Foto-realizm'de insan-mekân ilişkisi bağlamında saklı mekânların paslı yüzü
In the context of human-space relations in photo-realism the rusted face of hidden spaces
- Tez No: 607546
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA SALİM AKTUĞ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Güzel Sanatlar, Fine Arts
- Anahtar Kelimeler: Emek, Foto-gerçekçilik, Hipergerçeklik, Kapitalizm, Resimler, İnsan-mekan ilişkisi, İşçiler, Labour, Photo-realism, Hyperreality, Capitalism, Pictures, Human-space relationship, Workers
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Güzel Sanatlar Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Resim Ana Sanat Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Foto-gerçekçi ya da hiper-gerçekçi resimler ilk olarak 1960'lı yılların sonlarında galerilerde sergilenmeye başlanmıştır. 1970'te New York Whitney Museum of Art önemli bir sergi düzenleyerek“22 Gerçekçi”sanatçıyı tanıtmıştır. Louis K. Meisel sergiden sonra çoğunluğu bu sanatçıların çalışmalarından oluşan ve“Foto-gerçekçilik”adını verdiği bir katalog hazırlamış, bu katalogda foto-gerçekçilik için beş maddeli bir tanım yapmıştır. 1970'li yılların başında detaycılık konusunda fotoğraftan daha titiz oldukları iddiasıyla bu akımın sanatçıları, Amerika'nın caddelerini, gökdelenlerini, mağazaları ve vitrinlerini, havuzlu villalarını, araba ve motosikletlerini, kısacası kapitalizmle birlikte var olan ne varsa, tüm bu unsurları tablolarında, duygudan yoksun bir şekilde resmetmişlerdir. Foto-realizm akımı içerisinde özellikle insan ve mekân ilişkisine farklı bir bakış açısı getirmiş ve resimlerinde verdikleri etki günlük hayat içerisinde akıp giden insan yaşamının tüm bu ruhsuz mekânlarda nasıl sıradanlaştığıdır. Bu anlayışa bir tepki olarak“Saklı Mekânların Paslı Yüzü”başlığı altında foto-realist resim dili kullanarak, kaybolmaya yüz tutmuş, emekçilerin yaşamlarını sürdürdükleri mekânları konu edinilmiştir. Bu mekân sahiplerinin kapitalizmin vahşi tarzına karşı mücadele verdikleri, özellikle sanayi bölgelerinde yer alan, duygu ve anlam yüklü, emeğin, alın terinin, mücadelenin, işçiliğin, paylaşmanın, izlerini taşıyan mekânlar çalışmalara taşınmıştır. Bu çalışmanın vermek istediği mesaj; gün geçtikçe, şehrin ve toplumun hafızasını temsil eden, bu mekânların, yerlerini alan ruhsuz beton yığınlarına birbirinin yüzüne bile bakmaktan kaçınan insanların doluştuğu alışveriş merkezlerine, içlerinde insanların birbirinden habersiz yaşadıkları sitelere, özetle modern hayatının yıkıcı, etkilerine karşı bir tepki şeklinde ifade edilebilir.
Özet (Çeviri)
Photo-realistic paintings were first exhibited in galleries in the late 1960s.In 1970, the Whitney Museum of Art in New York organized an important exhibition and introduced“22 Realistic”artists.After the exhibition, Louis K.Meisel prepared a catalogue of the works of these artists, which he called“Photo-realism”, and made a five-point definition for photo-realism in this catalogue.In the early 1970s, the artists of this movement, claiming to be more meticulous about detailing than photography, are the ones who have built their streets, skyscrapers, shops and storefronts, villas with pools, cars and motorcycles, in short. Whatever exists with capitalism, they painted all these elements in their paintings, lacking emotion.Photo-realism has brought a different perspective to the relationship between people and space, especially in the human and space relationship, and the effect they give in their paintings is how human life flows in everyday life becomes ordinary in all these soulless places. In response to this understanding, using photo-realist painting language under the heading“Rusty Face of Hidden Spaces”, it was about the places where workers were lost and kept their lives alive.The places where these owners are fighting against the wild style of capitalism, especially in industrial areas, with emotion and meaning, labor, sweat, struggle, labor, labor, sharing, and the places that bear the traces have been moved to the works.The message this work wants to give is that you're not going to be able to do that The shopping malls, which represent the memory of the city and society, and the people who avoid even looking at each other in the face of the soulless concrete piles of these spaces, in which people live unaware of each other. sites can be expressed in a retribution to the destructive effects of modern life in a nutshell.
Benzer Tezler
- İç mimari görselleştirmelerin fotogerçekçi etki bakımından incelenmesi
Examination of interior architectural visualizations from photorealistic impact
HALİL AMASYALI
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
İç Mimari ve DekorasyonMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesiİç Mimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. ÖZKAL BARIŞ ÖZTÜRK
- Teknoloji bağlamında günümüz insanına kavramsal sanat uygulamaları ile eleştirel bakış
Critical view of modern man through conceptual art practices in terms of technology
HAKAN AKSOY
- Sayısal tekniklerin an fotoğrafı üzerine etkileri
The effect of numeric techniques on moment photographs
SÜEDA ERDOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Sahne ve Görüntü SanatlarıBeykent Üniversitesiİletişim ve Tasarım Ana Sanat Dalı
YRD. DOÇ. DR. BARIŞ ATİKER
- 1960 sonrası fotogerçekçi eğilimler ve Çağdaş Türk Resim Sanatına etkileri
Photo-realistic trends after 1960 and its effects on Contemporary Turkish Painting
RESUL ÜNLÜ
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Güzel SanatlarKırıkkale ÜniversitesiGüzel Sanatlar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSA ELİRİ
- Ara Güler poetikası ve şiirleştirme deneyimi
Ara Güler's poetics and experience of poeticization
ŞÜHEDA BİLGE ÇAM
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
FelsefeYıldız Teknik ÜniversitesiSanat ve Tasarım Ana Sanat Dalı
DOÇ. DR. BURCU BÖCEKLER