Geri Dön

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvuran tip 2 diyabetli hastaların yaşam tarzı değişikliğine uyumu ve etkileyen faktörler

Adherence of type 2 diabetes mellitus patient who admitted to Ankara University School of Medicine Hospital to lifestyle changes and factors affecting this

  1. Tez No: 653444
  2. Yazar: HAFİZE YEĞİN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE GÜLSEN CEYHUN PEKER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Birinci Basamak, Diyabette Engeller Ölçeği (DEÖ), Tip 2 Diyabetes Mellitus, Yaşam Tarzı Değişikliği, Primary Care, Diabetes Obtacles Questionnaire (DOQ), Tip 2 Diabetes Mellitus, Lifestyle Change
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 87

Özet

Giriş ve Amaç: Diyabet, düzenli tıbbi bakım gerektiren, hiperglisemiyle giden kronik metabolik bir hastalıktır (1). Uluslararası Diyabet Federasyonuna (International Diabetes Federation: IDF) göre bugün dünyada 463 milyon diyabetli insan yaşıyor ve 2045 yılında 700 milyon kişinin hastalığa sahip olacağı öngörülmektedir (4). Diyabetin en sık görülen şekli, tip 2 diyabettir. Son 30 yılda, tip 2 diyabet prevalansı önemli ölçüde artmıştır (2). Yaşam tarzı değişikliği tip 2 diyabet tedavisinde her aşamada uygulanması gereken en önemli tedavilerden biridir. Yaşam tarzı değişikliğinin APG ve HbA1c düzeylerindeki etkisinin birçok diyabet ilacından daha fazla yarar sağladığının kanıtları mevcuttur (1). Buna karşın tip 2 diyabetli hastaların tanı aldıktan sonra yaşam tarzı faktörlerinde çok az değişiklik yaptıkları görülmüştür (3). Bu çalışmada aile hekimliği polikliniğimize başvuran tip 2 diyabetli hastaların yaşam tarzı değişikliğine uyumunu ve uyumun önündeki engelleri saptamayı amaçlıyoruz. Gereç ve Yöntemler: Araştırmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi aile hekimliği polikliniklerine başvuran 18-75 yaş arası tip 2 diyabet tanısı almış toplamda 105 hastaya Diyabette Engeller Ölçeği (DEÖ) yaşam tarzı değişikliği engelleri alt boyutu ve hasta değerlendirme anketi uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %52,4 (n=55)'ü kadın, %47,6 (n=50)'sı erkektir. Hastaların yaşları 33 ile 75 yıl arasında değişmekte olup ortanca değeri 55 (ortalama 56.13 ± 8.45) yıl olarak saptanmıştır. Hastaların vücut kitle indeksi (VKİ) medyanı 29,7kg/ mt2 (min 21,55 max 45,91) olarak hesaplanmıştır. Hastaların çoğunluğu ilkokul mezunu (%44,7) ve evliydi (87,6). Katılımcıların hastalık süresini incelediğimizde %32,4 (n=34)'ü 0-5 yıl, %30,5 (n=32)'u 6-9 yıl ve %37,1 (n=39) 'i 10yıl ve üstü şeklinde diyabet tanısına sahipti. Hastaların %61 (n=64)'inin sadece oral anti diyabetik (OAD), %17,1 (n=18)'inin sadece insülin, %21,9 (n=23)'unun ikisini birlikte kullandığı saptanmıştır ve %57,1 (n=60)'inde ailede diyabet öyküsü mevcuttu. Katılımcıların %67,6 (n=71)'sının ek hastalığı vardı ve çoğunluğunu hipertansiyon (%40,9) ve koroner arter hastalığı (%16,1) oluşturuyordu. Çalışmamızda ek hastalığı olanların olmayanlara göre VKİ değerleri daha yüksek bulunmuştur. Hastaların beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite oranları değerlendirildiğinde, tüm hastaların sadece %21'inin diyetine tam uyum sağladığı, %27,6'sının haftada en az 150dk egzersiz yaptığı ve %23,8'inin esneme hareketlerini yaptığını belirlendi. DEÖ yaşam tarzı değişikliği alt boyut puanlaması genel düşük saptanmıştır. VKİ ile puanlama arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur yani VKİ yüksek hastaların zorluk durumları daha fazlaydı. Tedavi şekline göre incelediğimizde ölçek puanlamasında anlamlı bir fark saptanmıştı. Sadece insülin kullananların OAD + insülin kullanan gruba göre yaşam tarzı değiştirmede daha çok engelle karşılaştıklarını ve zorlandıklarını gördük. Yaşam tarzı değişikliğini daha önce duyanlar ve diyete uyum sağlayanların ölçek engel puanlaması arasında anlamlı bir fark saptanmıştır. Sonuç: Fiziksel aktivitenin ve diyete uyumdaki devamlılığın sağlanması tip 2 diyabetli hastalarda mortalite ve morbiditenin azalmasındaki önemi çok büyüktür. Bu devamlılık için hastaların psikolojik ve sosyolojik engellerini iyi saptamak; hasta merkezli yaklaşımı özellikle bu hastalarda çok iyi kullanmamız gerekir. Bireyselleştirilmiş diyabet eğitimi bu konuda çok önemlidir. Hastanın güçlendirilmesi yönünde adımlar atılmalıdır. Yaşam tarzı değişikliğinin yaşam boyu devam edebilmesi için öz motivasyon stratejilerini geliştirmek gerekir. Kolay ulaşılabilirliği ve bütüncül yaklaşımının mümkün olduğu birinci basamaktaki hekimlerin bu konuda öncü olabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Background and Aim: Diabetes that is characterized by hyperglycemia is a chronic metabolic disease that requires regular medical care (1). According to the International Diabetes Federation (IDF), today there are 463 million people with diabetes in the world and it is predicted that by 2045, 700 million people will have diabetes (4). The most common presention of diabetes is type 2 diabetes. In the recent 30 years, the prevalence of type 2 diabetes has increased significantly (2). In the treatment of type 2 diabetes, lifestyle change is the most indispensable treatment that should be implemented for every stage. There are evidences that lifestyle change is more beneficial than many diabetes medications on fasting plasma glucose (FPG) and glycated hemoglobin A1c (HbA1c) levels (1). Unfortunately, it has been observed that patients with type 2 diabetes mellitus make slight lifestyle changes after diagnosis (3). In this study, we aim to determine the compliance of type 2 diabetes patients who applied to our family medicine outpatient clinic to lifestyle changes and the barriers to actualize this. Materials and Methods: In the study, totally 105 type 2 diabetes patients who are between 18 and 75 years old and also applied to the family medicine outpatient clinics of Ankara University School of Medicine were enrolled. The ''Diabetes Obtacles Questionnaire (DOQ) – sub-dimension of barriers for lifestyle change'' and patient evaluation forms were filled out by the patients. Results: 52.4% (n = 55) of the participants were female and 47.6% (n = 50) of them were male. Ages of the patients ranged from 33 to 75 years; median value was 55 (mean 56.13 ± 8.45) years. The median body mass index (BMI) of the patients was 29.7 kg / mt2 (min 21.55 max 45.91). When we evaluated the time duration of type 2 diabetes disease of the participants, 0-5 years were 32.4% (n = 34), 6-9 years were 30.5% (n = 32) and 10 years and more were 37.1% (n = 39). It was determined that most of the patients use just oral anti-diabetic drugs (OAD) (61%, n = 64), 17.1% (n = 18) of them just use insulin, and 21.9% (n = 23) use both OAD and insulin. There was a family history of diabetes in 57.1% (n = 60). 67.6% (n = 71) of the participants had at least one comorbidity and the majority were hypertension (40.9%) and coronary artery disease (16.1%). In our study, BMI values of those with comorbidities were found out higher than those without. When the dietary habits and physical activity of the patients were evaluated, it was determined that only 21% of all patients completely comply with their diabetes diets, some of them exercise at least 150 minutes per week (27.6%) and do stretching exercises (23.8%). The scoring of the DOQ lifestyle change sub-dimension was low. A significant positive correlation was found between BMI and scoring, that means patients with high BMI had more difficulty. When we examined according to the treatment method, a significant difference was found on the score. We found that those who used only insulin faced with more barriers and difficulties to change their lifestyle than the group using OAD + insulin. A significant difference was found between the scores of those who heard about the lifestyle change before and those who comply with the diet. Conclusion: Maintaining the physical activity and diabetes diet is important to decrease mortality and morbidity in patients with type 2 diabetes. For this, it is necessary to determine the psychological and sociological barriers of the patients; we should perform the patient-centered care influentially in these patients. Individualized diabetes education is very important at this point. Necessary steps should be taken for patient empowerment. It is necessary to improve self-motivation strategies so that lifestyle changes can proceed. We as the primary care physicians should be part of this aim by holistic approach and being easily accessible.

Benzer Tezler

  1. Bir üniversite hastanesi endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları polikliniğine başvuran, insülin kullanmayan tip 2 diyabet hastalarının kendi kendine kan glikozu ölçümünün metabolik kontrol ile ilişkisi

    Relationship between self-monitoring blood glucose levels and metabolic control status in patients with TYPE 2 diabetes mellitus who treated with non-insulin regimens and applied to endocrinology and metabolic diseases clinic of a university hospital

    MUSTAFA KOCA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Aile HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYŞE SELDA TEKİNER

  2. Bir üniversite hastanesinde endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları polikliniğine başvuran tip 2 diyabet hastalarının güçlendirme düzeylerinin belirlenmesi

    Evaluation of the empowerment levels of type 2 diabetes patients seen in an outpatient clinic of a university hospital's department of endocrinology and metabolic diseases

    TUĞRUL BIYIKLIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Aile HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET UNGAN

  3. Akut gastroenteritli 0-5 yaş arası çocuklarda norovirus sıklığının araştırılması

    The prevalence of norovirus infection in 0-5 years old children with acute gastroenteritis

    AYLİN ALTAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLENDAM BOZDAYI

  4. Anjina ile başvuran hastalarda koroner arter ektazisi oluşumunu yeni inflamatuar belirteçler predikte edebilir mi?

    Can new inflammatory markers predict the occurrence of coronary artery ectaasia in patients presenting with angina?

    SUHAIB H.I. ABU-SAIF

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    KardiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TELAT KELEŞ

  5. Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Endokrinoloji Polikliniği'ne başvuran Tip 2 Diyabetes mellitus hastalarında D vitamini eksikliğinin bilişsel fonksiyonlar üzerine etkisi

    The impact of Vitamin D deficency on cognitive functions in patients with Type 2 Diabetes mellitus presenting to Başkent University Ankara Hospital, Endocrinology Outpatient Clinic

    ZEHRA YEĞİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Aile HekimliğiBaşkent Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALTUĞ KUT