Acil serviste aseptik kan alma protokolü eğitiminin kan kültürü kontaminasyon oranına etkisi
The effect of aseptic blood collection protocol training on blood culture contamination rate in the emergency department
- Tez No: 651417
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RIDVAN ATİLLA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
- Anahtar Kelimeler: kan kültürü, kontaminasyon, kan alma eğitimi, acil servis, Acil servis-hastane, Acil tıp, Kan alma, Mikrobiyal kirlilik, Sağlık eğitimi, blood culture, contamination, blood collection training, emergency room, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Bloodletting, Microbial contamination, Health education
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Kan kültürü testi, acil serviste septisemileri saptamak için yaygın olarak uygulanan bir tetkiktir. Ancak yanlış pozitif (kontaminasyon) kan kültürü sonuçlarına sık rastlanmaktadır. Kan kültür kontaminasyonu sıklığının artması, laboratuvar masrafı, gereksiz antibiyotik kullanımı ve hasta bakım maliyetinde artışa neden olmaktadır. Bu nedenle kontaminasyon oranlarını azaltmak için çeşitli yöntemler araştırılmaktadır. Bu çalışmada acil serviste yapılandırılmış standart bir aseptik kan alma protokolü eğitiminin kan kültürü kontaminasyon oranı üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma bir üniversite hastanesi acil servisinde üç aşamalı kesitsel olarak gerçekleştirildi. Birinci aşamada eğitim almamış personel tarafından erişkin acil serviste alınan geçtiğimiz yılın aynı dönemine ait tüm kan kültürlerinin sonuçları incelendi. İkinci aşamada acil servisinde çalışmakta olan tüm personele yapılandırılmış standart bir aseptik kan kültürü alma protokolü eğitimi verildi. Üçüncü aşamada eğitim almış personel tarafından alınan tüm kan kültür sonuçları incelendi ve eğitim öncesi ve sonrası gruplar karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya eğitim öncesi grupta 338 hasta ve eğitim sonrası grupta 298 hasta alındı. Cinsiyet ve yaş açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu. Toplam 40 doktor ve 26 hemşire eğitim aldı. Eğitim öncesi ve sonrası arasında gerçek pozitiflik (%13,9 vs %17,8), kontaminasyon (%15,7 vs %15,4) ve üreme olmaması (%70,4 vs %66,8) arasında anlamlı fark olmadığı saptandı (p=0,40). Cinsiyetle kontaminasyon oranı arasında ilişki saptanmadı ancak 65 yaş üzeri hastalarda gerçek pozitif üreme oranında anlamlı artış saptandı (p<0,05). Kan kültürünü daha çok hemşirelerin aldığı ve hemşirelerin aldığı kültürlerde kontaminasyon oranının anlamlı düşük olduğu saptandı (p=0,48). En sık sağ brakiyal venden kültür alındığı, brakiyal bölgeden alınan kan kültürlerinde kontaminasyon oranının anlamlı şekilde daha düşük olduğu (p<0,05), doktorların da daha çok femoral bölgeden kan aldıkları (p<0,05), yön ve dokunun sonuca etki etmediği saptandı. Personellerin acil servis çalışma süresi ve kan kültürlerinin laboratuvara nakil süresiyle sonuç arasında anlamlı ilişki olmadığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızda yapılandırılmış standart eğitimin kan kültürü kontaminasyon oranına anlamlı etkisinin olmadığı, ancak 65 yaş üzeri hastalarda ve femoral bölgeden alınan kültürlerde kontaminasyonun arttığı bulundu.
Özet (Çeviri)
Background and Objective: The blood culture test is a widely used method to detect septicemia in the emergency departments. However, false positive (contamination) blood culture results are not infrequent. Increasing frequency of blood culture contamination causes laboratory costs, unnecessary use of antibiotics and an increase in patient care costs. Therefore, various methods are being investigated to reduce contamination rates. In this study, we aimed to evaluate the effect of a standard aseptic blood collection protocol training configured in the emergency department on blood culture contamination rate. Material and Method: The study was carried out in three stages in a university hospital emergency department. In the first stage, the results of all blood cultures of the same period of the previous year, which were taken in the adult emergency room by untrained personnel, were examined. In the second stage, a structured standard aseptic blood culture protocol training was given to all staff working in the emergency room. At the third stage, all blood culture results obtained by trained personnel were examined and the groups before and after the training were compared Results: The study included 338 patients in the pre-training group and 298 patients in the post-training group. There was no significant difference between the groups in terms of gender and age. Forty doctors and 26 nurses were trained. It was determined that there was no significant difference between true positivity (13.9% vs 17.8%), contamination (15.7% vs 15.4%) and negative (70.4% vs 66.8%) between before and after training. (p = 0.40). There was no relationship between sex and contamination rate, but there was a significant increase in true positive reproductive rate in patients over 65 years of age (p <0.05). It was found that the rate of contamination was significantly lower in the cultures where the nurses took the blood culture and the nurses received (p = 0.48). The most common cultures were taken from the right brachial vein, the blood cultures from the brachial region had significantly lower contamination rates (p <0.05), and doctors took more blood from the femoral region (p <0.05), and the direction and tissue did not affect the outcome. It revealed. It was determined that there was no significant relationship between the emergency service working time of the staff and the time of transfer of blood cultures to the laboratory and the result. Conclusion: In our study, it was found that structured standard education did not have a significant effect on blood culture contamination rate, but contamination increased in patients over 65 years old and in cultures from femoral region.
Benzer Tezler
- Acil serviste akut karın tanısı düşünülen hastaların ayırıcı tanısında 5-hidroksi indol asetik asit ve sensitif C-reaktif protein'in yeri
Value of the differential diagnosis of patients with acute abdominal pain of serum sensitive C-reactive protein and 5-hydroxyindolacetic acid in emergency department
ALAATTİN GEDİKLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
İlk ve Acil YardımFırat Üniversitesiİlk ve Acil Yardım Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. NURULLAH BÜLBÜLLER
- Acil serviste pulmoner tromboemboli tanısı almış olan hastalarda laktat/hematokrit oranının erken dönem prognoz ve mortalite üzerinde etkisini öngörmedeki rolü
The role of lactate/haematocrit ratio in predicting early prognosis and mortality in patients diagnosed with pulmonary thromboembolism in Emergency Department
BERKE YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEREN ŞEN TANRIKULU
- Ateşli silah yaralanması nedeniyle hastanemize sevk edilen yaralıların hemostatik kan parametreleri ile sepsis tabloları arasındaki korelasyon
The correlation between hemostatic blood parameters and sepsis of the fire-arm wounded patients referred to our hospital
DERYA CAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ERYILMAZ
- Alkol içerikli koruyucu kapak kullanımının kan dolaşımı enfeksiyonlarının önlenmesindeki etkinliğinin belirlenmesi
The investigation of the effectiveness of the use of spirituous protective caps in the prevention of bloodstream infectious
DENİZ TAŞDELEN ÖĞÜLMEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
HemşirelikMaltepe ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEBAHAT ATEŞ
- Acil servise nöbet ile başvuran hastaların değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ROZA YAVUZ ALIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN UYSALOL