Kan akımı kısıtlamalı aerobik egzersizin fibromiyalji hastalarında ağrı, fonksiyonel durum, yaşam kalitesi ve egzersize verilen hormonal yanıta etkisi: Randomize çift kör çalışma
The effect of blood flow restricted aerobic exercise on pain, functional state, quality of life and hormonal response to exercise in fibromyalgia patients: Randomized double blind study
- Tez No: 653432
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞEGÜL KETENCİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Romatoloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Rheumatology, Physical Medicine and Rehabilitation
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmanın amacı fibromiyalji tanılı hastalara uygulanan kan akımı kısıtlamalı aerobik egzersiz programının ağrı, fonksiyonel durum, yaşam kalitesi ve egzersize verilen hormonal yanıt üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Yöntem: Prospektif, randomize kontrollü ve çift kör olarak planlanan bu çalışmaya yaşları 24-55 yaşları arasında, 46 fibromiyalji tanılı kadın hasta dahil edildi. Katılımcılar kan akımı kısıtlamalı aerobik egzersiz grubu (n=23) ve kontrol grubu (n=23) olarak iki gruba randomize edildi. Her iki gruptaki hastalara altı hafta boyunca, haftada dört kez olacak şekilde gözetim altında aerobik egzersiz yaptırıldı. Kan akımı kısıtlaması egzersiz sırasında kasık seviyesinden elastik bandajlar ile sağlandı, deney grubuna gerçek kan akımı kısıtlama protokolü uygulanırken kontrol grubuna hiç sıkı olmayacak şekilde aynı süre ve seans sayısında sham kan akımı kısıtlaması uygulandı. Primer sonuç ölçütü olarak hastalık ciddiyetini birçok yönden ele alan Fibromiyalji Etki Anketi (FIQ) kullanıldı. Sekonder sonuç ölçütü olarak; Santral Sensitizasyon Ölçeği (CSI), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Vizüel Analog Skala ile Ağrı Değerlendirmesi (VAS Ağrı), Kronik Ağrı Kabullenme Anketi-8 (CPAQ-8), 24 saatlik idrarda VMA ve 5-HIAA düzeyleri kullanıldı. Ölçümler girişim öncesinde, 6 haftalık girişimin hemen sonrasında ve girişim sonrası üçüncü ayda tekrarlandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 43,2 ± 7,2 yıldı. Başlangıç değerlendirmesinde iki grup demografik ve klinik parametreler açısından homojen bulundu. Kontrol grubuyla kıyaslandığında kan akımı kısıtlamalı egzersiz grubunda FIQ değerlerinde anlamlı azalış tespit edildi(p<0,001), CSI, BDÖ değerlerinde anlamlı azalış, 24 saatlik idrarda VMA ve 5-HIAA düzeylerinde anlamlı artış tespit edildi(p<0,001). VAS Ağrı değerinde anlamlı azalış, CPAQ-8 değerinde anlamlı artış saptansa da gruplar arası anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Bu çalışma ile fibromiyalji tanılı kadınlarda uygulanan kan akımı kısıtlamalı aerobik egzersiz programı ile işlevselliğin, santral sensitizasyonun, duygudurumun iyileştiği, katekolamin-serotonin düzeylerinin, klasik aerobik egzersize oranla istatistiksel olarak anlamlı şekilde arttığı saptanmıştır. Ek olarak uygulanan bu tedavi ile ağrıda azalma, ağrıyı kabullenmede artış sağlanmıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of the study is to investigate the effects of aerobic exercise program with blood flow restriction on pain, functional status, quality of life and hormonal response to exercise in patients diagnosed with fibromyalgia. Methods: 46 female patients with fibromyalgia, aged 24-55 years, were included in this prospective, randomized, controlled double-blind study. Participants were randomized into two groups as the blood flow restricted aerobic exercise group (n = 23) and the control group (n = 23). The patients in both groups underwent supervised aerobic exercise four times a week for six weeks. Blood flow restriction was provided with elastic bandages at the groin level during exercise, while the real blood flow restriction protocol was applied to the experimental group, sham blood flow restriction was applied to the control group in the same time and number of sessions. The Fibromyalgia Impact Questionnaire (FIQ), which addresses the severity of the disease from many aspects, was used as the primary outcome measure. As a secondary outcome criterion; Central Sensitization Index (CSI), Beck Depression Scale (BDS), Pain Assessment with Visual Analogue Scale (VAS Pain), Chronic Pain Acceptance Questionnaire-8 (CPAQ-8), 24-hour urine VMA and 5-HIAA levels were used. Measurements were repeated before the intervention, immediately after the 6-week intervention and at the third month after the intervention. Results: The mean age of the patients was 43.2 ± 7.2 years. In the initial evaluation, the two groups were found to be homogeneous in terms of demographic and clinical parameters. Compared to the control group, a significant decrease in FIQ values was detected in the blood flow restricted exercise group (p <0.001), a significant decrease in CSI, BDI values, and a significant increase in 24-hour urine VMA and 5-HIAA levels (p <0.001) were also detected. Although there was a significant decrease in the VAS Pain value and a significant increase in the CPAQ-8 value, there was no significant difference between the groups concerning these outcomes. Conclusion: In this study, it was found that the functioning, central sensitization, mood improved and catecholamine-serotonin levels increased more with the aerobic exercise program with blood flow restriction applied than aerobic training without blood flow restriction in women diagnosed with fibromyalgia. In addition, reduction in pain and increase in pain acceptance was achieved.
Benzer Tezler
- Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri
Risk factors in the coronary artery disease
MURAT SUHER
- Testosteron dihidrotestosteron ve östrojenin benign prostat hiperplazisindeki etyolojik rolleri
The roles of testosterone, dihydrotestosterone and estradiole on the etiology of benign prostatic hyperplasia
HALUK TOKUÇOĞLU
- Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYGÜN DİNDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ
- Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü
Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension
ÜLKÜ AYBERK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı