Geri Dön

Akut pulmoner emboli tanılı hastalarda mortalite prediktörü olarak kardiyogonyometrinin yeri

The relationship of cardiogoniometry as a mortality predicter in patients with acute pulmonary embolism

  1. Tez No: 664037
  2. Yazar: MURAT BALCIOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ABDULLAH ALGIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
  6. Anahtar Kelimeler: Emboli, Emboli ve tromboz, Gonyometri, Mortalite, Pulmoner emboli, Tromboembolizm, Embolism, Embolism and thrombosis, Goniometry, Mortality, Pulmonary embolism, Thromboembolism
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Pulmoner emboli (PE) yaygın görülen, yüksek morbidite ve mortalite görülmesi nedeni ile erken tanı ve tedavi gerektiren tıbbi bir durum olup genellikle derin ven trombozlarına ikincil olarak gelişmektedir. PE, ölümler arasında, kardiyovasküler hastalıklar ve serobrovasküler olaylardan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. PE tanısında klinik şüphe ve tıbbı öykü önemlidir. Acil servislerde PE klinik şüphesi olan hastalarda hızlı tanı ve tedavi çok önemli bir yer tutmaktadır. PE tedavi edilmediğinde mortalitesi %25-30 oranında iken, tedavi edilen olgularda mortalite %2-8 oranına düşmektedir. PE'de tanıda en önemli basamak klinik şüphe olup tanı için altın standart pulmoner BT anjiografidir.Pulmoner BT anjiografide pulmoner emboli saptanan hastalarda mortaliteyi öngörmek amaçlı PESİ,BOVA,FAST skorlama sistemleri kullanılmaktadır. Kardiyogonyometri (CGM), kardiyak potansiyellerin bilgisayar destekli analizini kullanarak kardiyak patolojiye ikincil oluşan sorunların vektörel kardiyografik yöntem ile saptanmasını sağlar. Bu yöntem, koroner arter hastalığının tespiti için yapılan çalışmalarda duyarlılığı araştırılmaktadır. Literatür incelendiğinde, akut PE tanısı alan hastalarda mortalite prediktörü olarak bu yöntemin kullanımı için yapılan yeterli çalışma olmadığı görülmektedir.Bu çalışmada, maliyet olarak düşük, kolay ulaşılabilir, radyasyon içermeyen, kontrast madde gereksinim olmayan ve noninvazif bir yöntem olan CGM'nin, akut PE tanılı hastalarda mortalite prediktörü olarak yeri araştırılmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği'nde 01.09.2019-01.09.2020 tarihleri arasında pulmoner bilgisayarlı tomografi anjiografi ile pulmoner emboli tanısı kesinleşen hastalara yapılmıştır. Ölçümler ''ENVERDİS® The Cardiologic Explorer '' isimli kardiyogonyometri cihazının 5 tane göğüs ölçüm probu ve 12 sn nefes tutması ile ölçüm yapması sağlanmıştır. Değişkenlerin analizi için IBM SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Değişkenler %95 güven aralığında incelenmiş olup p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Acil Servise PE şüpheli kliniği ile başvuran 59 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %45,76'sının vefat ettiği, %54,24'ünün sağ kaldığı saptandı. Hastaların tamamının CGM'si değerlendirildiğinde %89,9'unun patolojik olduğu görüldü. Normal CGM hasta grubunun yaş ortalaması 52±16,9, patolojik CGM hasta grubunun yaş ortalaması ise 67,1±14.4 ve aradaki bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Hastaların cinsiyeti, sistolik TA, diyastolik TA ve nabızları ile CGM sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı. Patolojik CGM'si olanların sPO2'leri anlamlı olarak daha düşük bulundu. Sağ kalan hastaların %84,4'ünün, ölen hastaların ise %100'ünde CGM sonuçlarının patolojik olduğu görüldü. Patolojik CGM'si olanların PESI (Pulmoner Emboli Severity İndex) değerleri anlamlı derecede daha yüksek olarak bulundu. Sağ kalan hastaların PESI ortancalarının ölen hastaların PESI ortancalarından istatistiksel olarak anlamlı olarak daha düşük bulundu. CGM sonuçlarının PE hastalarında mortaliteyi öngörme açısından tanısal test performansları hesaplandığında testin duyarlılığı %100 (%95GA: %87,2- %100), özgüllüğü %15,63 (%95GA: %5,3- %32,8), pozitif olabilirlik oranı 1,19 (%95GA: 1,03 – 1,38), negatif olabilirlik oranı 0, pozitif prediktif değeri %50 (%95GA: %46,3- %53,7), negatif prediktif değeri ise %100 olarak tespit edildi. CGM sonrası mortalite için post-test probability incelediğimizde test pozitif ise %9,4 ve negatif ise %0 olarak hesaplandı. Sonuç: Duyarlılık ve negatif prediktif değerlerinin %100 iken diğer değerlerin daha düşük olması nedeniyle testin tarama testi olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca mortalite için post-test probability incelediğimizde test pozitif ise %9,4 ve negatif ise %0 olması mortalite açısından yol gösterici olarak kullanılabilir. Tek başına PE mortalite öngörüsünde bulunamayacağı diğer yöntemlerle beraber hasta yönetiminde kullanılacak bir yöntemdir.

Özet (Çeviri)

Objective: Pulmonary embolism (PE) is a medical condition that requires early diagnosis and treatment due to its high morbidity and mortality, and it generally occurs secondary to deep vein thrombosis. PE is the third most common reason among cardiovascular deaths, after cardiovascular diseases and serobrovascular events. Clinical suspicion and medical history are important in diagnosis of PE. Rapid diagnosis and treatment is important in patients with clinical suspicion of PE in emergency departments. Mortality rates are 25-30% in untreated patients. It decreases to 2-8% in treated cases. The most important step in the diagnosis of PE is clinical suspicion and the gold standard diagnose method is pulmonary CT angiography.PES, BOVA, and FAST scoring systems are used to predict mortality in patients with pulmonary embolism in pulmonary CT angiography. Cardiogonometry (CGM) uses computer-aided analysis of cardiac potentials to detect problems secondary to cardiac pathology with vectorial cardiographic method. The sensitivity of this method is investigated in studies conducted for the detection of coronary artery disease. There are not enough studies in the literature about using this method as mortality predictor among the patients with acute pulmonary embolism. In this study it was aimed that using CGM which is cost effective, nonradioactive, no contrast agent needed, easily accesible noninvasive method as a mortality predictor among the patients with acute pulmonary embolism. Materials and Methods: This study was conducted at the Emergency Medicine Clinic of Health Sciences University Ümraniye Training and Research Hospital to the patients whose pulmonary embolism diagnosis is confirmed by pulmonary computed tomography angiography between 01.09.2019-01.09.2020. Measurements provided by the cardiogoniometry device named as '' ENVERDİS® The Cardiologic Explorer '' was used to measure with the patient 12 seconds of breath holding using 5 chest measurement probes. IBM SPSS 26.0 package program was used for the analysis of variables. The variables were analyzed at 95% confidence interval and p <0.05 was considered significant. Results: 59 patients who applied to the Emergency Department with a suspicious PE clinic were included in the study. It was found that 45.76% of the patients died and 54.24% survived. All patients' CGM was evaluated, it was found that 89.9% of them were pathological. The mean age of the normal CGM patient group was 52 ± 16.9, the mean age of the pathological CGM patient group was 67.1 ± 14.4, and there was a statistically significant difference between theese groups. There was no statistically significant relationship between patients' gender, systolic arterial blood pressure, diastolic arterial blood pressure and pulses and CGM results. The sPO2 values of those with pathological CGM was found significantly lower. It was observed that the CGM results were pathological in 84.4% of the surviving patients and 100% of the patients who died. PESI (Pulmoner Emboli Severity Index) values of those with pathological CGM were found to be significantly higher. The PESI median values of the surviving patients were found to be statistically significantly lower than the PESI medians of the patients who died. In terms of predicting mortality in PE patients, the sensitivity of the test was found 100% (95% CI: 87.2% -100%), specificity was found 15.63% (95% CI: 5.3%- 32.8%), positive likelihood ratio was found 1.19 (95% CI: 1.03- 1.38), negative likelihood ratio was found 0, positive predictive value was found 50% (95% CI: 46.3%- 53.7%), negative predictive value was found 100%. Post-test probability for mortality after CGM was calculated as 9.4% if the test was positive and 0% if it was negative. Conclusion: It has been concluded that the test can be used as a screening test of PE. Because although its sensitivity and negative predictive values are 100% other values are lower. Additionally, the post-test probability for mortality was 9.4% if the test is positive and 0% if it was negative. It can be used as a guide in terms of mortality. It is a method can be used in patient management together with other methods that can not be predicted for mortality.

Benzer Tezler

  1. Pulmoner tromboemboli tanısı ile 3. basamak göğüs hastalıkları hastanesinde yatarak tedavi edilen hastaların 6 ay sonra kronik tromboembolik hastalık gelişimi açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of patients with acute pulmonary embolism admitted to a tertiary hospital of chest disease in terms of development of chronic thromboembolic disease after 6 months

    NURTEN AYSAN ADEMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE FİLİZ ARPAÇAG KOŞAR

    DOÇ. DR. CELAL SATICI

  2. Akut pulmoner embolide pulmoner BT anjiografi ve transtorasik ekokardiyografi ölçümlerinin değerlendirilmesi

    The evaluation of bt angiographic and transthoracic echocardiographic findings on acute pulmonary embolism

    ZEYNEP SELCEN AKPEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpErciyes Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AFRA EKSİCİ

  3. Pulmoner emboli tanılı hastalarda trombosit sayısı ve ortalama trombosit hacmi düzeylerinin tanısal değerininn ve mortalite ile ilişkisinin incelenmesi

    Pulmoner emboli tanılı hastalarda trombosit sayısı ve ortalama trombosit hacmi düzeylerinin tanısal değerininn ve mortalite ile ilişkisinin incelenmesi

    MELİKE GÜNAY OKÇU

    Tıpta Uzmanlık

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA MÜŞERREF TÜRKMEN

  4. Acil serviste akut pulmoner emboli tanısı alan hastaların Sistemik İmmün İnflamatuar İndeks değerinin 30 günlük mortaliteyi öngörmedeki etkinliği

    The efficacy of the Systemic Immune-Inflammation Index in predicting 30-day mortality in patients diagnosed with acute pulmonary embolism in the emergency department

    EVREN DÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Acil TıpKütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDİL ÇOŞKUN

  5. Sistemik Lupus Eritematozus tanılı Türk hastalarda prognostik faktörler ve sağkalım analizi

    Prognostic factors and survival analysis of Systemic Lupus Erythematosus in Turkish patients

    FATİH GÖKHAN AKBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    DermatolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞULE YAVUZ