Geri Dön

2011-2018 yılları arasında çocuk enfeksiyon hastalıkları bilim dalı'nda izlenen bağışıklığı baskılanmış hastalarda latent tüberküloz enfeksiyonunun retrospektif değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of latent tuberculosis in immunocompromised patients followed at pediatric infectious diseases department between 2011 to 2018

  1. Tez No: 643129
  2. Yazar: BURCU TUNCER AKAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYPER SOMER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bağışıklık baskılayıcı tedavi, Çocuk, Latent Tüberküloz, TDT, İGST, Bulaşıcı hastalıklar, Enfeksiyonlar, Retrospektif çalışmalar, Tüberküloz, Çocuk hastalıkları, Çocuklar, İmmün sistem, İmmünite, Immunosuppressive Treatment, Pediatric, Latent tuberculosis, TST, IGRA, Communicable diseases, Infections, Retrospective studies, Tuberculosis, Child diseases, Children, Immune system, Immunity
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Çocuk Sağlığı Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Tüberküloz (TB) dünya genelinde önemli bir mortalite ve morbidite nedeni olarak varlığını sürdürmektedir. Aktif hastalık tablosuna yol açabilen latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE), özellikle bağışıklığı baskılanmış çocuk hasta grubunda riskin daha da artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle de bağışıklık baskılayıcı tedavi alacak veya almakta olan çocukların LTBE varlığı açısından taranması önem taşımaktadır. Çalışmamızda bağışıklığı baskılanmış çocuk olguların, latent tüberküloz enfeksiyonu açısından klinik, laboratuvar, görüntüleme bulguları ve tedavi süreçlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı'nda 2011-2018 yılları arasında izlenen bağışıklığı baskılanmış olguların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE) tanısı; tüberkülin deri testi (TDT) ve/veya interferon-γ salınım testi (İGST) ile akciğer grafisi kullanılarak konuldu. İstatistiksel analiz olarak ki-kare testi ile Fischer's Exact test uygulandı. Uyum analizinde Kappa Uyum testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya 101'i (%53.2) kız, 89'u (46.8) erkek 190 olgu dahil edildi. Olguların 87'si (%45.8) nonspesifik üveit, 61'i (%32.1) kronik inflamatuvar romatolojik hastalıklar, 26'sı (%13.7) inflamatuvar bağırsak hastalığı, 10'u (%5.3) kronik immün trombositopenik purpura, 3'ü (%1.6) solid organ nakli ve 3'ü (%1.6) kronik karaciğer/ böbrek yetersizliği tanıları ile bağışıklık baskılayıcı tedavi almaktaydı. Bu tedavilerin 89'unu (%46.8) adalimumab, 42'sini (%22.1) infliksimab, 28'sini (%14.7) etanersept, 13'ünü (%6.8) rituksimab, 6'sını (%3.2) anakinra, 3'ünü (%1.6) kanakinumab ve 9'unu (%4.7) kortikosteroid oluşturmakta idi. Toplam 190 olgunun 92'si (43 kız/ 49 erkek) LTBE tanısı aldı. TDT ile taranan olgularda test sonucu pozitiflik oranı %34.2 (n=65), İGST ile taranan olgularda test sonucu pozitiflik oranı %8.3 (n=10) olarak saptandı. TDT ve İGST birlikte değerlendirildiğinde, iki test arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı (p >0.05). LTBE tanısı alan 92 olgunun 74'ü, dokuz ay boyunca düzenli olarak izoniazid tedavisi aldı ve 73'ünde izlemde TB hastalığı gelişmedi. Adalimumab kullanan 1 olguda izoniazid tedavisinin tamamlanmasına rağmen izlemde akciğer TB gelişti. Başvuruda LTBE saptanmayan ve adalimumab kullanan 2 olguda da izlemde akciğer TB gelişti. Sonuç: Birincil hastalığı nedeniyle bağışıklık baskılayıcı ajanlar ile tedavi uygulanan tüm çocuk olgular TB enfeksiyonu açısından taranmalı ve izlenmelidir. Ülkemiz gibi TB prevalansı yüksek ülkelerde TDT'nin güvenli bir yöntem olduğu düşünülmektedir. Yine de bağışıklık baskılayıcı tedavi alan olgularda TDT yanıtının azalabileceği ve bu hastalara beraberinde İGST uygulamasının TB insidansını azaltabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Özet (Çeviri)

Aim: Tuberculosis (TB) continues to exist as an important cause of mortality and morbidity worldwide. Latent tuberculosis infection (LTBI), which can progress in to an active disease, causes an increased risk especially in the immunocompromised pediatric patient group. For this reason, it is important to screen the children who are starting or already receiving immunosuppressive therapy in terms of the presence of LTBI. In our study, we aimed to evaluate clinical, laboratory, radiological findings of immunocompromised children and their treatment processes in terms of latent tuberculosis infection. Material and Methods: The study was carried out retrospectively between 2011 to 2018 with immunocompromised patients Pediatric Infection Diseases Department, Istanbul Medical Faculty, Istanbul University. Latent tuberculosis (LTBI) was diagnosed via Mantoux tuberculin skin test (TST) and/or interferon-γ release assay (IGRA), posterior-anterior chest X-ray. Statistical analysis was performed using the Chi-square test with Fisher's Exact test. Results: 190 children have included in the study, 101 of these were girls. Cases were on immunosuppressive therapy due to primary diseases. Among these diseases, 87 (45.8%) were nonspecific uveitis, 61 (32.1%) were chronic inflammatory rheumatological diseases, 26 (13.7%) were inflammatory bowel disease, 10 (5.3%) were chronic immune thrombocytopenic purpura, 3 (1.6%) were solid organ transplantation and 3 (1.6%) were chronic liver/ kidney failure. As for the choice of immunesuppressive therapy, the most prevalent agent was adalimumab which is used in 89 (46. 8%) of the cases, followed by infliximab used in 42 (22.1%), etanercept in 28 (14.7%), rituximab 13 (6.8%), anakinra in 6 (3.2%), canakinumab in 3 (1.6%) and corticosteroids in 9 (4.7%) of the cases. Of the 190 cases in total, 92 (43 female / 49 male) were diagnosed with LTBI. Test result positivity rate was 34.2% (n = 65) in cases screened with TST, and test result positivity rate was 8.3% (n = 10) in cases screened with IGRA. When TST and IGRA were evaluated together, no statistically significant relationship was detected between the two tests (p >0.05). Seventy-four of the 92 patients who diagnosed with LTBI, completed 9 months coarse of isoniazid treatment and and of these 73 did not develop TB disease during follow-up. Despite completion of isoniazid treatment in 1 case using adalimumab, lung TB progressed in the follow-up. Lung TB developped in follow-up in 2 cases who did not have LTBI and using adalimumab. Conclusion: All pediatric cases treated with immunosuppressive drugs should be screened and followed for TB infection. TST is considered to be a safe method in countries with high TB prevalence like our country. Nevertheless, it should be noted that receiving immunosuppressive therapy may decrease TST response and that IGRA application may decrease TB incidence with these patients.

Benzer Tezler

  1. Üriner sistem taş hastalığı olan çocuklarda demografik ve klinik özellikler, etiyoloji ve tedavi yaklaşımları

    Demographic and clinical features, ethiologies and treatment approaches in children with urinary stone disease

    FERHAN DEMİRTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİLGÜN ÇAKAR

  2. Konjuge pnömokok aşısı sonrası invaziv pnömokok hastalığı sıklığı, serotip dağılımı ve antibiyotik direnci

    Antibiotic resistance, serotype distribution and prevalence of invasive pneumococcal disease after introduction of pneumococcal conjugate vaccine

    CANER YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDAL İNCE

  3. Çocukluk çağı lösemilerinde kateter komplikasyonları

    Catheter complications in childhood leukemias

    PELİN CANSU TURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP KARAMAN

  4. Generation of plasmid-based eukaryotic model to investigate biology of Crimean-Congo hemorrhagic fever virus nucleoprotein and glycoproteins

    Kırım Kongo kanamalı ateşi virüsü nükleoproteinin ve glikoproteinlerinin biyolojisinin çalışılmasında plazmit temelli ökaryotik model oluşturulması

    NESİBE SELMA ÇETİN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyoteknolojiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. MEHMET ZİYA DOYMAZ

  5. SSK Ankara Çocuk Hastalıkları ve Eğitim Hastanesinde 1994-2000 yılları arasında takip edilen epilepsili hastaların geriye yönelik değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    OĞUZ NAİM KARABULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SADİ VİDİNLİSAN