Geri Dön

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları yoğun bakım ünitesinde 2010 - 2017 yılları arasında yatan korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezlikli hastaların mortalite ve morbidite belirteçlerinin retrospektif incelenmesi

Retrospective investigation of morbidity and mortality predictors in patients with hfpef who admitted to Intensive Care Unit of Ege University in 2010-2017

  1. Tez No: 646069
  2. Yazar: FULYA ODABAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DEVRİM BOZKURT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Nefroloji, Cardiology, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kalp yetmezlikli hastaların bir kısmının ejeksiyon fraksiyonu normal veya neredeyse normale yakındır. Bu durum diyastolik kalp yetmezliği veya korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezliği (HFpEF) olarak adlandırılır. HFpEF prevelansı yaşla birlikte artmaktadır. HFpEF tanısı koymanın güçlüğü devam etmektedir. Bu hastalarda morbidite ve mortaliteyi azaltıcı, uygun bir tedavi gösterilememiştir. Bu alanda çalışmalara ihtiyaç devam etmektedir. Ayrıca HFpEF hastalarının yatışı sırasında mortalitesini öngörecek belirteçlere ihtiyaç vardır. Biz de kliniğimizde yatırılan HFpEF'li hastaların demografik özelliklerini, eşlik eden komorbiditelerini, verilen tedavileri ve bunların mortaliteye olan etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: 2010-2017 tarihlerinde, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi/Dahiliye Yoğun Bakım kliniğine yatırılan 3493 hastanın dosyaları geriye yönelik tarandı. HFpEF tanısı alan 105 hastanın verileri kaydedildi. 3 günden kısa yatışı olan, malignitesi olan hastalar çalışmaya alınmadı. 105 hasta üzerinden analizler yapıldı. Bulgular: 105 hastanın ortalama yaşı 62,019±16,88 idi. Hastaların %36,2'si erkek, %63,8'i kadındı. Hastaların %59'u hipertansif, %49,5'u diyabetikti. Hastaların %42,9'unun KBY tanısı vardı. Cinsiyet, diyabet varlığı, hipertansiyon varlığı, KBY varlığı ile mortalite arasında ilişki saptanmadı. Hastaların yatışı sırasında HD'e alınma ve inotrop ajan kullanılması artmış mortalite ile ilişkili bulundu. Çalışmamızda genel mortalite oranı %9,5 bulundu. Hastaların başlangıç nabız basıncı ve başlangıç plasma Na değerleri ile mortalite arasında ilişki olduğu görüldü. Hastalarımızın sonlanım ve başlangıç verilerinin farkı alındığında ∆Lenfosit sayısı ve ∆KTO oranlarının mortalite ile ilişkisi olduğu saptandı. Sonuç: Bizim çalışmamızda literatüre göre KBY oranının ve tüm sebepli hastane içi mortalite oranının daha yüksek olduğu görüldü. Birkaç mortalite belirteci bulundu. Sonuç olarak, kliniğimizde HFpEF hastalarını inceleme ve literatür ile karşılaştırma şansımız oldu. Literatür ile benzer klinik özelliklere ve mortalite belirleyicilerine sahip olduğumuz görüldü.

Özet (Çeviri)

Objectives: Half of patients with heart failure (HF) have a preserved left ventricular ejection fraction (HFpEF). This clinical entity is called heart failure with preserved ejection fraction or diastolic heart failure.The prevalance of HFpEF is increasing with age. The diagnosis of HFpEF remains challenging. No treatment has yet been shown, convincingly, to reduce morbidity or mortality in patients with HFpEF. More trials are needed in this area. More predictors of mortality are needed to be identified at hospital admission in HFpEF patients. We aimed to identify demographic data, comorbidity and treatments of the patients who admitted to our clinic and also the effect of this demographic data, comorbidity and treatments on mortality. Materials and methods: 3493 patients who admitted to İntensive Care Unit of Internal Medicine of Ege University Faculty were assesed. Their hospital records were reviewed retrospectively. 105 patients records were saved. The patients whom the hospital length of stay <3 days and the patients who had malignancy were excluded. We analyzed records of 105 patients. Results: Mean age was 62,019±16,88 years for 105 patients. %36,2 of the patients were male and %63,8 of the patients were female. %59 of the patients were hypertensive, %49,5 of the patients were diabetic. %42,9 of the patients had chronic kidney disease. There was no interaction of diabetes, gender, hypertension and chronic kidney disease on the in hospitaly mortality. In-hospital usage of inotropes and being on hemodialysis were associated with in hospital mortality. In our study mortality rate was %9,5. Lower pulse pressure on admission and lower serum sodium on admission were associated with in hospital mortality. When the difference between the outcome and admission data of our patients is calculated, ∆lymphocyte count and ∆Cardiothoracic ratio were associated with in hospital mortality. Conclusion: In our study comparasion with literatures, prevelance of chronic kidney disease and in hospital mortality rate were higher. A few predictors of mortality was determined. As conclusion, we have had the chance to examine HFpEF patients of our clinic and compare with literatures. İt was determined we have similar clinical characteristics and predictors of mortality with literatures.

Benzer Tezler

  1. 2010-2017 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi iç hastalıkları yoğun bakım ünitesinde yatan geriatrik hasta (>65 yaş) populasyonunda mortalite belirteçlerinin retrospektif olarak incelenmesi

    2010-2017 EGE University Medical Faculty hospital, Internal Medicine, intensive care unit hospitalized Geriatric patients (>65 years) population markers in the retrospective examination of mortality

    NAMIG JAFAROV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    GeriatriEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEVRİM BOZKURT

  2. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi iç hastalıkları yoğun bakım ünitesine son 5 yılda yatan hastaların epidemiyolojik özelliklerinin incelenmesi

    Ege University Medical School, analysing epidemiological features of the patients who have stayed in the intensive care unit of the internal diseases department during the last five years (since 2010)

    ÖMER EMGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    HematolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEVRİM BOZKURT

  3. İç hastalıkları yoğun bakım ünitesinde intravenöz immünglobulin deneyimimiz

    Intravenous immunglobulin experiences in intensive care unit

    MURAT KARATEKE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Allerji ve İmmünolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEVRİM BOZKURT

  4. Sepsiste intravenöz immünoglobülin deneyimimiz

    Intravenous immunoglobulin experiences in sepsis

    FARID ISMAYILOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Allerji ve İmmünolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEVRİM BOZKURT

  5. İç hastalıkları yoğun bakım ünitesinde terapötik plazmaferez deneyimimiz

    Our experience of therapeutic plasmapheresis in the internal medicine intensive care unit

    TARIYEL MAMMADOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    HematolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEVRİM BOZKURT