Geri Dön

Bağışıklığı baskılanmış kresent içeren glomerülonefrit tanılı hastalarda hastaneye başvuru gerektiren enfeksiyonların değerlendirilmesi ve risk faktörlerinin belirlenmesi

Evaluation of infections requiring hospital visits in immunocompromised patients with glomerular disease containing crescent and determination of related risk factors

  1. Tez No: 656439
  2. Yazar: ONUR KÜÇÜKKAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TANER ÇAMSARI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Nefroloji, Internal diseases, Infectious Diseases and Clinical Microbiology, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Bulaşıcı hastalıklar, Böbrek yetmezliği, Enfeksiyon, Glomerülonefrit, Hasta başvurusu, Mortalite, Prognoz, Risk faktörleri, İmmünizasyon, İmmünosüpresyon, Communicable diseases, Kidney failure, Infection, Glomerulonephritis, Patient admission, Mortality, Prognosis, Risk factors, Immunization, Immunosuppression
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Nefroloji Bilim Dalı tarafından takipli böbrek biyopsisi ile kresent içeren glomerülonefrit tanısı olan hastalarda, bağışıklık baskılayıcı tedavi sonrası meydana gelen enfeksiyonların saptanması, enfeksiyon odağı ve etkenlerin saptanması, laboratuvar bulguları, patoloji bulguları, hastaların tedaviye klinik yanıtları, tedavi farklılıklarının enfeksiyonlara olan etkisi ve enfeksiyonların klinik gidişata etkisinin incelenmesi ve güncel literatür verileri ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamız retrospektif bir araştırma şeklinde tasarlanarak gerçekleştirildi. Araştırma grubunu; 18 yaş ve üzeri, böbrek biyopsisi merkezimizde elde edilmiş, biyopsi incelemesi ile kresent içeren glomerülonefrit tanısı almış, 123 hasta oluşturmuş olup; eksik verisi olmayan ve dışlama kriterleri sonrası 95 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırma grubunun demografik-klinik verileri, böbrek biyopsisinden elde edilen histopatolojik bulgular, hastaların aldıkları tedaviler ve tedavi sonrasında gelişen enfeksiyonlar ve ciddiyeti ile izlemdeki laboratuvar verileri kaydedilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken istatiksel analiz için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 24.0 paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 95 hastanın başlangıç klinik, laboratuvar, böbrek biyopsisinin patolojik özellikleri, meydana gelen enfeksiyonların özellikleri, böbrek ve genel sağ kalımı, tedaviye verdikleri yanıtlar ile ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Literatür verilerine paralel olarak çalışmamızda; >2,5 üzerinde Charlson komorbidite indeksinin, tanı anında >2,84 mg/dl üzeri kreatinin değerinin, CKD-EPI'ye göre <23,5 mL/dk/1.73 m² altındaki eGFH değerinin ve birim zamandaki >441,7 mg/m² üzeri siklofosfamid dozunun enfeksiyonla2 ilişkili mortalitenin belirlenmesinde önemli olduğu görülmüştür. Yaşın >53,5 üzeri olmasının, >2,5 üzerinde Charlson komorbidite indeksinin, tanı anında >2,84 mg/dl üzeri kreatinin değerinin, CKD-EPI'ye göre <23,5 mL/dk/1.73 m² altındaki eGFH değerinin, >2,64 gr/gün üzeri 24 saatlik idrar proteinüri değerinin, <3,04 gr/dl altındaki serum albümin değerinin ve birim zamandaki >441,7 mg/m² üzeri siklofosfamid dozunun mortalitenin belirlenmesinde önemli olduğu saptanmıştır. CKİ değerinin >4 üzeri olması, JVAS değerinin >5 üzeri olması, enfeksiyöz parametrelerden, ciddi enfeksiyon varlığı, alt solunum yolu enfeksiyonu varlığı ve mantar enfeksiyonu varlığı son dönem böbrek yetmezliği gelişenlerde anlamlı olarak fazla bulunmuştur. Sonuç: Kresent içeren glomerülonefrit hastalarında, hastalığın kendisi ve bağışıklık baskılayıcı tedavi sonrası gelişen yan etkilerden olan enfeksiyonlar, hasta ve böbrek sağ kalımını etkilemektedir. Çalışmamızda, Charlson Komorbidite İndeksi'nin, Japon Vaskülit Aktivite Değeri'nin, albümin, eGFH, hemoglobin, kreatinin değerinin, proteinüri düzeyinin ve steroid kaynaklı diyabet gelişiminin ciddi enfeksiyon varlığı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Hastaların diyaliz ihtiyacı, steroid kaynaklı diyabet, son dönem böbrek yetmezliği, ciddi enfeksiyon, alt solunum yolu enfeksiyonu, mantar enfeksiyonu varlığı, steroid dozu ve birim vücut yüzey alanına düşen siklofosfamid dozu, çeşitli klinik sonlanım noktalarına göre hastalığın gidişatını öngörmede değerli olabilir. Bağışıklık baskılayıcı tedavilerin yan etkilerini ortaya koyabilmek için, daha büyük hasta gruplarında uzun dönem yan etki ve güvenlilik çalışmaları yapılmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objectives: In this study, the patients who have been diagnosed with crescent-containing glomerulonephritis by kidney biopsy and being followed by Dokuz Eylul University Hospital Department of Nephrology, the detection of infections occurring after immunosuppressive therapy, the detection of infection focus and factors, laboratory findings, pathology findings, clinical responses of the patients to treatment, effects of treatment differences on infections and examining the effects of infections on the clinical course and comparing them with the current literature data, is aimed. Method: The study is carried out and designed as a retrospective research. The research group consists of 123 patients at the age of 18 and older, who have been diagnosed with crescentcontaining glomerulonephritis by kidney biopsy and whose biopsies are examined in our biopsy center; and also, after exclusion criteria 95 patients, who have no missing data, are included to this study. The demographic-clinical data of the study group, histopathological findings obtained from kidney biopsy, the treatments received by the patients, the infections that developed after the treatment and their severity and the laboratory data during the follow-up are registered. As evaluating the findings obtained from the study, SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 24.0 package program was used for statistical analysis. Results: The pathological characteristics of the initial clinical, laboratory and renal biopsy of the 95 patients, who are included in the study, are evaluated in relation to the characteristics of the infections, kidney and general survival with their responses to treatment. In the study which is parallel with the literature data, it is observed that the level of Charlson comorbidity index over >2,5, creatinine level over < 2,84 mg/dl in diagnosis, eGFR level under < 23,5 ml/min/4 1,73 m2 according to CKD-EPI, and a dose of cyclophosphamide over >441,7 mg/m2 at a unit of time is important while determining infection-related mortality. It is detected that the age over >53,5, the level of Charlson comorbidity index over >2,5, the level of creatinine over >2,84 mg/dl in diagnosis, the level of eGFR under <23,5 ml/min/1,73 m² according to CKD-EPI, the level of 24 hours of urine proteinuria over >2,64 gr/day, the level of serum albumin under <3,04 gr/dl and a dose of cyclophosphamide over >441,7 mg/m² at a unit of time is important while determining infection-related mortality. The CKI level over >4 and the JVAS level over >5 through the infectious parameters, the presence of severe infection, the presence of lower respiratory tract infection and the presence of fungal infection were found to be significantly higher in patients with end-stage renal failure. Conclusion: In patients with crescent-containing glomerulonephritis, the disease itself and side effects that developed after the immunosuppressive treatments, especially infections, are the main factors affecting the patient and kidney survival. In this study, it is revealed that accompanying Charlson comorbidity index, Japanese Vasculitis Activity Score, albumin, eGFH, haemoglobin, creatinine, proteinuria level, presence of steroid-induced diabetes are associated with the presence of severe infection. Presence of dialysis need, steroid-induced diabetes, end stage renal disease, severe infection, lower respiratory tract infection, fungal infection, steroid therapy dose and cyclophosphamide dose per unit body surface area, might be valuable in predicting the course of the disease according to the various clinical endpoints. Long-term side effects and safety studies should be conducted in larger groups of patients to reveal the side effects of immunosuppressive treatments.

Benzer Tezler

  1. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda ve anaokulu çocuklarında barsak parazitlerinin yaygınlığı ve türlerinin ayrımı

    Prevalence and identification of intestinal parasites in the immunocompromised patients and 0-6 age group children

    PELİN KAHRAMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. AYŞEN GARGILI

  2. Serum ve bronkoalveoler lavaj sıvısı galaktomannan ve ß-D-glukan düzeylerinin bağışıklığı baskılanmış hastalarda invaziv pulmoner aspergilloz tanısındaki etkinliklerinin araştırılması

    Evaluation of the diagnostic value of serum and bronchoalveolar lavage ß-D-glucan and galactomannan levels in immunocompromised patients with invasive pulmonary aspergillosis

    BAŞAK BURGAZLIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Göğüs HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA UZASLAN

  3. COVİD-19 pandemi sürecinde bağışıklığı baskılanmış farklı hasta gruplarında latent tüberküloz enfeksiyonu prevalansının araştırılması

    Investigation of the prevalence of latent tuberculosis infection in different immunosuppressed patient groups during the COVİD-19 pandemic process

    MERVE HİLAL ALTINLI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    MikrobiyolojiMersin Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖNÜL ASLAN

  4. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniğine başvuran bağışıklığı baskılanmış hastalarda Cryptosporidium spp. varlığı genetik analizi ve biyoriskler

    The presence of Cryptosporidium spp., genetic analysis, and biorisks in immunocompromised patients applying to the Infectious Diseases Clinic

    ABUDUREYIMU MIRIGULI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Halk SağlığıMarmara Üniversitesi

    Temel Sağlık Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SALAR ZARRABI AHRABI

  5. 2011-2018 yılları arasında çocuk enfeksiyon hastalıkları bilim dalı'nda izlenen bağışıklığı baskılanmış hastalarda latent tüberküloz enfeksiyonunun retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of latent tuberculosis in immunocompromised patients followed at pediatric infectious diseases department between 2011 to 2018

    BURCU TUNCER AKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYPER SOMER