Koroner bypass operasyonu yapılan kadın hastalarda iki farklı kardiyopleji uygulamasının (kan kardiyoplejisi ve del – nido kardiyopleji) postoperatif erken dönemde atriyal fibrilasyon sıklığına etkisi
The effect of two different cardioplejia applications (blood cardioplegy and del - nido cardioplegy) on the frequency of atrial fibrilation in the EARLY postoperative peri̇od in female patients undergoing coronary bypass operation
- Tez No: 658939
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET ACIPAYAM
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Atriyal Fibrilasyon, Del-Nido Kardiyopleji, Kan Kardiyoplejisi, Kardiyopleji, Koroner Arter Bypass Cerrahisi, Cerrahi-kardiyovasküler, Kadınlar, Kalp durdurulması, Kalp hastalıkları, Koroner arter bypass, Postoperatif dönem, Atrial Fibrillation, Blood Cardioplegy, Cardioplegia, Coronary Artery Bypass Surgery, Del-Nido Cardioplegy, Surgery-cardiovascular, Women, Heart arrest-induced, Heart diseases, Coronary artery bypass, Postoperative period
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Koroner arter bypass cerrahisi uygulanan kadın hastalarda iki farklı kardiyopleji rejimi (Kan Kardiyoplejisi ve Del-Nido Kardiyoplejisi) uygulanmasının, postoperatif erken dönemde atriyal fibrilasyon (AF) gelişimine etkisini incelemek ve karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırma 10.01.2016 – 10.06.2018 tarihleri arasında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda koroner arter bypass cerrahisi geçirmiş kadın hastalarda kardiyopleji yöntemlerinin atriyal fibrilasyon sıklığına etkisini belirlemek amacıyla tasarlanmış tanımlayıcı – kesitsel bir çalışmadır. Bulgular: Araştırmada yer alan katılımcıların tamamını kadınlar oluşturmaktadır. Katılımcıların yaşları 46 ile 82 arasında değişmekle birlikte yaş ortalaması 65,62 ± 7,872 olarak bulunmuştur. Hastaların %50'sinde (30 hasta) kan kardiyoplejisi, diğer %50'sinde (30 hasta) ise Del Nido kardiyopleji uygulanmıştır. Koroner arter bypass sonrasında hastalarda AF görülüp görülmediği hasta dosyalarından elde edilmiş olup, koroner arter bypass işlemi sonrasında hastaların %28,3'ünde (17 hasta) AF görülmüş, %71,7'sinde (43 hasta) ise AF görülmemiştir. Kan kardiyoplejisi uygulanan hastaların ortalama bypass süresi 80,13 ± 33,869 dakika; Del Nido kardiyopleji uygulanan hastaların ortalama bypass süresi 87,40 ± 23,468 dakika olarak tespit edilmiştir. Ancak kan kardiyoplejisi ile Del Nido kardiyopleji yöntemleri arasında bypass süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Araştırmamızda kan kardiyoplejisi uygulanan hastaların ortalama iskemi süresi 40,27 ± 15,204 dakika olarak hesaplanmıştır. Del Nido kardiyopleji uygulanan hastaların iskemi süresi ortalaması ise 47,93 ± 12,559 dakika olarak bulunmuştur. İskemi süresi açısından kan kardiyoplejisi ile Del Nido kardiyopleji yöntemleri arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Kan kardiyoplejisi uygulanmış olan 30 hastanın %26,7'sinde (8 hasta) AF görülmüş, %73,3'ünde (22 hasta) ise AF görülmemiştir. Del Nido kardiyopleji uygulanan 30 hastanın ise %30'unda (9 hasta) AF görülürken, %70'inde (21 hasta) AF görülmemiştir ve 2 farklı kardiyopleji yöntem grubu arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmamıştır (p=0,774). Sonuç: Bu çalışmada koroner arter bypass cerrahisi geçiren kadın hastalarda kan kardiyoplejsi ve Del Nido kardiyoplejisi yöntemlerinin postoperatif erken dönemde atriyal fibrilasyon sıklığı araştırılmış ve postoperatif AF gelişimi açısından kardiyopleji yöntemleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Özet (Çeviri)
Aim: To examine and compare the effect of two different cardioplegia regimens (Blood Cardioplegia and Del-Nido Cardioplegia) on the development of atrial fibrillation (AF) in the early postoperative period in female patients undergoing coronary artery bypass surgery. Material and Method: The study is a descriptive-cross-sectional study designed to determine the effect of cardioplegia methods on the frequency of atrial fibrillation in female patients who have undergone coronary artery bypass surgery in the Department of Cardiovascular Surgery, Kahramanmaraş Sütçü İmam University Medical Faculty, between 10.01.2016 and 10.06.2018. Results: All the participants in the research are women. Although the ages of the participants varied between 46 and 82, the mean age was 65.62 ± 7.872. Blood cardioplegia was used in 50% of the patients (30 patients), and Del Nido cardioplegia was used in the other 50% (30 patients). Whether AF was observed in patients during coronary artery bypass was obtained from the patient files, and AF was observed in 28.3% (17 patients) of the patients during the coronary artery bypass procedure, and AF was not seen in 71.7% (43 patients). The mean bypass time of patients who underwent blood cardioplegia was 80.13 ± 33.869 minutes; The mean bypass time of patients who underwent Del Nido cardioplegia was found to be 87.40 ± 23.468 minutes. However, no statistically significant difference was found between blood cardioplegia and Del Nido cardioplegia methods in terms of bypass time (p> 0.05). In our study, the mean ischemia time of patients who underwent blood cardioplegia was calculated as 40.27 ± 15.204 minutes. The average ischemia time of patients who underwent Del Nido cardioplegia was found to be 47.93 ± 12.559 minutes. The difference between blood cardioplegia and Del Nido cardioplegia methods in terms of the duration of ischemia was found to be statistically significant (p <0.05). AF was observed in 26.7% (8 patients) of 30 patients who were applied blood cardioplegia, and AF was not observed in 73.3% (22 patients). While AF was observed in 30% (9 patients) of 30 patients who underwent Del Nido cardioplegia, AF was not observed in 70% (21 patients) and no statistically significant difference was found between 2 different cardioplegia method groups (p = 0.774). Conclusion: In this study, the frequency of atrial fibrillation in the early postoperative period of blood cardioplegia and Del Nido cardioplegia methods in female patients who underwent coronary artery bypass surgery was investigated, and no statistically significant difference was found between cardioplegia methods in terms of postoperative AF development.
Benzer Tezler
- Mitral kapak replasmanı yapılan hastalarda posterior kapak korumasının sol ventrikül fonksiyonu üzerine etkisi
The effect of posterior valve protection on left ventricle function in patients undergoi̇ng mitral valve replacement
HASAN HAMZAOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEFER USTA
- Devamlı retrograd normotermik kan ve intermittan retrograd izotermik kan kardiyoplejisi yöntemlerinin myokard korunması üzerine etkilerinin hemodinamik parametrelerle karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ZAFER DEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiOndokuz Mayıs ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. H. TAHSİN KEÇELİGİL
Y.DOÇ.DR. M. KEMAL DEMİRAĞ
- Açık kalp cerrahisinde ileri hemodinamik yönetim parametrelerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the advanced hemodynamic patameters in patients undergoing open heart surgery
ANIL KARAAĞAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET KAPLAN
- Açık kalp cerrahisi uygulanan hastalarda topikal hipotermi uygulamasının postoperatif kardiyak fonksiyonlar üzerine olan etkisi
Effect of topical hypothermia on postoperative cardiac functions on patients undergoing open heart surgery
MURAT KADAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiGataKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BİLGEHAN SAVAŞ ÖZ
- Stabil angina pektorisli hastalarda damar tutulum derecesinin serum vaspin düzeyi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
The relationship between serum vaspin levels and the degree of coronary involvement in patients with stable angina pectoris
İLTER BOZACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
İç HastalıklarıSağlık Bakanlığıİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK