Geri Dön

Tularemi: Epidemiyolojik, klinik, laboratuar değerlendirilmesi ve interferon gama 874 t/a, NRAMP1 ınt4 gen polimorfizmlerinin araştırılması

Tularemia: Epidemiological, clinical, laboratory assessment and interferon gamma 874 t/a, nramp1 int4 gene polymorphisms study

  1. Tez No: 522625
  2. Yazar: HATİCE ÜDÜRGÜCÜ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE SAĞMAK TARTAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: tularemi, polimorfizm, INF-γ 874 T/A, NRAMP-1 Int4, Epidemiyoloji, Genetik, Genetik hastalıklar-doğuştan, Polimorfizm-genetik, İnterferon-gamma, Tularemia, polymorphism, INF-γ 874 T/A, NRAMP-1 Int4, Epidemiology, Genetics, Genetic diseases-inborn, Polymorphism-genetic, Interferon-gamma
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fırat Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Tularemi, kuzey yarım kürede endemik olarak görülebilen zoonotik bir hastalıktır. Hastalığın etkeni olan Francisella tularensis, fakültatif hücre içi patojendir. IFN-γ ve NRAMP1 intrasellüler bakterilerin yol açtığı hastalıkların kontrolünde önemli rol oynar. Bu çalışmada tularemi tanısı almış hastaların epidemiyolojik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi, bu hastalarda NRAMP1 INT4, IFN-γ 874 T/A polimorfizmlerinin araştırılması amaçlandı. Çalışmamız 2011 – 2017 yılları arasında tularemi tanısı alan 53 hastaya ulaşıldı. 26 hasta kontrol muayene ve genetik çalışmaya katılmayı kabul etti. 100 sağlıklı kontrol grubu seçildi. İstatistiksel analiz için p<0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Hastaların 33 (%62,3)'ü glandüler, 19 (%35,8)'u orofarengeal, 1 (%1,9)'i ülseroglandüler tularemiydi. Çalışmaya katılan 26 hastanın kontrol ultrasonografisinde 16 (%61,5)'sında lenfadenopati saptanmazken, 10 (%38,4) hastada lenfadenopati boyutlarında ilk başvurularına göre küçülme vardı. Hasta grubunda IFN-γ genotipleri; AA %48, AT %40, TT %12 bulundu. Kontrol grubunda ise AA genotipi %30, TT genotipi %24, AT genotipi %46 oranında saptandı. Hasta ve kontrol grubu arasında IFN-γ 874 A/T varyant allel (AT/TT) görülme sıklığı açısından istatistiksel anlamlı fark saptandı (p=0,038). Hasta grubunda NRAMP-1 Int4 genotipleri; G/G %52, G/C %40, C/C %8 bulundu. Kontrol grubunda allel dağılımları, G/G %63, G/C %35, C/C %2 idi. Hasta ve kontrol grubu arasında NRAMP-1 Int4 polimorfizmi görülme sıklığı farklıydı ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.248). Çalışmamız tularemi olgularında INF-γ 874 T/A gen polimorfizmi ilişkisinin araştırıldığı ve anlamlı sonuç bulunduğu ilk çalışmadır. Bu konuda daha fazla hastayla yapılacak çok merkezli klinik çalışmalara ihtiyaç vardır. Hastalığa yatkınlıkla ilgili genetik faktörlerin aydınlatılması; hastalık patogenezinin ortaya konmasına, yeni farmakolojik hedeflerin belirlenmesine, etkinliği daha yüksek aşıların geliştirilmesine yardımcı olacaktır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT TULAREMIA: EPIDEMIOLOGICAL, CLINICAL, LABORATORY ASSESSMENT AND INTERFERON GAMMA 874 T/A, NRAMP1 INT4 GENE POLYMORPHISMS STUDY Tularemia is a zoonotic disease that can be seen as endemic in the northern hemisphere. Francisella tularensis, which is the causative agent of the disease, is a facultative intracellular pathogen. IFN- γ and NRAMP-1 play an important role for the control of the disease caused by intraocellular bacteria. In this study, we aimed to evaluate the epidemiological, clinical and laboratory characteristics of patients diagnosed with tularemia and to investigate the polymorphisms of NRAMP-1 Int4 and IFN-γ 874 T/A in these patients. The 53 patients diagnosed with tularemia between 2011 and 2017 were called. The 26 of these patients agreed to participate the control examination and genetic study. A control group with 100 healthy person was selected. For the statistical analysis, p<0.05 was considered as significant. A total of 33 (62.3%) patients were glandular, 19 (35.8%) were oropharyngeal, and 1 (1.9%) was ulceroglandular tularemia. Lymphadenopathy was not detected in 16 (61.5%) of 26 patients who participated in the study, whereas lymphadenopathy size was reduced in 10 (38.4%) patients according to the initial application records. In the patient group, IFN-γ genotypes were found as 48% for AA, 40% for AT, and 12% for TT. In the control group, the AA genotype was 30%, TT genotype was 24% and AT genotype was 46%. There was a statistically significant difference for the incidence rate of IFN-γ 874 A/T variant allel (AT/TT) between the patient and control group (p=0.038). NRAMP-1 int4 genotypes were found in the patient group such as 52% for G/G, 40% for G/C, and 8% for C/C. Allel distributions in the control group were 63% for G/G, 35% for G/C, 2% for C/C. The incidence rate of NRAMP-1 Int4 polymorphism was different between the patient and control group, but no statistically significant difference was found (p=0.248). This is the first study in which the relationship of INF-γ 874 T/A gene polymorphism with tularemia cases was investigated and significant results were found. There is a need for multi-center clinical studies to be done with more patients in this topic. Understanding genetic factors related to the susceptibility of the disease will help to identify pathogenesis, have new pharmacological targets, and develop effective vaccines.

Benzer Tezler

  1. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi çocuk sağlığı ve hastalıkları anabilim dalına 01.01.2010-31.12.2015 tarihleri arasında başvuran ayaktan takip edilen veya yatırılarak izlenen lenfadenopatili olguların değerlendirilmesi

    The evaluation of cases with lymphadenopathy admitted to Uludag University Faculty of medicine, department of pediatrics between the dates 01.01.2010 - 31.12.2015

    UĞUR YAKUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SOLMAZ ÇELEBİ

  2. 2015-2020 yılları aralığında çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniğimizde yatarak takip ve tedavi edilen akut/kronik lenfadenopati hastalarının retrospektif incelenmesi

    Retrospective evaluation of the patients with lymphadenopathy when they were interned and treated at between 2015-2020 in chilhood health and disease

    HATİCE DEMİRGAN ÖZEREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADEM KARBUZ

  3. Türkiye'de görülen tularemi salgınları, epidemiyolojik özellikleri ve salgında görülen tularemi formlarının karşılaştırılması

    Tularemia outbreaks in türkiye, epidemiological features and comparison of tularemia forms seen in outbreaks

    FATMA BECANIM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİRCAN KAYAASLAN

  4. Diyarbakır yöresinde tularemi seroprevalansının araştırılması

    Investigation the seroprevalence of tularemia in Diyarbakir

    HASAN BOZDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    MikrobiyolojiDicle Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TUNCER ÖZEKİNCİ

  5. Trakya bölgesinde kırsal alanlarda tularemi seroprevalansı

    Tularemia seroprevalance in rural areas of Thrace region

    GÜNAY DEDEOĞLU KILINÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    MikrobiyolojiTrakya Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞABAN GÜRCAN