Geri Dön

Perkütan nefrolitotomi uygulanan hastalarda böbreğe giriş yeri ve sayısının akut böbrek hasarı üzerine etkisinin KIM-1 ölçülerek karşılaştırılması ve değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 519131
  2. Yazar: AHMET TUGAY YILDIRIM
  3. Danışmanlar: ÖĞR. GÖR. MEHMET HAKAN ÜSTÜN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Böbrek, Böbrek hastalıkları, Böbrek taşları, Cerrahi-ürolojik, KIM-1, Nefrolitotomi, Kidney, Kidney diseases, Kidney calculi, Surgery-urologic, KIM-1, Nephrolithotomy
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Böbrek taşlarının tedavisinde perkütan nefrolitotomi sık kullanılmaktadır. Büyük ve dağınık olan böbrek taşlarında taşsızlık sağlamak için böbreğe yapılan giriş sayısını artırmak gerekebilir. Yapılan giriş sayısının böbrek üzerindeki etkisi ise hala tartışmalıdır. Biz bu çalışmada perkütan nefrolitotomi uyguladığımız hastalarda böbreğe yapılan giriş yeri ve sayısını, böbrek hasar belirteci olarak kullanılabilen KIM-1'in plazma seviyelerini operasyon öncesi, operasyon sonrası 1. ve 24. saat ölçerek karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Ocak 2018 ile Ağustos 2018 tarihleri arasında Üroloji Kliniğine başvuran, böbrek taşı nedeniyle perkütan nefrolitotomi yapılan 18 ile 55 yaş arası 96 hasta dahil edildi. Prospektif olarak yürütülen bu çalışmada hastaların demografik özellikleri, taş boyutu, operasyon süreleri kaydedildi. Operasyonda yapılan giriş sayıları ve giriş polleri not edildi. Hastalardan operasyon öncesi,operasyon sonrası 1.saat ve 24.saat alınan 5'er cc kan numuneleri santfirüj edilerek -80'de muhafaza edildi ve Biyokimya bölümünde KIM-1 ölçümü yapıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 96 hastanın 50'sine tek giriş yapılırken,46'sına birden çok giriş yapıldı. Tek giriş yapılan hastalarda giriş olarak 17'sinde üst,17'sinde orta ve 16'sında alt pol tercih edildi. Bu 2 grup hasta arasında bakılan postoperatif 1.saat ve postoperatif 24.saat KIM-1 ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. 96 hastanın ölçülen ortalama preoperatif KIM-1 değeri 107.4±75.5 pg/ml, postoperatif 1.saat KIM-1 değeri 127.9±92.8 pg/ml, postoperatif 24.saat KIM-1 değeri ise 104.6±74.8 pg/ml olarak ölçülmüştür. Postoperatif 1.saat KIM-1 değerleri operasyon öncesine ve postoperatif 24.saate göre yüksek bulunmuş olsa da istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı p=0.052(p<0.05). Hastalarımızı tek giriş yapılanları kendi arasında giriş yerine göre gruplandırıp (üst,orta,alt) ve çoklu giriş yapılanlar ile kıyasladığımızda ölçülen preoperatif,postoperatif 1.saat ve 24.saat KIM-1 değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Çalışmamızda taşsızlık oranımız %96.9'du ve 12 hastaya (%12.5) interkostal giriş yapılmış olup tranfüzyon gerektiren kanama saptanmamıştır. Tartışma ve Sonuç: PNL daha düşük mortalite ve daha yüksek başarı oranları ile böbrek taşlarının tedavisinde ilk tercih edilen minimal invaziv yöntem olarak yerini korumaktadır. PNL minimal invaziv bir yöntem olmasına rağmen, hemodinamik bozukluk, vasküler kanama ve parankimal kanama, akut böbrek hasarı gibi komplikasyonlar operasyon sonrası ortaya çıkabilmektedir. Perkütan taş cerrahisinin etkinliği kanıtlanmış, yaygın kullanım alanı elde etmiş olmasına rağmen, PNL sırasındaki çoklu girişlerin böbrek fonksiyonları üzerine olan etkisi önemli bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Yaptığımız çalışmada, akut böbrek hasarı açısından girişim yapılan böbrek bölgesi sonuçlarının birbirinden farklı olmadığını plazma KIM-1 değerini ölçerek göstermiş olduk, giriş sayısının tek veya birden fazla olmasının böbrek hasarı üzerinde farklı sonuçlar yaratmadığını gösterdik. Öte yandan tüm hastalarda erken fazda ölçülen ortalama plazma KIM-1 değerinin yüksek saptanması bize KIM-1'in akut böbrek hasar belirteci olarak kullanılabileceğini göstermiş oldu.

Özet (Çeviri)

Objectives: Percutaneous nephrolithotomy is frequently used in the treatment of kidney stones. It may be necessary to increase the number of adrenals on the kidney to ensure stone free in large and scattered kidney stones. The effect of the number of entries on the kidney is still controversial. In this study, we aimed to compare the plasma levels of KIM-1, which can be used as a kidney damage marker, by measuring the levels of patients who underwent percutaneous nephrolithotomy pre-operative and postoperative 1st and 24th hours. Materials and Methods: In this study, 96 patients between who underwent percutaneous nephrolithotomy due to renal calculi and are 18 and 55 years of age were enrolled between January 2018 and August 2018. In this prospective study, demographic characteristics, stone size and operation time of the patients were recorded. The number of entries in the operation and access points were noted. 5 cc blood samples taken before and after operation, 1st and 24th hours and blood samples were stored at -80 ° C and the KIM-1 was measured in the Department of Biochemistry. Results: In this study, 96 patients were included, 50 of them had single entry, and 46 of them had multiple entries. In the patients with single entry, 17th upper, 17th middle and 16th lower pole were preferred. There No significant difference was found between these 2 groups of patients in terms of the level of KIM-1 postoperative 1st hour and postoperative 24th hour statistically. The mean preoperative the level of KIM-1 value of 96 patients was 107.4 ± 75.5 pg / ml, the mean postoperative 1st hour the level of KIM-1 was 127.9 ± 92.8 pg / ml, and the mean postoperative 24th hour the level of KIM-1 was 104.6 ± 74.8 pg / ml. Although postoperative 1st hour the level of KIM-1 values were found to be higher than preoperative and postoperative 24th hours, no significant difference was found p=0.052(p<0.05) statistically. There was no significant difference between preoperative, postoperative 1st hour and 24th hour KIM-1 values statistically when the patients were grouped according to their place of entry (upper, middle, and lower) and compared with multiple entrances. In our study, our stone-free rate was 96.9% and intercostal access was performed in 12 patients (12.5%) and no bleeding requiring transfusion was detected. Discussion and Conclusion: PNL preferred as a first-choice minimally invasive method in the treatment of kidney stones with lower mortality and higher success rates. Although PNL is a minimally invasive method, complications such as haemodynamic impairment, vascular hemorrhage and parenchymal bleeding, acute kidney injury may occur after the operation.In addition to that, the effect of multiple entrances on PNL during kidney function remains a major concern although the efficacy of percutaneous stone surgery has been proven and widely used,. In our study, we have demonstrated that the results of the kidney region in terms of acute kidney injury are not different from each other by measuring the plasma KIM-1 value. We have shown that the number of admission, single or multiple, does not make any different results on kidney damage. On the other hand, the high plasma KIM-1 value measured in the early phase in all patients showed us that KIM-1 could be used as a marker of acute renal damage.

Benzer Tezler

  1. Perkütan nefrolitotomide operasyon süresini etkileyen faktörler

    Factors affecting the operation time in percutaneous nephroli̇thotomy

    BAYRAM KOLCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    ÜrolojiDicle Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALÜK SÖYLEMEZ

  2. Perkütan nefrolitotomi sonrası böbrek parankimindeki olası değişikliklerin sintigrafik incelemelerle değerlendirilmesi

    Evaluation of differences in renal paranchymal mass, with scintigraphy after percutaneous nephrolithotomy

    KEREM PAYASLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    ÜrolojiÇukurova Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SİNAN ZEREN

  3. Perkütan nefrolitotomi operasyonu sonrası karaciğer ve pankreas enzim değişiklikleri

    Başlık çevirisi yok

    YAHYA MURAT UĞRAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Ürolojiİnönü Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALİ GÜNEŞ

  4. Çocuk hastalarda endoskopik böbrek ve üreter taşı cerrahisinin renal kan akımı üzerine etkisinin renal renkli doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi: Prospektif çalışma

    Evaluation of the effect of endoscopic renal and ureteral stone surgery on renal blood flow with renal color doppler ultrasonography in child patients: Prospective trial

    FEVZİ BATUHAN TOPBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    ÜrolojiMarmara Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILÖREN TANIDIR

    DOÇ. DR. ÇAĞRI AKIN ŞEKERCİ

  5. Perkütan nefrolitotomi uygulanan hastalarda genel anestezi ile epidural genel anestezi kombinasyonun stres yanıt üzerine etkileri

    The effect of general anesthesia and epidural combined with general anesthesia on the response of stress during percutaneus nephrolitotomy

    ALİ AHISKALIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Anestezi ve ReanimasyonAtatürk Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSNÜ KÜRŞAD