Kadınlarda meme kanseri risk değerlendirme araştırması
Breast cancer risk assessment in women
- Tez No: 487187
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DİLEK TOPRAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Meme hastalıkları, Meme neoplazmları, Neoplazmlar, Risk değerlendirmesi, Risk faktörleri, Teşhis, Breast diseases, Breast neoplasms, Neoplasms, Risk assesment, Risk factors, Diagnosis
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Meme kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen malign tümör olup, kadınlarda görülen tüm kanserlerin yaklaşık %30'unu oluşturmaktadır. Meme kanseri risk düzeyi belirlenmesi ile birlikte göğüs bölgesine ışın tedavisi alma, menopoz sonrasında hormon tedavisi alma, aşırı alkol tüketme, emzirmeme, obezite gibi meme kanseriyle ilgili ortalama/düşük derecede risk oluşturan faktörleri ve meme kanseri tarama yöntemlerini sorgulamayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Haziran 2017'den itibaren SBÜ Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH ve Şişli Hamidiye Etfal EAH Aile Hekimliği Polikliniklerine başvuran 18-70 yaş arası kadınlardan çalışmaya katılmayı kabul eden 300 kişi çalışmaya dahil edildi. Anket sorularına cevap vermeye engel oluşturacak dil sorunu veya psikiyatrik problemi olmanlar, erkek cinsiyette olanlar çalışmadan hariç tutuldu. Katılımcılara yüz yüze anket yöntemi uygulanarak sosyodemografik özellikleri, meme kanseri risk düzeyleri (Meme Kanseri Riskinin Değerlendirilmesi Formu), meme kanseri ile ilişkili risk faktörleri ve tarama yöntemlerini değerlendiren sorular yöneltildi. Kategorik değişkenlerin gruplar arasındaki oranları“Ki Kare Analizi”ile test edildi. Koşulların sağlanamadığı durumlarda“Monte Carlo Simulasyonu”kullanılarak verilerin analizleri yapıldı; p≤0,05 anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan 300 bireyin yaş ortalaması 38,99(±13,26) idi ve yaşla birlikte risk düzeyi anlamlı şekilde artmaktaydı(p=0,001). Katılımcıların %93,7(n=281)'si düşük risk grubundaydı. Eğitim düzeyi, doğum kontrol hapı kullanımı, hormon tedavisi kullanımı ve göğüs bölgesine ışın tedavisi ile risk düzeyi arasında anlamlı ilişki bulundu (p=0,001, p=0,001, p=0,015, p<0,001). Gelir düzeyi, BKİ, sigara, kişisel ve ailesel kanser öyküsü ile meme kanseri risk düzeyi arasında anlamlı ilişki bulunamadı (p>0,05). En az 6 ay emzirme oranı %92,6 (n=188) idi. Klinik meme muayenesi oranı %30,7 (n=92) iken, risk düzeyiyle anlamlı şekilde artmaktaydı (p=0,003). Kendi kendine meme muayenesi en az 1 kere yapma oranı %71,3 (n=214) iken, klinik meme muayenesi ve mamografi yaptırma ile anlamlı şekilde artmaktaydı (p=0,001, p=0,04). Sonuç: Çalışmamızda her 100 kadından yaklaşık 7'sinin yüksek riskli olduğu, risk düzeyinin yaş, eğitim düzeyi, kişisel ve ailesel meme kanseri öyküsü, ilk doğum yaşı, menstruasyon başlama yaşı, doğum kontrol hapı kullanımı, hormon tedavisi kullanımı, göğüs bölgesine ışın tedavisi ile anlamlı şekilde ilişkili olduğu görüldü. Sigara, gelir düzeyi, BKİ yüksekliği, kişisel ve ailesel kanser öyküsü ile risk puanının arttığı gözlemlendi ancak bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildi. Klinik meme muayenesi, kendi kendine meme muayenesi ve mamografi oranlarının yeterli olmadığı gözlemlenirken klinik meme muayenesini oranları ile kendi kendine meme muayenesi ve mamografi oranları arasında anlamlı bir ilişki saptandı.
Özet (Çeviri)
Objective: Breast cancer is the most common malign tumor among women in the world, accounting for about 30% of all cancers in women. We aimed to investigate breast cancer screening methods and average/low risk factors related to breast cancer such as breast irradiation treatment, postmenopausal hormone treatment, excessive alcohol consumption, failure of breastfeeding and obesity. Materials and Methods: Starting from June 2017, 300 people who were accepted to participate in the study were included in the study from the 18-70 year old women who applied to SBU Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH and Şişli Hamidiye Etfal EAH Family Medicine Polyclinics. Language problems or psychiatric problems that would prevent them from responding to the questionnaire were excluded, while those of male gender were not taken study. Questionnaires were used to evaluate sociodemographic characteristics, breast cancer risk levels (breast cancer risk assessment form), risk factors associated with breast cancer, and screening methods by face-to-face survey with participant. The ratios of the categorical variables among the groups were tested by“Chi Square Analysis”. Where conditions were not met, analyzes of data were performed using“Monte Carlo Simulation”; p≤0.05 was accepted as significant. Results: The mean age of the 300 subjects in the study was 38.99 (± 13.26) and risk level was increasing significantly (p = 0.001). 93.7% (n = 281) of the participants were in the low risk group. There was a significant correlation between risk level and level of education, contraseptive pill usage, use of hormone therapy, radiation therapy to the chest (p=0,001, p=0,001, p=0,015, p<0,001). There was no significant relationship between risk level and level of income, body mass index, smoking, personal and familial history of cancer (p> 0,05). Ratio of at least 6 months of breatfeeding was 92.6% (n = 188). While the clinical breast examination ratio was 30.7% (n = 92), it increased significantly with level of risk. While ratio of doing self breast examination at least once was 71.3% (n = 214), it increased significantly with clinical breast examination and doing mamography examination (p = 0.001, p = 0.04). Conclusions: In our study, approximately 7 out of every 100 females had a high risk, and the level of risk was significantly correlated with age, education level, personal and familial breast cancer history, age at first child birth and first menstrual period, use of contraceptive pill, hormone therapy. Increased risk scores were observed with smoking, income level, high BMI, personal and familial cancer histories but this relationship was not statistically significant. Clinical breast examination, self breast examination and mammography rates were found inadequate and a significant relationship was found between the rates of clinical breast examination with the rates of breast self-examination and mammography.
Benzer Tezler
- Meme kanseri riski yüksek kadınlarda planlı eğitim programının sağlık inancı ve kadercilik üzerine etkisi
The effect of a planned education program on health belief and fatalism in women at high risk of breast cancer
GÜLŞEN ÇALIŞ
Doktora
Türkçe
2025
Halk SağlığıEge ÜniversitesiHalk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜHEYLA ALTUĞ ÖZSOY
- Giresun ilindeki 20-69 yaş arası kadınların meme kanseri tarama yöntemleri hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi
Investigating information, attitudes and behaviors about breast cancer screening methods of women aged 20-69 in giresun
BUSEGÜL ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiSağlık BakanlığıAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ARZU AYRALER
DOÇ. DR. TUĞRUL KESİCİOĞLU
- Kadın sağlık çalışanlarının meme kanseri konusunda bilgi, tutum ve davranışları
Knowledge, attitudes and beliefs of female health care workers towards breast cancer
ESRA BÖCEK AKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EMİNE ZEYNEP TUZCULAR VURAL
- Nonpalpabl şüpheli meme lezyonlarındatel işaretlemeyle eksizyon sonrası donukkesit inceleme yaklaşımının sonuçlarınındeğerlendirilmesi
Nonpalpabl suspected breast lesionshook wire marking after surgi̇cally exci̇sed the results of parafin patologi̇cal di̇agnoses
HACI HASAN ABUOĞLU
- Targeting circulating breast cancer stem cells via mTOR and WNT inhibitors after bone metastasis
Sirküle meme kanseri kök hücrelerinin kemik metastazı sonrası mTOR ve WNT inhibitörleri ile hedeflenmesi̇
ÖZLEM ALTUNDAĞ ERDOĞAN
Doktora
İngilizce
2025
BiyokimyaHacettepe ÜniversitesiKök Hücre Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BETÜL ÇELEBİ SALTIK