Geri Dön

İdiyopatik membranöz nefropati hastalarında ritüksimab tedavisinin klinik sonuçları

Clinical outcomes of rituximab treatment in idiopathic membranous nephropathy patients

  1. Tez No: 558869
  2. Yazar: AHMET MERT YANIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İZZET HAKKI ARIKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: membranöz nefropati, ritüksimab tedavisi, kalsinörin inhibitörü, nefrotik sendrom, renal sağkalım, Böbrek, Böbrek hastalıkları, Kalsinörin, Rituksimab, İnhibitör, membranous nephropathy, Rituximab therapy, calcineurin inhibitor, nephrotic syndrome, renal survival, Kidney, Kidney diseases, Calcineurin, Rituximab, Inhibitor
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç Membranöz Nefropati (MN) diyabetik olmayan erişkinde en önemli nefrotik sendrom (NS) nedenlerinden biridir. Otoimmun bir hastalık olan İdiyopatik veya Primer Membranöz Nefropati (PMN) dünya çapında idiyopatik nefropatinin en sık sebeplerindendir. Hastalığın tedavisinde amaç proteinüri miktarını sürdürebilir bir şekilde düşürmek ve renal sağ kalımı arttırmaktır. Antihipertansif ve antiproteinürik tedaviye rağmen sebat eden proteinürisi olan veya böbrek fonksiyon testlerinde bozulma gözlenen hastalarda immunsupresif tedavi, böbrek fonksiyonlarının korunması amacıyla önerilmektedir. Ritüksimab (RTX) PMN hastalarında remisyonun indüksiyonu ve idamenin sağlaması yanında ciddi yan etkileri olan immunsupresif tedavilerin (IST) dozunun azaltılmasını sağlayarak önemli tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır. Çalışmamızda hastanemiz Nefroloji Polikliniğinde takip edilen İdiyopatik Membranöz Nefropati tanılı hastaların, düşük doz Ritüksimab tedavisine verdikleri klinik yanıtlar değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem Çalışmamızda retrospektif olarak Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji polikliniğinde takip edilen, böbrek biyopsisi ile PMN tanısı almış olan ve 2014-2019 yılları arasında RTX tedavisi uygulanmış 22 hastanın verileri incelenmiştir. Bu hastalara tedavi yanıtsızlığı, relaps ve diğer tedavi seçeneklerinin yan etkilerinden dolayı RTX tedavisi iki doz 500 mg olacak şekilde uygulanmıştır. Hastaların 18'i (%82) daha önce Kalsinörin inhibitörü (KNI) tedavisi altındaydı ve 16 hastada (%73) RTX tedavisi ile beraber düşük doz KNI idame tedavisi verilmiştir. Hastaların proteinüri değerinin böbrek fonksiyonlarında bir kötüleşme olmaksızın <300 mg/gün olması tam remisyon, yine böbrek fonksiyonlarında bir kötüleşme olmadan başlangıç proteinüri değerinin %50'den fazla düşmesi ve ≤3,5 gr/gün olması kısmi remisyon olarak tanımlanmıştır.xi Bulgular Çalışmaya dahil edilen 22 hastanın 5'i kadın (%22,7), 17'si (%77.3) erkektir. Çalışma grubunda tedavi sırasındaki yaş ortalaması 53 ± 12 yıl, vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 27,7 ± 3,3 kg/m2 olarak bulunmuştur. Hastalar merkezimizde ortalama 81,2 ± 43,2 ay takip edilmiştir ve RTX tedavisi verildikten sonra ortalama izlem süresi 25,9 ay ±11,9 aydır. RTX tedavisi sonrası klinik yanıtlar incelendiğinde hastaların tamamının remisyona girdiği görülmüştür. Tam remisyona giren hasta sayısı 8 (%36), kısmi remisyon sağlanan hasta sayısı 14 (%64) olarak saptanmıştır. Tedavi yanıtıyla, tedaviden önce ölçülen serum kreatinin değeri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur RTX tedavisi ile hastaların 24 saatlik idrarda proteinüri, serum albümin ve serum lipid değerlerinde istatiksel olarak anlamlı ölçüde iyileşme olduğu görülmüştür. RTX tedavisi sonrası renal fonksiyonlarda kötüleşme olmadığı görülmüştür. Hastaların 7'sinde nüks görülmüştür ve bunlardan sadece 1 tanesinde tam remisyon yanıtı alınmıştır. Tartışma PMN hastalarında RTX tedavisinin proteinüri düzeyinin azalması, serum albümin düzeyinin yükselmesi ve nihai olarak renal fonksiyonların korunması ve iyileştirilmesinde etkili ve güvenli bir seçenek olarak bulunmuştur. Düşük doz RTX ve düşük doz KNI tedavisi kombinasyonunun, indüksiyonun sağlanmasında etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca bu tedavi kombinasyonuyla ciddi bir yan etki gözlenmemiştir. PMN tedavisinde RTX tedavisi gibi farklı tedavi modaliteleri konusunda daha fazla klinik kontrollü çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanında RTX tedavisinin uygun dozunun belirlenmesine yönelik çalışmalara da gerek vardır.

Özet (Çeviri)

Background Membranous Nephropathy (MN) is one of the most important causes of nephrotic syndrome (NS) in non-diabetic adult. Idiopathic or Primary Membranous Nephropathy (PMN) is an autoimmune disease which is one of the most common causes of idiopathic nephropathy worldwide. The main purpose of the treatment of this disease is to sustainably reduce the amount of proteinuria and to improve renal survival. Immunosuppressive therapy is recommended for the preservation of renal function in patients with persistent proteinuria despite antihypertensive and antiproteinuric therapy or in patients with deterioration in renal function. Rituximab (RTX) is one of the main treatment options in PMN patients and it is also helping to reduce the dose of other immunosuppressive treatments (IST) with serious side effects as well as induction and maintenance of remission. The aim of this study was to evaluate the clinical response of low-dose Rituximab for patients with clinically active idiopathic membranous nephropathy followed-up in our nephrology clinic. Methods In this study, we retrospectively reviewed the data of 22 patients who were followed-up in the nephrology outpatient clinic of Marmara University Medical Faculty, diagnosed with PMN by renal biopsy and treated with RTX between 2014 to 2019. RTX treatment was administered to these patients at two doses of 500 mg after treatment unresponsiveness, relapse and side effects of other treatment options. Eighteen patients (82%) had previously been treated with calcineurin inhibitor (CNI) as induction therapy. Sixteen of the patients (73%) received low-dose CNI maintenance therapy together with RTX. Complete remission is described as proteinuria level <0.3 g/day without detoriation of renal function. Partial remission is described as persistent proteinuria between 0,3-3,5 g/day and >50% reduction in proteinuria from baseline.xiii Results Twenty-two patients included in this study, 5 were female (22.7%) and 17 were male (77.3%). The mean age at the time of treatment was 53 ± 12 years and the mean body mass index (BMI) was 27.7 ± 3.3 kg / m2 in the study group. The mean followup period of the patients was 81.2 ± 43.2 months (25.9 months ± 11.9 months after RTX treatment). RTX treatment caused a statistically significant improvement in 24- hour urine proteinuria, serum albumin and serum lipid levels (p: 0.001). When the clinical responses after RTX treatment were examined, it was seen that all patients were in remission. The number of the patients in complete remission was 8 (36%) and the number of the patients with partial remission was 14 (64%). Treatment response was better in patients with preserved renal function. Seven patients had recurrence and only one of them had complete remission response with previous RTX therapy. Discussion In patients with PMN, RTX treatment has been found to be an effective and safe option for decreasing proteinuria, increasing serum albumin and ultimately preserving and improving renal function. It seems that low dose RTX and low dose CNI combination therapy could be more effective to induce remission without significant side effects. Otherwise, RTX therapy could also helpful in reducing possible side effects of other ISTs by decreasing their doses. Further controlled trails are needed for different treatment modalities such as RTX treatment in PMN treatment. In addition, more studies are needed to determine the appropriate dose of RTX treatment.

Benzer Tezler

  1. Primer (idiopatik) membranöz nefropati tanılı hastalarda demografik özellikler, M tipi fosfolipaz A2 reseptör antikor (anti-PLA2R) düzeyi, klinik bulgular ve tedavi rejimlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of demographic characteristics, M type phospholipase A2 receptor antibody (anti-OLA2R) level, clinical findings and treatment regimens in patients with primary (idiopathic) membranous nephropathy

    RUKİYE DİLARA TEKİN UZMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL YAZICI

  2. İmmün trombositopenik purpuralı hastaların klinik, laboratuvar bulguları ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi

    Clinic, laboratory findings and treatment results of immune trombocytopenia purpuric patients

    SEHER YILDIZ TACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Hematolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİHA NALÇACI

  3. Membranöz glomerülonefritli hastalarda klinik seyir, laboratuvar ve prognostik faktörlerin değerlendirilmesi

    Clinical presentation and evaluation of prognostic factors in patients with membranous glomerulonephritis

    MURAT ÖZDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    NefrolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YASEMİN ERTEN

  4. Membranöz nefropati tanılı hastaların klinik, patolojik bulguları ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi

    Evaluation of the clinical, pathological findings, and treatment outcomes of patients diagnosed with membranous nephropathy: Single-center experience

    GAMZE COŞKUN KILINÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NefrolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EBRU GÖK OĞUZ

  5. Anti-fosfolipaz A2 reseptör antikorlarının membranöz nefropati tanısı konan hastalardaki konsantrasyonu ve klinik seyire etkisi

    The concentration of anti-phospholipase A2 receptor antibodies in patients diagnosed with membranous nephropathy and their effect on clinical course

    EMRE ÖZGEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    BiyokimyaSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV KURAL