison of the two groups is similar in terms of stone side; stone number, stone burden, duration of operation, duration of floroscoping and duration of hospitalization were found to be statistically more significant in the PNL group (Table 3). Success was achieved in 37 (% 74) patients in Group I and 45 (% 90) in Group II after the first session. Similar results were found between the two groups when the complication scores were compared according to Clavien Dindo classification (Table 5). The mean VAS at postoperative 8th hour was 3,34 (± 2,0) in Group I and 4,74 (± 2,1) in Group II.When the VAS values of both groups were compared, it was found that PNL group was statistically significantly higher (p <0.001).In group I, only 32 patients were treated with dexketoprofen trometamol and 27 patients were in group II. Dexketoprofen trometamol + Tramadol hydrochloride was required in 18 patients in Group I and 23 patients in Group II.The two groups were statistically similar in terms of postoperative analgesic requirements (p = 0.309) (Table 6). Conclusion And Recommendations: In the treatment of stone disease, it is important to choose the method that provides the highest comfort and the most comfortable and least risky method for the patient.We found that patient comfort could be achieved without statistical difference by using standard antiinflammatory and analgesic treatment after two methods, although early postoperative pain scales were high in PNL treated patients.Therefore, PNL therapy continues to be the primary treatment option for 2-4 cm renal stone treatment with its superiority in post-procedural success; statistically similar results in complication rates and analgesic requirement.

Benzer Tezler

  1. Deneysel rat modelinde ESWL sonrası oluşan böbrek doku hasarında oral sirolimus tedavisinin etkisi

    Effecet of oral sirolimus therapy on kidney tissue damage taht occur after ESWL treatment in an experimental rat model

    MEHMET NECMETTİN MERCİMEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    ÜrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞABAN SARIKAYA

  2. Steroide duyarlı primer nefrotik sendromlu olgularda steroid tedavisinin kemik mineralizasyonu üzerine kalıcı etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ŞEBNEM ERSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SALİM ÇALIŞKAN

  3. İki-dört cm'lik böbrek taşlarının tedavisinde perkütan nefrolitotomi ve retrograd intrarenal cerrahinin karşılaştırılması

    Comparison of percutaneous nephrolithotomy and retrograde fl exible nephrolithotripsy for the treatment of 2 – 4 cm stones

    ORHAN KARAKOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    ÜrolojiFırat Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH FIRDOLAŞ

  4. 2 CM'den küçük böbrek taşlarının tedavisinde retrograd intrarenal cerrahi ve mikro perkütan tekniklerinin karşılaştırılması

    Micropercutaneous nephrolithotomy (microperc) vs retrograde intrarenal surgery for the management of ≤2 CM renal stones

    PARVİZ HACİYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    ÜrolojiAnkara Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SIDDIK MUT ŞAFAK

  5. Pediatrik hasta grubunda 2 cm'den küçük böbrek taşlarının tedavisinde retrograd intrarenal cerrahi ve ultramini perkütan nefrolitotomi yöntemlerinin klinik etkinliğinin karşılaştırılması

    Comparison of the clinical efficacy of retrograde intrarenal surgery and ultra-mini percutaneous nephrolithotomy in the treatment of renal stones smaller than 2 cm in the pediatric population

    JAVIDAN BAGHIROV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk CerrahisiBursa Uludağ Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİZAMETTİN KILIÇ