Dakriyosistorinostomi operasyonlarındaintravenöz remifentanil ve deksmedetomidininfüzyonunun göz içi basıncı ve hemodinamiüzerine etkilerinin karşılaştırılması
In dacriocystorinostomy operationscomparing the effects of intravenous remifentanyl and dexmedetomidine infusion on intraocular pressure and hemodynamics
- Tez No: 661166
- Danışmanlar: UZMAN GÜLTEN ARSLAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Remifentanil ve deksmedetomidinin intravenöz infüzyonlarının preoperatif dönemden başlamak üzere peroperatif ve postoperatif dönemde hemodinamik değişiklikler ve göz içi basıncı üzerine olan etkilerinin karşılaştırılmasını amaçladık. Çalışmada dakriyosistorinostomi ameliyatı planlanan 20-65 yaş arasında, ASA I-II anestezi risk grubuna giren 90 olgu çalışmamıza dahil edildi. Hastalar kontrol, remifentanil ve deksmedetomidin gruplar sırasıyla Grup 1, Grup 2 ve Grup 3 olarak, 30'ar kişilik üç gruba ayrıldı. Tüm hastalar monitorize edildi. Kalp atım hızı, noninvaziv kan basıncı, periferik oksijen saturasyonları monitorize edilerek kaydedildi. Hastaların göz içi basınç ölçümleri Schiotz tonometresi ile yapıldı. Preoperatif göz basıncı ölçülen hastalara ; Grup 1'e sadece %0.9 NaCl intravenöz uygulandı. Grup 2'ye 1μg/kg intravenöz 10 dak. remifentanil yükleme dozu; Grup 3'e 1 μg/kg intravenöz deksmedetomidin 10 dak. yükleme dozu olarak verildi. Yükleme dozunu takiben göz basınçları tekrar ölçüldü. Grup 1 %0.9 NaCl intravenöz infüzyonu, Grup 2 0,1-0,3 μg/kg/dak remifentanil intravenöz infüzyonu, Grup 3 0,2-0,7 μg/kg/saat deksmedetomidin intravenöz infüzyonu ile devam ettirildi. İlaç intravenöz infüzyonları operasyon bitimine 5 dak. kalana kadar devam ettirildi. Hastalar ameliyathaneye alınıp her üç gruba da indüksiyonda aynı ilaçlar verildi. Tüm hastalara indüksiyonda 1,5 μg/kg fentanil, 5 mg/kg pentobarbital ve 0,6 mg/kg rokuronyum intravenöz uygulandı. Entübe edilerek genel anestezi altında operasyona alındı. Entübasyon sonrası %1 sevofluran ve 3/3 litreden oksijen ve azot protoksit karışımı ile idamesi sağlandı. İntravenöz infüzyon olarak verilen ilaç dozlarının titrasyonunun belirlenmesinde BİS monitorizasyonu kullanıldı. İndüksiyon sonrası, entübasyonun 1. dak.'ında, entübasyonun 5. dak.'ında, ekstübasyon öncesi, ekstübasyon sonrası ve postoperatif derlenme ünitesinde göz içi basınçları, opere olmayan göz tarafında ölçülerek kaydedildi. Göz içi basınçları ölçümleri ile eş zamanlı kalp atım hızı; sistolik, diyastolik, ve ortalama kan basınçları kaydedildi. Göz içi basıncı gruplar arasında anlamlı farklılıklar gösterdi. Göz içi basıncı her üç grupta da preoperatif ölçüm değerlerine göre karşılaştırıldığında; yükleme dozu sonrası,indüksiyon esnasında, entübasyonun 1. dak.'ı, entübasyonun 5. dak.'ı, ekstübasyon öncesi ölçümlerinde (p< 0.01) düzeyinde anlamlı düşüşler gözlenmektedir. Farklı olarak Grup1'de ekstübasyon sonrası, Grup 1 ve Grup 2'de postoperatif göz içi basıncı ölçümlerinde anlamlı değişiklik gözlenmemektedir (p<0.05). Bununla beraber Grup3'te ekstübasyon sonrası ve postoperatif göz içi basıncı ölçümlerinde de anlamlı değişiklik gözlenmektedir (p<0.01). Gruplar kendi içlerinde göz içi basıncı düzeylerine göre karşılaştırıldığında; ilaç yükleme dozu sonrası, indüksiyonda, ekstübasyon öncesi ve ekstübasyon sonrası göz içi basınç değerleri düşmekle beraber Grup 1'de Grup 2 ve Grup 3'e göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek, Grup 2 de Grup 3'den yüksek olarak bulunmaktadır. Entübasyonun 1. ve 5. dak.'ında göz içi basınç ölçümleri preoperatif değere göre düşmesine rağmen Grup 1'in Grup2 ve Grup3'e göre yüksek olduğu fakat Grup2 ve Grup3 arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Postoperatif dönemde Grup 1 ve Grup 2'nin göz içi basıncı ölçümlerinin Grup 3'ten anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır. Kalp atım hızı Grup2 ve Grup3'te Grup 1 e göre operasyon süresince daha fazla düşmüştür. Preoperatif dönem ölçümleri ile karşılaştırıldığında Grup 3 kalp atım hızı, Grup 2'ye göre postoperatif dönemde anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Kan basıncı değerleri Grup 2 ve Grup 3'te Grup 1'e göre operasyon süresince daha fazla düşmüştür. Preoperatif kan basıncı değerleri ile karşılaştırıldığında Grup1'de yükleme dozu sonrası ve ekstübasyon sonrası, Grup2 'de ekstübasyon sonrası ve postoperatif kan basıncı değerlerinde anlamlı değişimler gözlenmemektedir. Fakat ilaç yükleme dozu sonrası, peroperatif ve postoperatif dönemde Grup 3'te kan basıncı ölçümlerinde anlamlı düşüşler gözlenmiştir. Remifentanil ve deksmedetomidin göz içi basıncının düşük olması istenen göz ameliyatlarında güvenle kullanılabilecek aynı zamanda intravenöz infüzyonları ile hipotansif anestezi uygulanabildiği ajanlardır. İntraoperatif hemodinamik etkileri benzerdir. Her iki ajanında hipotansif anestezi ve göz içi basınç değerlerinin düşük olması istenen operasyonlarda kullanılabileceği, ancak göz içi basıncını intraoperatif dönemde daha fazla düşürdüğü ve postoperatif dönemde de remifentanile göre göz içi basıncı değerleri daha düşük seyrettiği göz önüne alındığında, özellikle açık göz yaralanmaları gibi göz içi basıncının kontrol altında düşük tutulması gereken durumlarda deksmedetomidinin öncelikle tercih edilebileceği kanaatindeyiz.
Özet (Çeviri)
We aimed to compare the effects of intravenous infusions of remifentanil and dexmedetomidine on hemodynamic changes and intraocular pressure starting from the preoperative period, during the peroperative and postoperative periods. In the study, 90 patients between the ages of 20-65, who were planned to undergo dacryocystorhinostomy, were included in the ASA I-II anesthesia risk group. The patients were divided into three groups of 30 each, as control, remifentanil and dexmedetomidine groups, Group 1, Group 2 and Group 3, respectively. All patients were monitored. Heart rate, noninvasive blood pressure, peripheral oxygen saturation was monitored and recorded. Intraocular pressure measurements of the patients were made with a Schiotz tonometer. To patients whose preoperative eye pressure was measured; Only 0.9% NaCl to group 1 administered intravenously. Group 2 1μg / kg intravenously 10 min. remifentanil loading dose; 1 μg / kg intravenous dexmedetomidine 10 min. It was given as a loading dose. Eye pressures were measured again following the loading dose. Group 1 0.9% NaCl intravenous infusion, Group 2 0.1-0.3 μg / kg / min remifentanil intravenous infusion, Group 3 0.2-0.7 μg / kg / hour continued with dexmedetomidine intravenous infusion. Drug intravenous infusions are done 5 min. To the end of the operation. It was continued until it remained. The patients were taken to the operating room and the same drugs were given to all three groups during induction. In all patients, 1.5 μg / kg fentanyl, 5 mg / kg pentobarbital and 0.6 mg / kg rocuronium were administered intravenously for induction. He was intubated and operated under general anesthesia. 1% sevoflurane and 3/3 liter oxygen after intubation and maintenance with nitrous oxide mixture. BIS monitoring was used to determine the titration of drug doses given as intravenous infusion. Intraocular pressures were measured and recorded on the non-operated eye side after induction, at the 1st minute of intubation, at the 5th minute of intubation, before extubation, after extubation and in the postoperative recovery unit. Heart rate simultaneously with intraocular pressure measurements; systolic, diastolic, and mean blood pressures were recorded. Intraocular pressure differed significantly between groups. When intraocular pressure was compared in all three groups according to preoperative measurement values; After the loading dose, during induction, significant decreases were observed at the level of 1 minute of intubation, 5th minute of intubation, and measurements before extubation (p <0.01). Differently, extubation in Group 1 Significant change in postoperative intraocular pressure measurements in Group 1 and Group 2 after not observed (p <0.05). However, significant changes were also observed in intraocular pressure measurements in Group3, after extubation and postoperative (p <0.01). When the groups were compared according to their intraocular pressure levels; Although intraocular pressure values decrease after drug loading dose, during induction, before extubation and after extubation, it is statistically significantly higher in Group 1 compared to Group 2 and Group 3, and Group 2 is higher than Group 3. The 1st and 5th stages of intubation Although the intraocular pressure measurements in the 1st and 5th min stages of intubation decreased compared to the preoperative value, it was found that Group 1 was higher than Group2 and Group3, but there was no statistically significant difference between Group2 and Group3. In the postoperative period, it was determined that the intraocular pressure measurements of Group 1 and Group 2 were significantly higher than Group 3. Heart rate decreased more in Group 2 and Group 3 than in Group 1 during the operation. Compared to the preoperative period measurements, Group 3 heart rate was found to be significantly lower in the postoperative period compared to Group 2. Blood pressure values decreased more in Group 2 and Group 3 compared to Group 1 during the operation. When compared with the preoperative blood pressure values, no significant changes are observed in the blood pressure values after the loading dose and after extubation in Group1, after extubation and postoperative blood pressure values in Group2. However, significant decreases were observed in blood pressure measurements in Group 3 in the peroperative and postoperative period after the drug loading dose. Remifentanil and dexmedetomidine are agents that can be used safely in eye surgery where low intraocular pressure is desired, and also hypotensive anesthesia can be applied with intravenous infusions. Intraoperative haemodynamic effects are similar. Considering that hypotensive anesthesia can be used in operations where low intraocular pressure values are desired, but it decreases intraocular pressure more in the intraoperative period and intraocular pressure values are lower than remifentanil in the postoperative period, especially in open eye injuries, intraocular pressure is under control. In cases where it is necessary to keep low, dexmedetomidine should be preferred.
Benzer Tezler
- Dakriyosistorinostomi ameliyatlarının nükleer dakriyosintigrafi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MÜFİT TARAKÇI
- Dakriyosistorinostomi ameliyatı uygulanmış hastalarda kese duvarının histopatolojik değerlendirilmesi
Histopathologic examination of lacrimal sac wall on dacryocystorhinostomy operated patients
MUSTAFA LEVENT CİVELEK
- Dakriyosistorinostomi ameliyatlarında risk faktörleri.
Risk factors in dacryocystorhinostomy surgery.
ÇAĞLAYAN AKSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Göz HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÖKHAN ÖZDEMİR
- Primer kazanılmış nazolakrimal kanal tıkanıklığı tedavisinde mekanik transnazal endoskopik dakriyosistorinostomi, transkanaliküler diod lazer dakriyosistorinostomi ve transkanaliküler multidiod lazer dakriyosistorinostomi tekniklerinin karşılaştırılması: Prospektif klinik çalışma
A comparison of mechanical transnasal endoscopic dacryocystorhinostomy, transcanalicular diode laser dacryocystorhinostomy and transcanalicular multidiode laser dacryocystorhinostomy for primary acquired nasolacrimal duct obstruction: A prospective clinical trial
HANİFE TUBA AKÇAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göz HastalıklarıGazi ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ONUR KONUK