Lokal mikrotitreşim ve pulslu elektromanyetik alanuygulamasının kemik kırığı üzerine etkilerininkarşılaştırılması
Comparison of the effect of local microvibration andpulsed electromagneti̇c field application on bonefracture
- Tez No: 616355
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HAKKI MURAT BİLGİN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Fizyoloji, Orthopedics and Traumatology, Physical Medicine and Rehabilitation, Physiology
- Anahtar Kelimeler: Elektromanyetik alanlar, Mekanik titreşim, Tibial kırıklar, Electromagnetic fields, Mechanical vibration, Tibial fractures
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dicle Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Fizyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kemik kırık iyileşmesinde konvansiyonel tedavi yöntemlerine yardımcı ve iyileşmeyi hızlandırıcı etkisi olan bilimsel metotlarla ilgili çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Son zamanlarda en popüler olanları arasında yer alanlardan ikisi Pulslu Elektromanyetik Alan (PEMA) ve Düşük Yoğunluklu Yüksek Frekanslı (DYYF) titreşim uygulamalarıdır. Biz de daha ileri çalışmalara gerek duyulan bu uygulamaları tez konusu olarak belirledik. Toplamda 30 adet Sprague-Dawley sıçan 3 gruba ayrıldı ve hayvanlarda kapalı lineer kırık hattı oluşturuldu. Birinci grup DYYF titreşim (TG), ikinci grup Pulslu Manyetik Alan (PEMA) ve üçüncü grup da kontrol (KG) olarak belirlendi. Birinci gruba DYYF titreşim tarafımızca geliştirilmiş olan“bilezik metodu”aracılığıyla verildi. İkinci gruba günde üç buçuk saat PEMA uygulaması yapıldı. Tüm uygulamalar 21 gün sürdü. Kontrol grubuna ise herhangi bir uygulama yapılmadı. Sonuçlar, röntgen ve serum osteokalsin seviyelerine bakılarak değerlendirildi. Tedavinin 7. ve 21. günlerinde çekilen grafiklerle radyolojik olarak kallus dokusun varlığı/yokluğu açısından değerlendirildi. İstatistiksel değerlendirmede Mc-Nemar testi kullanıldı ve tedavi uygulanan PEMA ve TG gruplarında kallus dokusunun varlığı anlamlı bulunmuşken (p≤0,05), kontrol grubunda anlamlı bulunmamıştır (p> 0,05). TG, PEMA ve KG; Osteokalsin (Ortalama ± SD) değerleri açısından karşılaştırıldığında aralarındaki fark önemli derecede anlamlı bulunmuştur (p<0,017). TG ve PEMA grupları kendi aralarında karşılaştırıldıklarında ikisi arasındaki fark anlamlı bulunmadı (p>0,001); TG, KG karşılaştırıldığında fark önemli derecede anlamlı bulundu (p≤0 ,001); PEMA, KG karşılaştırıldığında da aralarındaki fark anlamlı bulunmuştur (p≤0 ,001). Yaptığımız çalışmada röntgen sonuçları ile osteokalsin seviyeleri açısından baktığımızda hem PEMA'nın hem de DYYF titreşimin kemik kırıklarında birbirine yakın düzeylerde olumlu etkisinin olabileceğini bulduk.
Özet (Çeviri)
The effectiveness of various therapeutic methods on bone fractures have been demonstrated in several studies. The popular of them are Low Magnitude High Frequency Vibration and Pulsed Magnetic Fields. In this study, we used 30 Sprague-Dawley rats and made a linear fracture on their tibias. We divided rats into three groups. The first one is low magnitude high frequency vibration group (VG), the second one is pulced electromagnetic field (PEMFG) group and the third one is control group (CG). We applied vibrations to rat tibia for 15 min/day by means of“bangle method”that we developed. We applied pulced electromagnetic field for 3,5 hours/day with a faraday cage. Nothing was applied to control group. We took the x-rays at 7 and 21 days after the end of the tissue healing process. The x-ray results were evaluated whether there was callus tissue or not. Mc- Nemar test was used for statistical analyses; there were statistically significant differences between PEMFG and VG when compared to CG about the existence of the callus tissue (p≤0,05). Kruskal-Wallis test was used for the statistical analysis of serum levels of osteocalcin in comparison with each of the three groups. Mann-Whitney test was used in pairwise comparison of groups. VG and PEMFG groups were compared with each other and the difference is not statistically significant (p >0.001). There was a statistically significant difference between the groups of VG and CG (p≤0,001). There was also a statistically significant difference between the groups of PEMFG and CG (p≤0, 001). In conclusion, the application of direct LMHF vibration and PEMA on the fracture promoted bone formation and healing almost equal levels.
Benzer Tezler
- Titanyum köpük malzemelerin üretilmesi ve termal özellikleri ile korozyon davranışının incelenmesi
Production of titanium foam materials and investigation of their thermal properties and corrosion behavior
BETÜL DEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Metalurji MühendisliğiSakarya ÜniversitesiMetalurji ve Malzeme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ AYSUN AYDAY
- Sae 5140 küresel mafsalın indüksiyon sertleştirme sonrası meydana gelen sertlik derinliğinin ve mekanik özelliklerinin incelenmesi
Investigation of hardness depth and mechanical properties of sae 5140 ball stud after induction hardening
FATİH HELİMERGİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Makine MühendisliğiDüzce ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURİ ŞEN
- Comparison of experimental and semi-experimental models for predicting solar thermal power plants with artificial neural network
Solar termal santralların yapay sinir ağlarıyla öngörüsünde deneysel ve yarı-deneysel modellerin karşılaştırılması
SHABNAM CHOOPANI
Yüksek Lisans
İngilizce
2023
Enerjiİstanbul Teknik ÜniversitesiEnerji Bilimleri ve Teknoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BURAK BARUTÇU
- Elastik zemine oturan grafen tabakaların mekanik özelliklerinin hesabı
Mechanical properties of graphene sheets on elastic foundation
MEHMET CİHAD ERDİNÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
İnşaat MühendisliğiAkdeniz Üniversitesiİnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER CİVALEK
- Structural investigation of masonry stone arch bridges
Tarihi yığma taş kemer köprülerin yapısal davranışlarının incelenmesi
AYŞEGÜL DEMİR
Yüksek Lisans
İngilizce
2016
Deprem Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesiİnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KASIM ARMAĞAN KORKMAZ
YRD. DOÇ. DR. YAŞAR HANİFİ GEDİK