Akciğer kanseri olgularında C-reaktif protein yüksekliği kemoterapi kürünü ertelemek için dikkate alınmalı mı?
Should C-reactive protein elevations be considered to postpone chemotherapy cure in lung cancer cases?
- Tez No: 661921
- Danışmanlar: PROF. DR. TEVFİK ÖZLÜ, PROF. DR. YILMAZ BÜLBÜL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Akciğer hastalıkları, Akciğer neoplazmları, C reaktif protein, Kanser hastaları, Neoplazmlar, İlaç tedavisi, Lung diseases, Lung neoplasms, C reactive protein, Cancer patients, Neoplasms, Drug therapy
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Akciğer kanseri hastaları, morbidite ve mortalite nedeni olan enfeksiyonla sıklıkla karşı karşıya kalırlar. Bu hastalarda zaten var olan klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgular nedeniyle yeni bir enfeksiyonun ayırt edilmesi zordur. C-reaktif protein (CRP) yüksekliği, enfeksiyon göstergesi olarak kabul edildiğinde, akciğer kanserli hastalarda kemoterapi kürlerinin aksamasına ve hastalığın kontrolünün bozulmasına yol açabilmektedir. Çünkü bu hastalarda CRP değeri genellikle yüksektir ve CRP'yi yükseltebilecek başka patolojiler de sıklıkla eşlik edebilmektedir. CRP yüksekliğinin kemoterapiye engel bir enfeksiyonu gösterip göstermediğinin kesin olarak bilinebilmesi, kemoterapi kürünün planlandığı zamanda yapılması veya ertelenmesi kararı için gereklidir. Bu çalışmada CRP yüksekliğinin hangi durumlarda kemoterapi uygulanmasına engel teşkil eden bir enfeksiyon bulgusu olarak kabul edileceği ya da edilmeyeceği araştırılmış ve enfeksiyonu öngörebilecek bir cut-off değer bulunması amaçlanmıştır. METOT: Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'nda, Mayıs 2018 ile Aralık 2019 tarihleri arasındaki akciğer kanserli, CRP değeri yüksek olan hastalar prospektif olarak çalışmaya alındı. Hastaların klinik özellikleri, laboratuvar ve radyolojik bulguları değerlendirildi. Takip eden hekiminin nihayi kararı ile hastalar enfeksiyöz ve non-enfeksiyöz olarak iki gruba ayrıldı. Her iki grup arasında klinik, laboratuvar ve radyolojik özellikler açısından karşılaştırma yapıldı. Enfeksiyonu öngörebilecek CRP cut-off değeri hesaplandı. BULGULAR: Çalışmadaki 180 hastanın 171'i (%95) erkek, 9'u (%5) kadındı, ortalama yaş 63.3±7.4 olarak saptandı. Hastaların CRP değeri, başvuru anında ortalama 4.5 mg/dL idi. Hekim kararı ile 23 hastada (%12.8) enfeksiyon olduğu kanaatine varıldı. Enfeksiyöz kabul edilen 23 hastanın ortalama başvuru CRP değeri 13.0 mg/dL, non-enfeksiyöz kabul edilen 157 hastanın ise 3.3 mg/dl olarak saptandı. Enfekte kabul edilen hastaların ortalama CRP değeri, enfekte kabul edilmeyen hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p<0.0001). Prokalsitonin, lökosit sayısı, PNL/Lökosit oranı, sedimentasyon değerleri enfekte grupta daha yüksek bulundu. Enfekte kabul edilerek antibiyotik verilen 23 hastanın başvuru CRP ortalaması ve tedavi sonrası CRP ortalaması sırası ile 12.79 mg/dl, 5.4 mg/dl olarak saptandı. Aradaki 7.35 birimlik fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.0001). Enfeksiyon düşünülerek antibiyoterapi verilen hastalarda tedavi sonrası CRP düzeyinde anlamlı düşüş saptandı. Enfeksiyon düşünülmeyerek kemoterapi verilen, sonrasında kontrol amaçlı başvuran hastaların genelinde herhangi bir enfeksiyon bulgusuna rastlanmadı. Tüm hastalarda ve özellikli gruplarda enfeksiyonu öngörebilecek cut-off değerleri belirlendi. Tüm hastalarda kemoterapi almayı engelleyecek enfeksiyonu öngörmede başvuru CRP düzeyi için cut-off değeri %91.3 sensitivite, %86.6 spesifite, %50 pozitif prediktif değer ve %98.6 negatif prediktif değer ile ≥6.74 mg/dl olarak saptandı (p<0.001). Tüm hastalarda kemoterapi almayı engelleyecek enfeksiyonu öngörmede bir önceki CRP düzeyine göre artış için cut-off değeri %73.6 sensitivite , %94.3 spesifite, %63.6 pozitif prediktif değer ve %96.4 negatif prediktif değer ile ≥4.04 mg/dl olarak saptandı (p<0.001). SONUÇ: Çalışmamızda kemoterapi kürü için başvuran ve CRP değeri yüksek bulunan hastalarda enfeksiyonu, CRP'yi yükseltebilecek diğer nedenlerden ayırtedebilen cut-off değerleri bulundu. Bulunan cut-off değerlerinin kullanımı ile CRP düzeyi yüksek olan non-enfeksiyöz hastaların enfekte gibi kabul edilerek kemoterapi kürünün gereksiz yere ertelenmesi önlenebilir.
Özet (Çeviri)
OBJECTİVE: Lung cancer patients often face infection, which is the majör cause of morbidity and mortality. It is difficult to distinguish a new infection in this patients because of the clinical, laboratory and radiological findings. When C-reactive protein (CRP) elevation is considered as an indicator of infection, it may cause disruption of chemotherapy courses and impairment of disease control in patients with lung cancer. Because the CRP value is generally high in these patients and other pathologies that may increase CRP can often accompany. It is necessary to know precisely whether the CRP elevation indicates an infection that prevents chemotherapy, and to decide whether or to postpone the chemotherapy cure at the scheduled time. In this study, it has been investigated in which cases the CRP elevation will be considered as an infection finding that prevents chemotherapy administration or not, and it is aimed to find a cut-off value that can predict the infection. METHOD: Patients with lung cancer and high CRP values between May 2018 and December 2019 in the Department of Chest Diseases, Faculty of Medicine, Karadeniz Technical University, were prospectively studied. Clinical features, laboratory and radiological findings of the patients were evaluated. The patients were divided into two groups as infectious and non-infectious with the final decision of the follow-up physician. A comparison was made between both groups in terms of clinical, laboratory and radiological features. The CRP cut-off value that could predict the infection was calculated. RESULTS: Of the 180 patients in the study, 171 (95%) were male and 9 (5%) were female, the mean age was 63.3±7.4. The mean CRP value of the patients was 4.5 mg/dl at the time of admission. With the decision of the physician, it was concluded that 23 patients (12.8%) had infection. The mean CRP value of 23 patients who were accepted as infectious by the physician's decision was 13.0 mg/dl, and 3.3 mg/dl for 157 patients who were considered non-infectious. The mean CRP value of patients accepted as infected was higher than patients who were not considered infected (p <0.0001). Procalcitonin, leukocyte count, PNL / Leukocyte ratio, sedimentation values were found to be higher in the infected group. The mean CRP at presentation and post-treatment CRP of 23 patients accepted as infected and given antibiotics were found to be 12.79 mg/dl, 5.4 mg/dl, respectively. The difference of 7.35 units was statistically significant (p <0.0001). Significant decrease in CRP level was found after treatment in patients who received antibiotherapy for infection. Cut-off values that could predict infection were determined in all patients and specific groups. The cut-off value for the admission CRP level was 6.74 mg/dl with 91.3% sensitivity, 86.6% specificity, 50% positive predictice value and 98.6% negative predictive value in predicting infection that would prevent chemotherapy in all patients (p <0.001). The cut-off value was 4.04 mg/dl with 73.6% sensitivity, 94.3% specificity, 63.6% positive predictive value and 96.4% negative predictive value for predicting the infection that would prevent chemotherapy in all patients (p <0.001). CONCLUSİON: In our study, cut-off values were found in patients who applied chemotherapy cure and had high CRP values, which could differantiate infection from other reasons that may increase CRP. With the use of the cut-off values found, unnecessary postponement of the chemotherapy treatment can be prevented by accepting non-infectious patients with high CRP levels as infected.
Benzer Tezler
- Tavşanlarda, tavşan beyin tromboplastini enjeksiyonu ile yaygın damar içi pıhtılaşmasının deneysel olarak gösterilmesi
Başlık çevirisi yok
NACİYE İŞBİL
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
FizyolojiUludağ ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KASIM ÖZLÜK
- Kist hidatik ön tanılı 150 olguda casoni (intradermal) test sonuçlarının araştırılması
Başlık çevirisi yok
ERDENER BALIKÇI
- Sigaranın akciğer volüm ve kapasiteleri üzerindeki etkisinin spirometrik metodla araştırılması
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA KELLE