Geri Dön

Postmortem intihar olgularının santral sinir sisteminde Kİ67, glial fibrilar asidik protein ve vitamin D reseptörünün önemi

The significance of Kİ67, glial fibrillary acidic protein and vitamin D receptor in the central nervous system of postmortem suicide victims

  1. Tez No: 541263
  2. Yazar: NEVİN CAVLAK
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDURRAHİM TÜRKOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Adli Tıp, Patoloji, Forensic Medicine, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Hipokampus, vitamin d reseptörü, kaudat nükleus, Hippocampus, vitamin d receptor, caudate nucleus
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fırat Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 47

Özet

İntihar sonucu ölüm trajik bir toplum sağlığı problemidir. Bu ölümlerin bir kısmını majör depresif hastalar oluşturmaktadır. Major depresyon etiyolojisi henüz aydınlığa kavuşturulmasa da hipokampus ve kaudat nükleusun etkili olduğunu düşündüren bazı çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmada postmortem sol hipokampus ve kaudat nükleuslar intihar ederek ölen tedavisiz major depresif olgular (n=7) ile psikiyatrik olarak normal kontrol grubundan (n=6) elde edildi. Hipokampus ve kaudat nükleus Vitamin D Reseptörü (VDR) ve glial fibrial asidik protein (GFAP) antikorlarıyla boyandı. Ki67 antikoru ile hipokampus boyandı. Anterior ve posterior dentat girus (DG) Ki67 pozitif hücre sayısında major depresyon grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Major depresyon grubunda anterior DG'de Ki67 pozitif hücre sayısı ile yaş arasında negatif bir ilişki saptandı. Antreior DG, posterior DG ve kaudat nukleusta GFAP immunreaktif alan fraksiyonunda intihar ve kontrol grubu arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Anterior dentat girusda VDR immunreaktif granüler hücre yüzdesi kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulunurken (p0,05). Sonuç olarak intihar ederek ölen tedavisiz major depresyon olgularında anterior hipokampusta immunohistokimyasal olarak daha fazla değişime uğradığı ve VDR granüler hücrede koruyucu faktör olarak artış gösterdiği kanaatine varıldı.

Özet (Çeviri)

Death by suicide is a tragic public health concern. Some of these victims are patients with major depressive disorder (MDD). Although the etiology of the MDD has not been clarified yet, some studies suggest that hippocampus and the caudate nucleus play effective roles. In this study postmortem left hippocampus and caudate nucleus were collected from suicide victims with untreated MDD (n=7) and psychiatrically normal controls (n=6). The hippocampi and the caudate nuclei were stained with Vitamin D receptor (VDR) and glial fibrillary acidic protein (GFAP) antibodies. The hippocampi were stained with Ki67 antibodies. There were no significant differences between suicide and the control groups in the number of Ki 67 positive cells in the anterior and posterior dentate gyrus (DG) (p>0,05). There was a negative correlation between the number of Ki67 positive cells and age in the suicide in the anterior DG. The area fraction of GFAP immunoreactivity was not significant between groups in the anterior, posterior DG and caudat nucleus (p>0,05). In the anterior DG, but not posterior DG, the granular cell percentage with VDR immunoreactivity was significantly higher compared to that of the control group (p0,05). As a result, it was concluded that the immunohistochemical alterations in the anterior hippocampus were higher in the suicide victims with untreated MDD and there was an increase in the VDR in the granular cells as a protective factor.

Benzer Tezler

  1. İntiharın biyokimyasal belirteçleri olarak beyin omurilik sıvısında S100B proteini ve serotonin düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of S100B protein and serotonin levels in cerebrospinal fluid as suicide biomarkers

    KAMİL HAKAN DOĞAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    BiyokimyaSelçuk Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ÜNALDI

  2. Denizli'de 2013 - 2019 yılları arasındaki asıya bağlı ölümlerin retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of hanging deaths between 2013-2019 in Denizli

    SONER DAĞLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Adli TıpPamukkale Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE KURTULUŞ DERELİ

  3. 2007-2016 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalımızca otopsisi yapılan yüksekten düşmeye bağlı ölümlerin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    During the 10 years period between 2007-2016, Eskişehir Osmangazi Univercity Department of Forensic Medicine retrospektive evaluation of falling deaths in autopsy

    MERYEM ŞENLİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Adli TıpEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KENAN KARBEYAZ

  4. Antalya'da 2011-2020 yılları arasında otopsisi yapılan karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı ölümlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of deaths due to carbonmonoxide poisoning which was autopsed in Antalya between 2011-2020

    MEHMET ALİ YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Adli TıpAkdeniz Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ATILGAN

  5. 12 ve 16 kalibrelik av tüfeklerinde yarım ve tam şokun saçma dağılımına etkisi

    Effect of full and half choke to pellet distribution in 12 and 16 caliber shotguns

    İDRİS DENİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Adli TıpSelçuk Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ŞERAFETTİN DEMİRCİ