Geri Dön

Acil serviste ilk başvuru anındaki serum laktat değerinin mortaliteyi öngörmedeki yeri: Retrospektif, klinik çalışma

The role of initial serum lactate level in the emergency department in predicting mortality: Retrospective, clinical study

  1. Tez No: 536734
  2. Yazar: YURDAGÜL ÇETİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ASIM KALKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
  6. Anahtar Kelimeler: Acil servis, mortalite, morbidite, laktat, Acil servis-hastane, Acil tıp, Kan gaz analizi, L-laktik asit, Laktatlar, Laktik asit, Retrospektif çalışmalar, Yatan hastalar, Emergency department, mortality, morbidity, lactat, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Blood gas analysis, L-lactic acid, Lactates, Lactic acid, Retrospective studies, Inpatients
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı acil servise başvuran hastalarda ilk başvuru anında ölçülen serum laktat değerinin mortaliteyi öngörmedeki yerinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Haziran 2017- Aralık 2017 tarihleri arasında acil servise çeşitli nedenlerle başvuran, ilk başvuru anında serum laktat değerleri çalışılan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik verileri, laboratuvar bulguları, mortalite ve hastaneye yatış oranları analiz edildi. Birincil sonlanım noktası, serum laktat değerinin mortaliteyi öngörmedeki yeri, ikincil sonlanım noktası hastaneye yatışı öngörmedeki rolü olarak belirlendi. Bulgular: 1382 hastanın %47,4'ü (n=655) kadın, %52,6'sı (n=727) erkek idi. Hastaların yaş ortalaması 60,99±20,04 (18- 100) yaş olarak saptandı. Çalışmaya katılan olguların %59,6'sında (n=824), en sık hipertansiyon olmak üzere (%36) ek hastalık görüldü. Çalışmaya katılan olguların %20,5'inde (n=284) hastaneye yatış yapıldığı gözlenmiştir. 43 (%3.1) hastada ise mortalite saptanmıştır. Hastane yatış ve mortalite olan olguların yaşları, hastane yatışı olmayan ve mortalite gözlenmeyen olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Hastanede yatış olması durumuna göre olguların serum laktat ölçümleri arasında, istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Mortalite gözlenen olguların serum laktat değeri, mortalite gözlenmeyen olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Mortaliteyi öngörmedeki serum laktat düzeyi için elde edilen cut- off noktası ≥3,6 mmol / L olarak saptanmıştır. Serum laktat düzeyi 3,6 mmol / L ve üzeri olan olgularda mortalite görülme oranı, serum laktat düzeyi 3,6 mmol / L'nın altında olan olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,001; p<0,01). Sonuç: Acil serviste seçilmemiş hasta grubunda ilk başvuru anında bakılan serum laktat düzeyi mortalitenin önemli bir öngörücüsüdür. Çalışmamızın sonuçlarına göre serum laktat düzeyi 3,6 mmol / L ve üzeri olan olgularda mortalite görülme oranı, serum laktat düzeyi 3,6 mmol / L'nın altında olan olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Tüm bu verilerin sonucunda serum laktat düzeyi 3,6 mmol / L ve üzeri olan olgularda mortalite görülme riski 6,5 kat fazladır. Serum laktat düzeyi acil serviste seçilmemiş hasta grubunda mortaliteyi öngörmede kullanılabilecek güvenli bir parametredir.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study was to investigate the role of serum lactate in the patients who were admitted to the emergency department at the time of admission. Materials and Methods: Patients who were admitted to the emergency service for various reasons between June 2017 and December 2017 were included in the study. Demographic data, laboratory findings, mortality and hospitalization rates of the patients were analyzed. The primary endpoint was determined as the role of serum lactate in predicting mortality, and the secondary endpoint in predicting hospitalization. Results: Of the 1382 patients, 47.4% (n = 655) were female and 52.6% (n = 727) were male. The mean age of the patients was 60.99 ± 20.04 (18- 100) years. In 59.6% (n = 824) of the patients, the most common hypertension (36%) was an additional disease. It was observed that 20.5% (n = 284) of the patients were hospitalized. Mortality was found in 43 (3.1%) patients. The ages of patients with hospitalization and mortality were found to be significantly higher than those without hospitalization and without mortality (p = 0.001; p <0.01). There was no statistically significant difference between the serum lactate measurements of the patients according to hospitalization (p> 0.05). The serum lactate levels of the patients with mortality were found to be significantly higher than those without mortality (p = 0.001; p <0.01). The cut off point for serum lactate level in predicting mortality was found to be ≥3.6 mmol / L. The mortality rate was found to be significantly higher in patients with serum lactate level 3,6 mmol / L and above (p = 0,001; p <0,01). Conclusion: The serum lactate level is an important predictor of mortality in emergency department. According to the results of our study, the mortality rate was found to be significantly higher in patients with serum lactate level 3,6 mmol / L and above compared to those with serum lactate level below 3,6 mmol / L. As a result of all these data, we can say that the risk of mortality in patients with serum lactate level 3,6 mmol / L and above is 6.5 fold higher. Serum lactate level is a safe parameter for predicting mortality unselected patients in the emergency department.

Benzer Tezler

  1. Acil servise başvuran kritik bakım hastalarında serum ferritin düzeyinin mortalite ve morbidite üzerine etkisinin araştırılması

    The effect of serum ferritin level on mortality and morbidity in critical care patients admitted to emergency department

    BERK AYBEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Acil TıpEge Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜÇLÜ SELAHATTİN KIYAN

  2. Düşük PESI risk skorlu pulmoner emboli hastalarında bir aylık mortalite ve morbiditeyi etkileyen faktörler

    Factors affecting one month mortality and morbidity in pulmonary embolism patients with low PESI risk scores

    MEVLÜT ÖZDEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İlk ve Acil YardımEge Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF ALİ ALTUNCI

  3. Acil servise sepsis kliniği ile başvuran hastalarda biyokimyasal belirteçlerin kan kültüründe üreyen mikroorganizmaların türünü belirlemedeki rolünün araştırılması

    Investigation of the role of biochemical markers in predicting the type of microorganisms isolated from blood culture in patients presenting to the emergency department with sepsis

    GÜLSÜM İNCE TOPRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEFİSE ÖZTOPRAK ÇUVALCI

  4. Acil serviste akut böbrek yetmezliği tanısı alan hastalarda prognostik belirteçlerin analizi

    Analysis of prognostic markers in patients diagnosed with acute renal failure in the emergency department

    ASİYE MÜMİNAT GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASLIHAN ÜNAL

  5. Akut pankreatit hastalarında ranson kriterlerine laktat eklenmesi ile prognoz tahmini ve hastalık ciddiyeti arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Determination of the relationship between lactate addition to ranson criteria in patients with acute pancreatitis and prognosis prediction and disease severi̇ty

    MUSTAFA POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SADİYE YOLCU