Geri Dön

Koroner bypass olgularında n-asetil sisteinin böbrek fonksiyonlarına etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 307888
  2. Yazar: MEHTAP SELÇUK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TÜLİN TİTİZ AYDOĞDU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Araştırmamızda elektif koroner bypass cerrahisi planlanan, ASA fiziksel skoru II-III olan hastalarda NAS ve SF verilerek hemodinami, kan ve biyokimya değerleri, idrar çıkışları, ekstübasyon zamanları, yoğun bakımda ve hastanede kalma süreleri karşılaştırıldı. Çalışma 18-80 yaş arası 43 erkek ve 7 kadın hasta olmak üzere 50 hasta üzerinde yapıldı. Hastalar rastgele olarak 25?er kişilik 2 gruba ayrıldı. 1.gruptaki hastalara (grup 1) operasyondan 10 dk önce IV 100 mg/kg bolus ve operasyon süresince 20 mg/kg/saatten infüzyon olarak N- asetil sistein (NAS), 2.gruptaki hastalara (grup 2) aynı dozda serum fizyolojik verildi. 18 yaş altı, 80 yaş üzeri, akut MI geçiren, akut böbrek yetmezliği, renovasküler hastalık hikayesi olan, vazopresör kullanan, peritoneal veya hemodializ yapılan, kreatinini 5 mg/dl üzerinde ve kardiyojenik şokta olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Ayrıca 2. kez pompaya giren hastaların çalışmadan çıkarılması planlandı. Her iki gruptaki hastalara operasyondan 1 gece önce 10 mg oral diazepam ile premedikasyon yapıldı. Operasyon öncesi hastaların kanda BUN, kreatinin, kreatinin klerensi Na, K ,glomerül filtrasyon hızı (GFR), idrarda Na, protein, dansite, kreatinin 24 saatlik idrar miktarı kaydedildi. Operasyon sabahı hastalar ameliyat masasına alınarak, monitörizasyon ve kateterizasyon sonrası entübe edildi. İndüksiyon öncesi hemodinamik ölçümler;kalp hızı (KAH),sistolik-ortalama-diastolik kan basıncı (SAB,OAB,DAB) oksijen saturasyonu (SPO2) kaydedildi. 1.grup hastalara operasyondan 10 dakika önce intravenöz 100 mg/kg bolus NAS verildi. Operasyon süresince 20 mg/kg/saat dozunda infüzyon olarak NAS verilmeye devam edildi. Her iki grupta 10 ?gr/kg/dk fentanil, 0.1 ?g/kg/dk sisatrakuryum, %1 izofluran ve 4lt/dk %50-50 hava ve oksijen karışımı ile anestezi devam ettirildi. Operasyon öncesi, entübasyon sonrası, operasyon başlangıcı, bypass öncesi, bypass sonrası ve operasyon sonunda SAB, DAB, OAB, KAH, SPO2, Pulmoner kapiller wedge basıncı (PCWP), idrar miktarı kaydedildi. Operasyon öncesi, bypass öncesi, bypass sonrası ve operasyon sonunda kangazı analizleri yapıldı. Operasyon sonunda toplam verilen sıvı, kan, plazma, toplam idrar miktarı, mannitol, lasix dozları, toplam kros klemp, bypass, cerrahi süreleri, hemofiltrasyon kullanılıp kullanılmadığı, ani hipotansiyon olup olmadığı ve ek sıvı replasmanı gerekip gerekmediği kaydedildi. Hastalar operasyon sonunda mekanik ventilasyon desteğinde Kalp Damar Cerrahisi yoğun bakım ünitesine çıkarıldılar.Yoğun bakımda SAB, DAB, OAB, KAH, PCWP, SPO2, toplam verilen sıvı ve idrar miktarı, kanda bun, kreatinin, Na, K, kreatinin klerensi, GFR, idrarda Na, K, kreatinin, protein, dansite değerleri kaydedildi. Hastalar hemodinamik olarak stabil ve normotermik (vücut ısısı >360C) olduklarında, belirgin aritmi olmaması, göğüs tüpü drenajları < 100 ml/saat, idrar çıkışı > 50 ml/kg/saat olması koşuluyla weaning işlemine başlandı. Hemodinamik olarak stabil olduklarında, yeterli SPO2 (maske ile FiO2< 0.5 iken >90), kontrol edilemeyen aritmilerin bulunmaması, inotrop yada vazopresör ihtiyacının olmaması, göğüs tüpü drenajının < 50 ml/saat olması, nöbet olmaması ve yeterli idrar çıkışı olması (0.5 ml/kg/saat) durumunda yoğun bakım ünitesinden çıkarıldılar. Hemodinamik ve kardiyak ritm açısından stabil olduklarında, insizyon yerinin temiz ve kuru olması, ateş olmaması, idrar ve gaita yapabilmesi, bağımsız hareket edebilme ve yemek yiyebilmesi durumlarında ise hastaneden taburcu edildiler. Hastaların yaşları, cinsiyetleri, boyları, kiloları, ekstübasyon zamanları, yoğun bakım ünitesinde ve hastanede kalış süreleri kaydedildi. Hiçbir hastaya hemofiltrasyon uygulanmadı. Ani hipotansiyon görülmedi. Ek sıvı ihtiyacı olmadı. Gruplar arası karşılaştırmada preoperatif ve postoperatif kanda BUN, kreatinin, kreatinin klirensi, GFR, Na, K, idrarda Na, protein, dansite farklı değildi. Grup içi karşılaştırmada ise; grup 1?de kreatinin klirensi, idrar proteini ve GFR?da operasyon sonrası değerlerde, operasyon öncesine göre istatistiksel olarak anlamlı bir yükselme görüldü.BUN, kreatinin, Na, K, idrar Na, idrar kreatinini ve idrar dansite değerlerinde operasyon öncesi ve sonrası farklılık görülmedi. Grup 2?de; kreatinin klirensinde ve idrar kreatininde operasyon sonrası değerde operasyon öncesine göre anlamlı bir düşüş görüldü. Kanda Na, K, idrarda Na ve protein miktarlarında operasyon sonrası değerlerde operasyon öncesi değerlere göre anlamlı bir yükselme görüldü. BUN, kreatinin, GFR, ve idrar dansitesinde farklılık görülmedi Gruplar arası yapılan karşılaştırmada operasyon öncesi, cilt insizyonu ve ekstübasyon sonrası idrar miktarlarında anlamlı bir değişiklik görülmedi. By pass sonrası ve operasyon sonu idrar miktarı grup 2?de belirgin olarak düşük bulundu. Gruplar arası karşılaştırmada operasyon sırasında verilen sıvı miktarlarında farklılık görülmedi. Yoğun bakımda ekstübasyon sonrasında ise grup 2?de verilen sıvı miktarı anlamlı olarak az bulundu. Sonuç olarak; koroner arter bypass cerrahisi geçiren olgularda 100 mg/kg bolus ve 20 mg/kg/saat infüzyon NAS?nin böbrek fonksiyonlarına etkisini incelediğimiz çalışmamızda, NAS verilen grupta preoperatif BUN, kreatinin, kreatinin klirensi, idrar protein ve kreatinin değerlerinde postoperatif verilerle karşılaştırdığımızda değişkenlik saptamadık. SF uyguladığımız kontrol grubunda ise, olası bir geçici böbrek fonksiyon bozukluğunu gösteren veriler elde ettik ve NAS?nin koroner arter bypass cerrahisi operasyonlarında böbrekleri koruyucu etkisinin olduğu kanısına vardık.

Özet (Çeviri)

...

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü

    Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension

    ÜLKÜ AYBERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. ODTÜ Beden Eğitimi ve Spor bölümü 1985-1986 programının öğrencilerin fizyolojik kapasitelerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ AHMET DOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EYYUP GÜNAY İSBİR