Geri Dön

Proteinüri ile seyreden böbrek hastalıklarında aşırı yüksek hesaplanan kreatinin klirensinin, glomerül filtrasyon hızında gerçek bir artışı temsil edip etmediğinin ve uzun vadede böbrek fonksiyonlarına etkisinin araştırılması

Investigation of the effect of excessively high dose creatinine clearance on proteinuria-induced kidney ratios to A real rate of glomerular filtration and long-term renal function

  1. Tez No: 568374
  2. Yazar: MERVE TUTAL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALPER SOYLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Nefrolojisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: 69

Özet

Giriş: Proteinüri, altta yatan primer hastalığın bir bulgusu olmasının yanı sıra, nefronlara hasar veren başlıca bir etkendir. Ayrıca, hiperfiltrasyona (CCr 150 ml/dk/1.73 m2), intraglomerüler ozmotik basıncı artırıp glomerüler hipertansiyona yol açarak da katkıda bulunmaktadır. Hiperfiltrasyon tayininde birçok yöntem geliştirilmiş olup klinikte en sık kullanılan kreatinin klirensidir (creatinine clearance, CCr). Fakat, birçok faktörden etkilebildiğinden glomerüler filtrasyon hızı (glomerular filtration rate, GFR) tayininde farklı endojen ve eksojen belirteçlerin kullanılması önerilmektedir. Amaç: Proteinürisi olan hastalarda aşırı yüksek saptanan CCr'i değerlerinin, düşük serum kreatinin düzeyleri ile birlikte düşük serum albumin düzeylerinin oluşturduğu düşük glomerüler onkotik basıncın bir sonucu olduğunu gösterilmesi amaçlanmıştır. Ek olarak, kreatininden daha güvenilir bir belirteç olan serum sistatin C düzeyleri ile de aşırı yüksek düzeylerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının gösterilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı tarafından proteinüri nedeniyle takipli 3-18 yaş arası 71 hasta ile 10 kişiden oluşan kontrol grubu dahil edildi. Hastaların başvuru anında, 3., 6., 12. ayları ve izlem süresince yıllık değerleri ile Test anındaki antropometrik ölçümleri ile birlikte serum kreatinin, serum albumin, proteinüri miktarı ve CCr değerleri kaydedildi. Test anında, tüm hastalara serum sistatin C düzeyi bakılarak eGFRcysC hesaplandı. Bulgular: Çalışma grubu üçe ayrılmış olup, remisyonda (grup 1) 52 (%73,2), atakta olan (grup 2) 8 (%11,2), izole proteinürisi olan (grup 3) 11 (%15,4) hasta ile 10 kontrol grubu hastası bulunmaktaydı. Grup 2'deki hastaların düşük serum kreatinin ortalamaları 0,3±0,3 mg/dL, düşük serum albumin ortalamaları 2,3±0,7 g/dL, yüksek proteinüri miktarları ortalamaları 173 ±119 mg/m2/sa ve yüksek CCr ortalamaları 262 ±128 ml/dk/1.73 m2 diğer gruplardan anlamlı ölçüde farklılık göstermekte idi. Fakat serum sistatin C ve eGFRcysC arasında anlamlı fark görülmedi. Aynı şekilde, test anında hiperfiltrasyonu olan hastaların olmayanlara göre kreatinin klirensleri (CCr) ve proteinüri miktarları yüksek, serum kreatinin ve serum albumin düzeyleri düşük iken, sistatin C ve eGFRcysC arasında anlamlı fark saptanmadı (p

Özet (Çeviri)

İntroduction: Proteinuria is a primary cause of underlying disease, as well as a major cause of damage to nephrons. In addition, hyperfiltration (CCr 150 ml / min / 1.73 m2) contributes to glomerular hypertension by increasing intraglomerular osmotic pressure. Many methods have been developed for the detection of hyperfiltration and it is the most commonly used creatinine clearance in the clinic. However, it is recommended to use different endogenous and exogenous markers in the determination of glomerular filtration rate (GFR) as creatinine clerance (CCr) may affect many factors. Aim: It has been aimed to show that the excessively high CCr values in patients with proteinuria are a result of decreased serum creatinine levels due to increased tubular secretion and low glomerular oncotic pressure caused by decreased serum albumin levels. In addition, serum cystatin C levels, which is a more reliable marker than creatinine, were used to show whether excessive levels reflect the truth. Methods: The study group consisted of 71 patients aged 3-18 years who were followed up by Dokuz Eylül University Department of Child Nephrology for proteinuria and control group consisting of 10 people. At admission, 3., 6., 12. months and annually mean values of serum creatinine, serum albumin, proteinuria levels and CCr were recorded. eGFRcysC was calculated by looking at serum cystatin C level in all patients at the time of study. Results: The study group was divided into three groups, with remission (group 1) 52 (73.2%), with attack (group 2) 8 (11.2%), with isolated proteinuria (group 3) 11 (15.4%) patients 10 control group patients. The mean serum creatinine levels of patients in Group 2 were 0.3±0.3 mg / dL, low serum albumin levels' average was 2.3 ± 0.7g/dL, high proteinuria levels were found to be mean 173±119 mg /m2/h and high CCr' ranged from 262 ± 128 ml /min /1.73 m2 to other groups. However, no significant difference was observed between serum cystatin C and eGFRcysC. Likewise, CCr and proteinuria levels were higher, serum creatinine and serum albumin levels were lower in patients with hyperfiltration at the time of test, whereas cystatin C and eGFRcysC were not significantly different (p

Benzer Tezler

  1. Identification and characterization of a new mosquitocidal Bacillus sphaericus and its toxin proteins

    Sivrisinek öldürücü yeni bir suş olan Bacillus sphaericus ve toksin proteinlerinin tanımlanması ve karakterizasyonu

    FATİH ÇAKAR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2014

    BiyoteknolojiYeditepe Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİKRETTİN ŞAHİN

  2. Spontan bakteriyel peritonitde etken mikroorganizmalar, üremede etkili faktörler ve antibiyotik duyarlılığı

    Spontaneous bacterial peritonitis: causative microorganisms, factors influencing the bacterial growth in ascitic fluid culture and antibiotic susceptibility

    TOLGA YAKAR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    GastroenterolojiBaşkent Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENDER SERİN

  3. Preeklamptik gebelerde magnezyum sulfat uygulanmasının kanama zamanı üzerine etkisi

    Effecet of magnesium sulphate on bleeding time in preeclamptic pregnancies

    BELGİN DEVRANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. VEDAT ERKAN DAYICIOĞLU

  4. Deneysel hipertiroidi oluşturulmuş gebe sıçanların uterus ve plasenta dokularında osteonektin (SPARC) ve TGFβ-1 dağılımının immünohistokimyasal olarak incelenmesi

    The immunohistochemical analysis of osteonectin (SPARC) ve TGFβ-1 distribution in the placenta and uterin tissues of pregnant rats with experimentally induced hyperthyroid

    RUKİYE KARABACAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Histoloji ve EmbriyolojiTrakya Üniversitesi

    Morfoloji (Histoloji ve Embriyoloji) Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TURAN KARACA

  5. Çocukluk çağı nüks akut lösemi hastalarında tüm genom analizleri

    Whole genome analysis in relapsed childhood acute leukemia

    YÜCEL ERBİLGİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Genetikİstanbul Üniversitesi

    Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR ÖZBEK