Geri Dön

Spinal anestezi uygulanan kardiyovasküler otonom nöropatili tip-2 diabetes mellitus hastalarında perfüzyon indeksi değişimi ve intraoperatif komplikasyonlarla ilişkisi

Perfusion index change and relationship with intraoperative complications in cardiovascular autonomous neuropathy type-2 diabetes mellitus patients with spinal anesthesia

  1. Tez No: 654754
  2. Yazar: FARUK SUBAŞI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. UFUK KUYRUKLUYILDIZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Diabetes Mellitus, Hipotansiyon, Kardiyovasküler Otonom Nöropati, Perfüzyon İndeksi, Spinal Anestezi, Anestezi, Anestezi-spinal, Diabetes mellitus-tip 2, Hipotansiyon-kontrollü, Komplikasyonlar, Nöropatiler, Perfüzyon, Diabetes Mellitus, Hypotension, Cardiovascular Autonomic Neuropathy, Perfusion Index, Spinal Anesthesia, Anesthesia, Anesthesia-spinal, Diabetes mellitus-type 2, Hypotension-controlled, Complications, Neuropathies, Perfusion
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bazal perfüzyon indeksi değerlerinin ve spinal anestezi sonrası perfüzyon indeksi değerlerinde ortaya çıkan artış trendinin diyabetik hastalarda kardiyovasküler otonom nöropati varlığı açısından prediktif bir belirteç olarak kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Çalışmamıza 18 yaş üzeri, spinal anestezi ile operasyona alınan, Tip-2 Diabetes Mellitus(DM) dışında ek hastalığı bulunmayan ASA I,II ve III risk grubundaki 150 hasta dahil edildi. Çalışmamıza katılmayı kabul etmeyen hastalar, 18 yaş altı hastalar, Tip-1 DM si olan hastalar, spinal anestezinin kontrendike olduğu hastalar, DM dışında periferik perfüzyonu bozabilecek periferik arter hastalığı ve benzeri komorbiditesi olan hastalar ve operasyon sırasında genel anesteziye geçilen hastalar çalışma dışı bırakıldı. Grup kontrol (n:50) : DM (-) ve Kardiyovasküler Otonom Nöropati (KON) (-) olan hastalar, Grup DM (n:50) : DM (+) ve KON (-) olan hastalar ve Grup KON (n:50): DM (+) ve KON (+) olan hastalar olarak belirlendi. KON tanısında Ewing testleri kullanıldı. Tüm gruplar ameliyat masasına alındıktan sonra hastalara sorumlu anestezist tarafından oturur pozisyonda 12,5 mg ağırlaştırılmış bupivakain ile spinal anestezi uygulandı. Spinal anestezi sonrası preoperatif ve intraoperatif kalp hızı, kan basıncı, SpO2 ve Perfüzyon İndeksi (PI) verileri üçer dakikalık aralıklarla operasyon sonuna kadar kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda bazal PI değerlerinin en düşük KON grubunda en yüksek kontrol grubunda olduğu görüldü (p<0,05). PI değerlerinin spinal anestezi sonrası zaman içerisindeki değişimleri incelendiğinde tüm zamanlarda en yüksek değerler kontrol grubunda saptanırken en düşük değerler KON grubunda saptandı (p<0,05). Spinal anestezi sonrası hipotansiyon gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında sıfırıncı ve üçüncü dakikalarda ki PI değerlerinde anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0,05). Ancak altıncı dakika ve sonrasındaki değerler incelendiğinde hipotansiyon gelişen grupta PI değerleri belirgin olarak düşük saptandı (p<0,05). Sonuç: KON olgularının öngörülmesinde; uygulanan anestezi yönteminden bağımsız olarak bazal PI değerlerinin ve nöroaksiyel anestezi uygulanmış hastalarda gözlenen yavaş PI artış trendinin prediktif bir değer olarak kullanılabileceğini tespit ettik.

Özet (Çeviri)

Aim: It is aimed to test whether the basal perfusion index values and increase trend in perfusion index values after spinal anesthesia can be used as a predictive marker for the presence of cardiovascular autonomic neuropathy in diabetic patients. Materials and Methods: 150 patients in ASA I, II and III risk groups, who were over 18 years of age, who were operated under spinal anesthesia and did not have any additional disease other than Type-2 Diabetes Mellitus (DM) were included in the study. Patients who did not agree to participate in the study, patients under 18 years of age, patients with Type-1 DM, patients for whom spinal anesthesia was contraindicated, patients with peripheral artery disease that could impair peripheral perfusion and similar comorbidities other than DM, and patients who were switched to general anesthesia during the operation were excluded from the study. Group control (n: 50): Patients with DM (-) and Cardiyovascular Autonomic Neuropaty (CAN) (-), Group DM (n: 50): Patients with DM (+) and CAN (-), and Group CAN (n: 50): DM (+) and KON (+) patients. Ewing tests were used in the diagnosis of CAN. After all groups were taken to the operating table, the responsible anesthetist with 12.5 mg of aggravated bupivacaine applied spinal anesthesia to the patients. After spinal anesthesia, both preoperative and intraoperative heart rate, blood pressure, SpO2 were recorded at three-minute intervals until the end of the operation. Results: In our study, the lowest baseline PI values were observed in the CAN group and the highest in the control group (p<0,05). When the changes in PI values after spinal anesthesia were examined, the highest values were found in the control group at all times, while the lowest values were found in the CAN group (P<0,05). When hypotension cases developed after spinal anesthesia were examined, no significant difference was found in the PI values at the 0th and 3rd minutes between the patients who developed and those who did not (p>0,05). However, when the values at the sixth minute and after were examined, PI values were found to be significantly lower in the group with hypotension (p<0,05). Conclusion: In the diagnosis of CAN cases; regardless of the anesthesia method to be used, we determined that the basal PI values and the slow PI increase trend after the procedure in the patient groups selected for the neuraxial anesthesia method can be used as a predictive value.

Benzer Tezler

  1. Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK

  2. Karıştırıcılar ve karıştırma kabındaki akım olaylarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    NADİR İLTEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ÖMER SAMİH MERTBAŞ

  3. Yanal su alma yapılı dolu gövdeli bağlamalarda ayırma duvarının sürüntü maddesine etkisi

    Einfluss der trennwaendezur verhütung der seitlichen wasserentnahmen der fasten wehranglagen

    TÜLAY ÖZBEK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    İnşaat MühendisliğiGazi Üniversitesi

    PROF. DR. MUSTAFA AYYILDIZ

  4. Lip-bumper uygulanan bireylerde kaninler arası boyut artışının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    METİN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Diş HekimliğiAtatürk Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı