Geri Dön

Hiperkalsiuri ile idrar N-asetil beta-D glukozaminidaz arasındaki ilişkinin araştırılması

Investigation of relationship between hypercalciurna and urinary N-astyl beta-D glucosaminidase

  1. Tez No: 59535
  2. Yazar: SALİH KAVUKÇU
  3. Danışmanlar: PROF.DR. ÜMİT SAATÇI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Asetilglükozaminidaz, Diabetes mellitus, Hiperkalsiüri, İdrar, Acetylglucosaminidase, Diabetes mellitus, Hypercalciuria, Urine
  7. Yıl: 1997
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Böbrek taş hastalığı ve nefrokalsinozis komplikasyon olarak bildirilmiş olmasına kjarşın,“idiopatik hiperkalsiüri'li çocuklarda prognoz henüz açıklık kazanmamıştır. Glomerüllerden filtre olan kalsiyumun % 40'ı proksimal tübüllerden geri emilmektedir. N- asetil p-D glukozaminidaz (NAG) proksimal renal tübül epitelinde hasarı gösteren lizozomal bir enzimdir. Bu çalışmanın amacı, iatrojenik, diabetik ve idiopatik hiperkalsiürili çocuklarda, iperkalsiüri ile idrar NAG aktiviteleri arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Hiperkalsiüri oluşturmak üzere 75 mg/kg/gün kalsiyum, 20.000 Ü/kg/gün D3 vitamini 15 gün süre ile uygulanan yedi tavşandan (Orytolagus cuniculus-NZW-) uygulama öncesinde ve sonrasında serum kalsiyumu, fosfor ve alkalen fosfataz ile 24 saatlik idrarda kalsiyum ekskresyonu ve NAG / kreatinin düzeyleri ölçüldü. Olguların uygulama tamamalandıktan sonra böbrekleri makroskopik ve mikroskopik olarak değerlendirildi. Benzer işlemler, yedi tavşandan oluşturulan ve plasebo verilen kontrol grubuna da uygulandı. İlaç uygulamasına başlanmadan önce olguların ortalama serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve günlük kalsiyum ekskresyonu düzeyleri sırası ile 10.8 ±1.5 mg/dl, 4.6 ± 0.6 mg/dl, 138 ± 57.1 IU/L ve 22.3 ± 8.3 mg/kg/gün olup, uygulama sonrasında serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve günlük kalsiyum ekstresyon düzeyleri sırası ile 12.2+1.3 mg/dl, 6.7 ± 0.7 mg/dl, 70.1 ± 33.2 IU/L ve 46.8 ± 22.5 n|ıg/kg/gün olarak saptandı. Kontrol grubunda plasebo öncesinde ortalama serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve günlük kalsiyum ekskresyon düzeyleri sırası ile 10.6 ± 1J.2 mg/dl, 4.9 ± 0.8 mg/dl, 140.7 ± 49.3 IU/L ve 18.4 ± 9.6 mg/kg/gün olup; plasebo sjonrasında ise sırası ile 10.4 ± 1.1 mg/dl, 4.3 ± 0.7 mg/dl, 146.6 ± 50.3 IU/L ve 21.4 ± 7.6 mg/kg/gün olarak elde edildi. Değerler arasındaki fark araştırıldığında, çalışma grubunda u|ygulama başlangıcında ve sonunda serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve günlük idrar kalsiyum ekskresyon değerleri istatistiksel olarak farklı bulunmuştur (p<0.05). İdrar NAG/kreatinin değerleri ilaç uygulanmadan önce 0.5±0.1mÜ/mg iken, uygulamadan sonra 6.4±1.5 mü/mg olup aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.01). Çalışma grubunda tedavi sonucunda elde edilen.serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve idrar NAG /kreatinin ve kalsiüri düzeyleri kontrol grubundaki plasebo sonrasındaki değerlerden anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). Değerler arasındaki ilişkiler incelendiğinde idrar NAG/kreatinin ile günlük kalsiyum ekskresyonu arasında önemli pozitif ilişki saptanmıştır (r:0.9, p<0.05). Çalışma grubundaki olguların biri dışında diğerlerinde (%85.7) nefrokalsinozis tesbit edilmiştir. 27ile 14 Çalışmanın ikinci bölümünde”absorptif formda idiopatik hiperkalsiüri olan 10 çocuk kontrol grubunu oluşturan, idrar kalsiyum ekskresyonu 4 mg/kg/gün'ün altında bulunan çocuk ele alınmıştır. Ultrasonografi incelemelerinde nefrokalsinozis ve böbrek taş habtalığı saptanmayan olguların konvansiyonel yöntemlerle yapılan böbrek fonksiyon tesitleri normal sınırlar içinde bulunmuştur. Hasta ve kontrol grubundaki olguların yaş ortalamaları sırası ile 5,9±1,1 ve 5,4 ± 1,2 yıl; kalsiüri düzeyleri 5,88±1,67 ve 1,54±0,74 mcj/kg/gün; idrar NAG/kreatinin aktiviteleri 2,5±0,9 ve 11,6±5,3 mU/mg olarak saptanmıştır. Her iki grubun kalsiyum ekskresyonları arasındaki fark anlamlı olmasına karşın (p<0,0005), yaş ve idrar NAG aktiviteleri ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır, (p >0,05) idrar kalsiyum ekskresyonu ile NAG/kreatinin aktivitesi arasındaki ilisjkinin anlamlı olmadığı ortaya çıkmıştır. (r:0.12, p>0.05). Klinik ve rutin laboratuvar yöntemleri ile nefropati düşünülmeyen 18 Insüline bağımlı diabetes mellitus(IDDM) olgusunda ve 14 sağlıklı kontrol grubunda böbrek fonksiyonları ysjnında glikozüri, idrar NAG aktiviteleri, mikroalbuminüri ve kalsiüri araştırıldı. Tüm olgularda konvansiyonel böbrek fonksiyon testleri normal sınırlarda olup, çalışma ve kontrol grubunda sırası ile glikozüri 502.16±50.04, 324.22±22.20 mg/gün, NAG/kreatinin 0.10±0.04, 0.040.02 U/mg, mikroalbuminüri 10.52±4.24, 6.99±2.12 mg/gün, kalsiüri 3.36±2.62, 2.13±0.58 mg/kg/gün bulundu. Grupların glikozüri ve kalsirüri düzeyleri arasında anlamlı fark olup (sırası ile p<0.001, p<0.05), çalışma grubunda glikozüri ile kalsiüri (r:0.4, p<0.05), glikozüri ile albuminüri (r:0.4, p<0.05) arasında anlamlı ilişki saptandı. NAG/kreatinin ile kalsiüri ve mikroalbuminüri arasında anlamlı ilişki bulunmadı. ı Sonuç olarak; tavşanlarda direkt radyografilerle ayırt edilemeyen ancak hiptopatolojik olarak saptanan, iatrojenik hiperkalsiüri'ye sekonder nefrokalsinozis mjeydana geldiğinde, irdar NAG aktivitelerinde anlamlı artış elde edilmekte ve bu değerler hiperkalsiüri ile anlamlı pozitif ilişki göstermektedir. Ultrasonografik yöntemlerle nşfrokalsinozis ayırtedilemeyen absorptif formdaki idiopatik hiperkalsiürili çocuklarda idrar NAG aktivitelerinde artış saptanmamıştır. Ancak bu olguların izlem sırasındaki idrar NAG aktivitelerindeki artış, gelişmekte olan bir nefrokalsinozisin öncül bulgusu olabilir. 28

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Hiperkalsiüri ve/veya böbrek taşı tanısı almış hastalarda idrar KIM-1, NGAL ve IL-18 düzeylerinin erken böbrek hasarını belirlemedeki rolü

    Evaluation the role of urinary KIM-1, NGAL and IL-18 levels in determining the early renal injury in cases of Hypercalciuria and / or renal calculi in pediatric patients.

    YAŞAR KANDUR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OĞUZ SÖYLEMEZOĞLU

  2. Üriner sistemde kullanılan double J stentlerde enkrustasyonoluşumunun idrar metabolitleri ile ilişkisi

    The relationship between encrustation formation on double Jstents used in the urinary system and urine metabolites

    EMRE ALBAYRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    ÜrolojiHacettepe Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERDAR TEKGÜL

  3. Çocuk üriner sistem taş hastalığı etyolojisinin multigen paneli ile belirlenmesi ve metabolik tarama ile değerlendirilmesi

    Determination of etiology of pediatric urinary stone disease by multigen panel and evaluation with metabolic screening

    ELNUR ZIYADOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    ÜrolojiÇukurova Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAT SATAR

  4. Çocuklarda üriner sistem taşlarının etiyopatogenezi ve klinik seyri

    Etiopathogenesis and clinical course of urinary tract stones in children

    SERDAR AL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ILMAY BİLGE

  5. Üriner sistem taş hastalığı olan çocukların retrospektif değerlendı̇rı̇lmesi

    Retrospective evaluation of children with urinary tract stone disease

    İSMAİL ERSAN CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    NefrolojiGaziantep Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE BALAT