Antiplatelet tedavi alan koroner arter hastalarında erken dönem gastrointestinal kanama riski ve etkileyen faktörler
Risk of early gastrointestinal bleeding in coronary artery patients undergoing antiplatelet therapy and affecting factors
- Tez No: 571873
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYHAN HİLMİ ÇEKİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: Gastrointestinal kanama, antiagregan tedavi, koroner arter hastalığı, Antikonvülsanlar, Epilepsi, Gastrointestinal hemoraji, Hemorajiler, Kalp hastalıkları, Koroner hastalık, Risk faktörleri, Gastrointestinal bleeding, antiaggregant therapy, coronary artery disease, Anticonvulsants, Epilepsy, Gastrointestinal hemorrhage, Hemorrhage, Heart diseases, Coronary disease, Risk factors
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Çalışmamızda koroner arter hastalığı nedeni ile antiagregan tedavi başlanan hastaların gastrointestinal kanama riskinin ve bu riski etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tek merkezli, prospektif, kesitsel ve gözlemsel olarak yapılmış ve hastalar 1 yıl takip edilmiştir. Kardiyoloji Kliniği'nde koroner arter hastalığı nedeni ile klopidogrel, ticagrelor veya prasugrelden birinin başlandığı, 1 yıl boyunca ilacı kullanan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, yatış tanıları ve bulguları, komorbiditeleri, kullandıkları ilaçlar, gastrointestinal hastalık öyküleri incelenmiştir. Hastaların 1, 3, 6 ve 12'nci ayda klinik olarak kontrolleri yapılarak elde edilen veriler istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. BULGULAR: Toplam 1000 hasta ile çalışmaya başlanmış olup 74 hasta çeşitli nedenlerden dolayı takibi bıraktığı için 926 hasta 1 yıllık takibi tamamlayarak çalışmaya dahil edilmiştir. Bu 926 hastanın 24'ünde (%2,6) GİS kanama gelişmiş ve kullandıkları antiagregan ilaçlar arasında kanamaya neden olma açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. GİS kanama gelişen hastalarda kronik böbrek hastalığı bulunma yüzdesi GİS kanama gelişmeyen hastalara göre istatistiksel olarak daha yüksek bulundu (p=0,003). GİS kanama geçirenlerde paradoksik olarak ASA tedavisi uygulanan hasta yüzdesinin daha düşük olduğu görüldü (p=0,036). Takip sırasında dispeptik yakınma (OR:3,804; %95 CI: 1,59-9,1; p=0,003) ve Hgb değerinde düşme olan (OR:10,558; %95 CI: 4,202-26,53; p<0,001) hastalarda GİS kanama gelişimi riskinin daha yüksek olduğu saptandı. Kontrollerde dispeptik yakınma gelişen hastalarda GİS kanama geçirme riskinin 3,8 kat, Hgb değerinde düşme olanlarda ise kanama gelişimi 10,56 kat arttığı gözlendi. Orta-ağır şiddette GİS kanama geçiren hastaların yaş ortalamalarının (72±14,54) hafif şiddette GİS kanama geçiren hastalara göre (57,55±13,15) istatistiksel olarak daha yüksek olduğu tespit edildi (p=0,019). SONUÇ: Çalışmamızda koroner arter hastalığı tanısı ile antiagregan tedavi başlanan hastalarda kullanılan antiagreganlar arasında GİS kanamaya yol açma açısından anlamlı fark saptamadık. Antiagregan kullanımının kronik böbrek hastalığı bulunanlarda daha sık, yaşlı hastalarda daha şiddetli GİS kanamaya yol açması nedeniyle bu hastaların daha yakın takip edilmesi gereklidir. Antiagregan başlanan hastaların takipleri sırasında dispeptik yakınma ve hemoglobin değerlerinde 1 gr/dL'den fazla düşme tespit edilmesi GİS kanama gelişmesi açısından prediktif bir belirteç olarak kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Risk of Early Gastrointestinal Bleeding in Coronary Artery Patients Undergoing Antiplatelet Therapy and Affecting Factors AİM: In this study, we aimed to evaluate the risk of gastrointestinal bleeding and the affecting risk factors in patients undergoing antiaggregant therapy for coronary artery disease. MATERIALS AND METHODS: The study was conducted as a single-center, prospective, cross-sectional and observational study in the Health Sciences University, Antalya Training and Research Hospital and the patients were followed up for 1 year. Patients who had taken the medication for 1 year and had started clopidogrel, ticagrelor or prasugrel due to coronary artery disease in the Cardiology Clinic were included in the study. Patients' demographic characteristics, hospitalization diagnoses, findings, comorbidities, gastrointestinal disease history and medications used by patients were evaluated. The data obtained by clinical controls of the patients at 1st, 3rd, 6th and 12th months were analyzed by appropriate statistical methods. RESULTS: A total of 1000 patients were started to work with, and since 74 patients were discontinued for various reasons, 926 patients' one year follow up was completed and included in the study. 24 (2.6%) of these 926 patients developed GIS bleeding and there was no statistically significant difference in terms of causing bleeding between the antiaggregant drugs were they used. The percentage of chronic renal disease was significantly higher in patients with GIS bleeding than those without GIS bleeding (p = 0.003). Paradoxically, the percentage of patients who had ASA treatment was lower in patients with GIS bleeding (p = 0.036). The risk of GIS bleeding was higher in patients with dyspeptic complaints during follow-up (OR: 3,804; 95% CI: 1.59-9.1; p = 0.003) and decreased Hgb value (OR: 10.558; 95% CI: 4,202-26.53; p <0.001). It was observed that the risk of GIS bleeding increased 3.8 times in patients who developed dyspeptic complaints at the controls, and the bleeding development increased 10.56 times in patients with decreased Hgb value. The mean age of patients with moderate to severe GIS bleeding (72±14,54) was found to be statistically higher than those with mild GIS bleeding (57,55±13,15) (p = 0.019). CONCLUSION: In our study, we did not find any significant difference between the antiaggregants used in patients with coronary artery disease in terms of GIS bleeding. Since the use of antiaggregants causes more frequent GIS bleeding in patients with chronic kidney disease and more severe GIS bleeding in older patients, these patients should be followed up more closely. Detection of dyspeptic complaints and decreases in hemoglobin values of more than 1 g / dL during the follow-up of patients with antiaggregant therapy can be used as a predictive marker for GIS bleeding.
Benzer Tezler
- Styme hastalarında trombolitik tedavi sonrası reperfüze olan stabil hastalarda kag zamanına göre altı aylık prospektif takipte mortalite ve morbidite oranlarının saptanması
Six month prospective fallowing of stable stemi patients reperfused with thrombolytic thearpy, mortality and morbidity rates regarding CAG time
SALİH KILIÇ
- Çukurova bölgesinde kronik iskemik kalp hastalığında aspirin direnci sıklığı ve tedavi değişikliğinin trombosit fonksiyonları ve prognoz üzerine etkisi
Frequency of aspirin resistance in patients with chronic ischemic heart disease in Çukurova region and treatment change effects on the platelet functions and prognosis
DURMUŞ YILDIRAY ŞAHİN
- Antitrombositik tedavi alan koroner arter hastalarında direnç sıklığının araştırılması
Comparision of resistance rates in coronary artery patients with antitrombotic treatment
GİZEM TÜRKEL
- Nöroloji kliniğine başvuran yaşlı hastalarda uygunsuz ilaç kullanımının stopp kriterleri ile tıme-to-stop kriterleriaçısından karşılaştırılması
Comparison of inappropriate medication use in the elderly admitted to the neurology clinic in terms of stopp criteria and time-to-stop criteria
TÜLİN BALÇIK
- ST segment yükselmesiz miyokart enfarktüsü nedeni ile hastaneye başvuran ve erken girişimsel strateji uygulanan hastalarda tikagrelor ön yükleme stratejisi ile işlem sırasında yükleme stratejisinin peri-prosedürel miyonekroz üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Impact of preloading strategy with ticagrelor on periprocedural myocardial injury in patients with non-ST elevation acute coronary syndromes undergoing early invasive strategy
ORHAN FURKAN KARACA