Benign jinekolojik nedenlerle yapılan laparotomik ve laparoskopik operasyonlar sonrası modifiye caprini risk skorlama sistemine göre medikal tromboprofilaksinin etkinliğinin değerlendirilmesi
Evaluation of the efficacy of medical thromboprophylaxis according to the modified caprini risk scoring system after laparotomic and laparoscopic operations with benign gynecological reasons
- Tez No: 507389
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AŞKIN DOĞAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Derin ven trombozu, Modifiye Caprini risk skorlama sistemi, Düşük molekül ağırlıklı heparin, Cerrahi-kadın doğum, Heparin, Kardiyovasküler sistem, Laparoskopi, Laparotomi, Risk, Tromboz, Venöz tromboz, Ölçekler, Deep vein thrombosis, Caprini risk scoring system, Low molecular weight heparin, Surgery-obs.-gyn., Heparin, Cardiovascular system, Laparoscopy, Laparotomy, Risk, Thrombosis, Venous thrombosis, Scales
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: : Derin ven trombozu (DVT)'nun oluşumunda major cerrahi girişim uygulanan hastalar ile nöroloji, kardiyoloji ve yoğun bakım kliniklerinde yatan hastalar önemli risk grupları arasında yer almaktadır. Cerrahi hasta grupları içerisinde de ortopedi, genel cerrahi, göğüs kalp damar cerrahisi, nöroşirurji, jinekolojik cerrahi ve cerrahi yoğun bakımlarda yatan hastalar bulunmakta olup bu hastalar önemli risk grubunda bulunmaktadır. Cerrahi kliniklerinde tedavi ve bakım uygulanan hastaların DVT riskinin belirlenmesi mortalite ve morbiditenin önlenmesi açısından önemli konulardan biridir. Bu saptamadan yola çıkarak; Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde jinekolojik nedenlerle operasyon geçirmiş hastalarda DVT gelişme riski ve sıklığının inceledik. Bu çalışmanın amacı, jinekolojik nedenlerle laparoskopik veya laparotomik operasyon geçiren hastalarda DVT gelişme riski ve sıklığının incelenmesi, yüksek risk grubunda olan hastaların tespiti ve hastaların yönetimini değerlendirmektir. YÖNTEM: Retrospektif kesitsel tipteki araştırmaya, Ocak-Eylül 2017 tarihleri arasında Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde benign nedenlerle majör operasyon geçiren 172 hasta dahil edilmiştir. Hastaların DVT riskini belirlemede Modifiye Caprini DVT Riski Tanılama Ölçeği kullanılmıştır. Vajinal onarım operasyonları, diagnostik histeroskopi ve laparoskopi, transobturator tape, mini- transobturator tape gibi minör operasyon geçiren hastalar, patoloji sonucu malign olarak yorumlanan hastalar, sezaryen olan hastalar ve jinekolojik malignite sebebiyle opere edilen hastalar çalışma grubundan dışlanmıştır. Bulgularımız SPSS 15.0 programında analiz edilmiştir. BULGULAR: Araştırmamızda Modifiye Caprini DVT Riski Tanılama Ölçeğine göre yapılan skorları açısından değerlendirme yapıldığında, gravide öyküsü, parite öyküsü, major-minör cerrahi uygulanma durumu ve 0,4 ml Düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) kullanımı durumunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmakla birlikte aynı şekilde (p<0,05), daha önce doğum yapmış olan, majör cerrahi yapılan ve DMAH 0,6 ml antikoagülan kullanılan hastaların da Modifiye Caprini Risk Skorları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek tespit edildi (p<0,05). Bu durum risk gruplarına göre uygun profilaksinin verildiğini göstermekle birlikte, orta risk grubuna önerilen mekanik tromboprofilaksi (Bu amaçla basınçlı elastik çoraplar ve aralıklı pnömatik kompresyon cihazları kullanılır) uygulanmayan hastalarda hiç DVT saptanmadı. Yüksek-Çok yüksek risk grubunda olup profilaksi almayan grupta ise; 1 hastada DVT saptanmış olup, DVT açısından profilaksi alan ve almayan gruplar arasında istatistiksel farklılık bulunmamıştır. SONUÇ VE ÖNERİLER: Modifiye Caprini risk skorlama sistemi Ortopedi ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim dalları tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. Jinekoloji kliniklerinde kullanılabilecek standardize edilmiş bir DVT risk skorlama sisteminin olmayışı bizi bu skorlama sisteminin jinekolojik operasyon geçiren hastalar üzerindeki etkinliğini ve uygulanabilirliğini araştırmaya itmiştir. Erken tanılama sürecinde DVT riskini belirlemede Caprini risk skorlama sistemi etkin olmakla beraber yüksek risk grubunda olup profilaksi alan ve almayan hasta gruplarımızda DVT prevalansı arasında farklılık olmayışı bu skorlama sisteminin jinekoloji kliniklerinde uygulanmasının bir avantajı olmadığı sonucuna vardık. Dolayısıyla jinekoloji kliniklerinde uygulanması daha kolay ve etkin olan yeni bir DVT skorlama sistemi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
PURPOSE: In the formation of deep vein thrombosis, patients who undergo major surgical operations and inpatients who are treated in neurology, cardiology and intensive care units, are among those of with high risk groups. Within surgical patient groups, patients in the gynecologic surgery and surgical intensive care unit, neurosurgery, cardiothoracic surgery, general surgery and orthopedics are also among those of with high risk. Risk identification of DVT for the patients administered with treatment and care in surgical clinics is one of the issues that has paramount importance. Starting from this detection; In Tepecik Training and Research Hospital Clinic of Obstetrics and Gynecology, development risk and incidence of DVT for patients that undergo operations due to gynaecologic causes are examined. The purpose of this study is to examine the incidence and development risk of DVT for patients that undergo laparoscopic or laparotomic operations due to gynaecologic causes and to evaluate our detection and approach for those patients in high risk groups. METHOD: Between the dates January- September 2017, 172 patients in Tepecik Training and Research Hospital - Clinic of Obstetrics and Gynecology that underwent operations due to benign reasons have been included into this retrospective cross-sectional type of study. In identification process of the DVT risk of the patients, Modified Caprini DVT risk assesment tool has been used. Patients who underwent vaginal reconstructions, diagnostic hysteroscopy and laparoscopic procedures, minor operations such as transobturator tape, mini- transobturator tape, those with pathology reports interpreted as malign, patients that underwent cesarean section and those who have been operated due to gynaecological malignancies are excluded. Our symptoms/results and data have been analyzed using SPSS 15.0 program. RESULTS: In our research, when the evaluation is carried out in terms of scores according to the Modified Caprini DVT risk assesment scale, along with the case of gravid history, parity history, major-minor surgical implementation status and in the case of usage of 0,4 ml low molecular weight heparin (LMWH), statistically significant difference is detected, in the same way (p<0,05), the patients that undergo major surgical operations, that have been given birth before and 0,6 ml LMWH anticoagulant is used on are also in the group where their Modified Caprini Risk scores are statistically significant higher (p<0,05). Together with this situation indicating that the appropriate prophylaxis is given according to risk groups, on patients that the suggested mechanical thromboprophylaxis for moderate risk group ( For this purpose, elastic compression stockings and pneumatic compression devices are used ) is not applied, zero DVT is detected. CONCLUSION AND SUGGESTIONS: Caprini risk scoring system is frequently used by the department of Orthopedic and Cardiovascular Surgery. The lack of DVT risk scoring system that is standardized for and can be used in gynaecology clinics, pushed us to further investigate the effectiveness and applicability of this system on patients that undergo gynaecological operations. In the process of early diagnosis and DVT risk identification, while Caprini risk scoring system is active, the fact that there is no difference among DVT prevalence in our high risk patient groups that has received prophylaxis or not, indicates that there is a need for a specialised DVT scoring system for gynaecology clinics.
Benzer Tezler
- Laparoskopik histerektomide uterus manipülasyonunda klasik rein tekniğinin geliştirilen farklı bir şekilde uygulanması (Modifiye rein tekniği - boztosun yöntemi) ile uterus manipülasyonunun sağlanması
Achieving uterine manipulation with a newly developed adaptation of the classic rein technique (Modified rein technique–boztosun method) for uterine manipulation in laparoscopic hysterectomies
MERT CENKER GÜNEY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULLAH BOZTOSUN
- Laparoskopik histerektomide uterus manipülasyonunda abdominal yoldan uygulanan boztosun yöntemi ile vajinal uygulanan(vcare uterin manipülatör) manipülasyonun karşılaştırılması
Vaginally applied (vcare uterine manipulator) with abdominally applied boztosun method for uterine manipulation in laparoscopic hysterectomy comparing manipulation
İSMAİL ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULLAH BOZTOSUN
- Laparoskopik ve laparotomik total histerektomi operasyonunun hasta memnuniyeti ve kozmetik sonuçlar yönünden karşılaştırılması
Comparison of cosmesis score and patients perspective of total hysterectomy operation via laparoscopic and laparotomic technique
SÜHEYLA ERBAŞARAN AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumKaradeniz Teknik ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TURHAN ARAN
- Benign uterin hastalıklar nedeni ile yapılan histerektomilerde laparotomi ve laparoskopinin karşılaştırılması
Comparison of laparotomy and laparoscopy in hysterectomies with benign uterine disease
CANAN SATIR ÖZEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Medeniyet ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÖZKAN ÖZDAMAR
- PELVİK TABAN HASARININ ELASTOGRAFİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ:HANGİ TİP HİSTEREKTOMİ PELVİK TABANA DAHA FAZLA ZARAR VERİR?
Assessment of Pelvic Floor Damage Using Elastography: Which Type of Hysterectomy Causes More Harm to the Pelvic Floor?
KÜBRA SEVİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumSelçuk ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET KULHAN