Geri Dön

Çocuk yoğun bakımda yatan kritik hasta çocuklarda adrenal yetmezlik gelişen olguların retrospektif incelenmesi

Retrospective evaluating of the patients with critical illness-related corticosteroi̇d insufficiency in pediatric intensive care unit

  1. Tez No: 628918
  2. Yazar: GÖKHAN KİĞILI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ESRA DENİZ PAPATYA ÇAKIR, PROF. DR. ESRA ŞEVKETOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Çocuk yoğun bakım, kritik hastalık, adrenal yetmezlik, kortizol, hidrokortizon, Adrenal bezler, Retrospektif çalışmalar, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri-pediyatrik, Çocuklar, pediatric intensive care unit, critical illness, adrenal insufficiency, cortisol, hydrocortisone, Adrenal glands, Retrospective studies, Intensive care, Intensive care units-pediatric, Children
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada çocuk yoğun bakımda yatan kritik hastalarda, kritik hastalıkla ilişkili adrenal yetmezlik gelişen olguların prognozunun değerlendirmesi ve mortaliteyi etkileyen faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Bu çalışmada Ocak 2015-Aralık 2019 tarihleri arasında hastanemizin çocuk yoğun bakım servisinde yatan "Kritik Hastalıkla İlişkili Adrenal Yetmezlik'' gelişen toplam 79 olgunun dosyası retrospektif olarak tarandı. Çalışma grubundaki hastaların yaşı, cinsiyeti, yatış tanısı, eşlik eden komorbiditesi, uygulanan ekstrakorporeal tedaviler, PRİSM skoru, enfeksiyon varsa kaynağı, üreyen mikroorganizmanın çeşidi, yoğun bakım ve toplam hastane yatış süresi, hidrokortizon başlama nedeni, hidrokortizon başlama zamanı, başlangıç dozu ve doz ayarlama ayarlama şeması, mekanik ventilasyon süresi ve labaratuar değerleri hasta klinik dosya kayıtlarından elektronik ortama aktarıldı. Hastaların kritik hastalıkla ilişkili adrenal yetmezlik tanısı aldığı gün serum laktat, ScvO2, PELOD, OFİ ve VİS ve kan basıncı değerleri ve bununla birlikte hidrokortizon tedavi şemasına göre bu değerlerin takibi kaydedildi. Çalışmaya dahil edilen hastalar mortalite durumuna göre iki gruba ayrıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 79 hastanın 41 tanesi (%51) erkek, 38 tanesi (%49) kız idi. Bunlardan 55(%69,6)'i ise kaybedildi. Hastaların 48 (%60.8) tanesinde komorbiditesi vardı. Kritik Hastalıkla İlişkili Adrenal Yetmezlik (KHİAY) gelişen hastalarda; 58 (%73,4)'i septik şok, 16 (%20,3)'sı kardiyojenik şok ve diğerleri 5(%6,3) olarak sınıflandırıldı. Hidrokortizon tedavisi başlandıktan sonra sistolik, diyastolik ve ortalama arter basıncında artma, OFİ ve VİS skorlarında istatiksel olarak anlamlı azalma saptandı. ScvO2, laktat ve PELOD skoru ile hidrokortizon tedavisi başlama arasında ilişki bulunamadı. Grup 1'in 0. ve 24. saat ortalama kan arter basınçları (sistolik, diyastolik, ortalama), laktat, PELOD, PELOD mortalite yüzdesi, OFİ ve VİS değerleri daha yüksek, Grup 2'nin ise ScvO2 değerleri daha yüksekti ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05) Grup 1'in stres dozunda aldığı hidrokortizon gün sayısı, hidrokortizonun fizyolojik doza düşüldüğü gün ve kortizol düzeyi daha yüksekti ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). Sonuç: Hidrokortizonun ortalama kan arter basınçları, OFİ ve VİS'si azaltmada etkili olduğu saptandı. Hidrokortizonun ScvO2, laktat ve PELOD ilişkisi bulunamadı. 0. ve 24. saatindeki ortalama kan arter basınçları laktat, PELOD, PELOD mortalite yüzdesi, OFİ ve VİS değerlerinin yüksek olması, mortaliteyle ilişkiliydi. Adrenal yetmezlikle ilişkili kritik hastalıkla ilgili daha kapsamlı ve multidisipliner prospektif klinik çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulmakta olduğu kaanatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Aim: In this study, we aimed to evaluate the factors affecting the mortality and prognosis of the patients with critical illness-related corticosteroid insufficiency in our pediatric intensive care unit. Materials and methods: This study retrospectively included a total number of 79 patients with critical illness-related corticosteroid insufficiency in the pediatric intensive care unit of our hospital in between January 2014 and December 2019. The age, gender, hospitalisation and comorbidity status of the patients; as well as extracorporeal treatments that were applied, their PRISM scores, their sources of infection, if there were any, the kind of the microorganisms that grew on the cultures, the intensive care and total hospital stay status, the reason for hydrocortisone therapy and the exact time to initiate the treatment, the initial doses and schemes to adjust the doses, the duration of mechanical ventilation period and the laboratory values were transferred directly from the clinical file records to our database. The serum lactate, ScvO2, PELOD, OFI and VIS and blood pressure values were recorded on the day the patients were diagnosed with critical illness-related corticosteroid insufficiency and these values were recorded at a certain interval according to the hydrocortisone treatment schedule. The patients who were included in the study, were divided into two groups according to their mortality status. Results: Of the 79 patients included in the study, 41 (51%) were boys and 38 (49%) were girls. Fifty five of them (69.6%) were lost. 48 (60.8%) of the patients had comorbidies. Out of the patients with critical illness-related corticosteroid insufficiency (CIRCI); 58 (73.4%) of them were classified to be in septic shock, 16(%20,3) were in cardiogenic shock and 5(%6,3) of them were classified as others. After initiating the hydrocortisone treatment, there was an increase in the mean systolic, diastolic and arterial pressures, and a decrease in the mean OFI and VIS scores, which were statistically significant. The ScVO2 and lactate levels, PELOD score and initiating hydrocortisone treatment were not associated with mortality. In group 1, the mean arterial blood pressures (systolic, diastolic, mean), the lactate levels, PELOD, the PELOD mortality percentage, OFFI and VIS values were higher at 0 and 24th hours and in group 2, the ScvO2 values were higher and the difference in between the two groups was significant (p<0.05). In group 1, the number of days in which the hydrocortisone treatment was received at a stress dose, the day when hydrocortisone was decreased to a physiological dose and the cortisol levels were higher, and this difference was statistically significant (p <0.05). Conclusion: Hydrocortisone was found to be effective in reducing mean arterial blood pressures, OFI and VIS. There were no relationship in between hydrocortisone, ScvO2, lactate and PELOD. The increased mean arterial blood pressures, lactate levels, PELOD, the PELOD mortality percentage, and VIS values were associated with mortality at 0 and 24th hours, We believe that there is a need for more comprehensive and multidisciplinary, prospective clinical studies about critical illness-related corticosteroid insufficiency

Benzer Tezler

  1. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY

  2. Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma

    Başlık çevirisi yok

    NAZMİYE YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYSEL EKŞİ

  3. Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK

  4. Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    AŞER BENSUSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı