Çocukluk döneminde yaşanılan şiddetin ruhsal hastalık riski ve aile işlevselliği üzerine etkisinin araştırılması
Investigation of the effect of childhood violence on the risk of mental illness and family functioning
- Tez No: 690635
- Danışmanlar: DOÇ. DR. KENAN TOPAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Çocukluk çağı, şiddet, ruhsal hastalık, aile, Aile hekimliği, Aile işlevleri, Risk faktörleri, Çocuklar, Çocukluk çağı travmaları, Childhood, violence, mental illness, family, Family practice, Family functions, Risk factors, Children, Childhood traumas
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çocukluk döneminde yaşanan şiddet kişilerin erişkin yaşamında duygusal, davranışsal ve ruhsal sorunlara sebep olabilmektedir ve ileride kuracakları ailelerinin temel işlevlerini etkileyebilir. Bizler de birinci basamakta evli bireylerin çocukluk döneminde yaşadıkları şiddeti sorgulayarak ruhsal hastalık risklerine ve aile işlevselliklerine etkisini araştırmayı planlamaktayız. Gereç ve yöntem: Bu araştırma 1 Nisan-30 Nisan 2021 tarihleri arasında Adana İli Seyhan İlçesi'ne bağlı Gürselpaşa Aile Sağlık Merkezi birimlerine kayıtlı 153 evli birey üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik verileri kaydedildikten sonra Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları mevcut olan Şiddet Yaşantıları Ölçeği, Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği ve Aile Değerlendirme Ölçeği yüz yüze görüşülerek uygulanmıştır. Veriler SPSS 21 programı kullanılarak analiz edildi. p<0,05 olan değerler anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 35,1±6,4 yıl iken, %59,5 (n=91)'i kadın idi. Katılımcıların aile tipine göre %79,7'si çekirdek aileye, %20,3'ü geniş aileye mensuptu. Eğitim durumlarına göre %24,8'i düşük eğitimli, %49,7'si orta eğitimli, %25,5'i yüksek eğitimli idi. İş durumlarına göre %51'i çalışıyor, %49'u çalışmıyor idi. Katılımcıların aile gelir durumuna göre %23,5'i düşük gelir, %41,8'i orta gelir, %34,6'sı yüksek gelir seviyesine sahipti. Katılımcıların şiddet yaşantıları ölçeği ortalama puanları 10,36±17,7 iken, %10,5'i yüksek riskli grup olarak belirlendi. Çocukluk döneminde akran düşmanlığı hariç şiddet yaşantıları arttıkça yetişkinlerin gelir düzeyleri de azalmakta idi. ŞYÖ risk sınıflamasına göre risk düzeyi arttıkça kişilerin evlilikle ilgili uyum ve memnuniyet düzeyleri de azalmakta idi. ŞYÖ tüm alt boyutlarında ve toplamda risk sınıflamasına göre risk düzeyleri arttıkça, kişilerin şuandaki anksiyete ve depresyon riskleri artmakta; aile işlevselliklerinin tüm alt faktörleri ise olumsuz yönde etkilenmekte idi. Sonuç: Toplumun her kesiminde görülebilen şiddetin çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri yaşam boyunca sürebilmektedir. Bu çalışmada; çocukluğunda şiddete maruz kalmış olan yetişkinlerin anksiyete ve depresyon riskleri artmakta ve aile işlevsellikleri olumsuz etkilenmekte idi. Aile hekimlerinin şiddetin çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri konusunda eğitim ve danışmanlık vererek toplumda farkındalık oluşturması şiddeti tamamen ortadan kaldırmasa bile azaltmaya katkıda bulunacaktır.
Özet (Çeviri)
Aim: Violence experienced in childhood can cause emotional, behavioral, and mental problems in the adult life of individuals and may affect the basic functioning of their families in the future. We are planning to investigate the effects of violence experienced in the childhood of married individuals in primary care and the risks of mental illness and family functionality. Materials and methods: This research was carried out on 153 married individuals registered in the Gürselpaşa Family Health Center units of Adana Province Seyhan District between April 1 and April 30, 2021. After recording the sociodemographic data of the participants, the Violent Experiences Scale, the Hospital Anxiety Depression Scale, and the Family Rating Scale, which have Turkish validity and reliability studies, were applied by face-to-face interviews. Data were analyzed using the SPSS 21 program. Values with p<0.05 were considered significant. Results: While the mean age of the participants was 35.1±6.4 years, 59.5% (n=91) were women. According to the family type of the participants, 79.7% belonged to the nuclear family and 20.3% to the extended family. According to their educational status, 24.8% had low education, 49.7% had secondary education, and 25.5% had higher education. According to their job status, 51% were working, 49% were not working. According to the family income of the participants, 23.5% had low income, 41.8% had middle income, 34.6% had high income. While the mean scores of the violence experiences scale of the participants were 10.36±17.7, 10.5% were determined as high-risk group. It has been determined that as the violence experiences increase in childhood, excluding peer hostility, the income levels of adults also decrease. As the level of risk increased according to the risk classification of SHQ, the level of adjustment and satisfaction with marriage decreased. According to the risk classification in all sub-dimensions of SHQ and in total, as the risk levels increase, the current anxiety and depression risks of the individuals increase. On the other hand, it was determined that all sub-factors were negatively affected in family functionality. Conclusion: The negative effects of violence, which can be seen in every part of society, on children can continue throughout life. In this study, it has been determined that the risks of anxiety and depression determined that the risks of anxiety and depression increase in adults who have been exposed to violence in their childhood and their family functionality is negatively affected. Raising awareness in society by providing training and consultancy on the negative effects of violence on children by family physicians will contribute to reducing violence, even if it does not completely eliminate it.
Benzer Tezler
- Panik bozukluğuna eşlik eden yetişkin ayrılma anksiyetesi bozukluğunda bağlanma biçimleri, mizaç, çocukluk travmaları ve erken yaşam olayları
Attachment styles, temperament, childhood traumas and early life events in panic disorder comorbid with adult separation anxiety disorder
NADİDE ELMAS GÜLCÜ OK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
PsikiyatriBaşkent ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ERKAN ÖZCAN
- Ergenlerde intihar girişiminin olumsuz yaşam olayları ve ebeveynin duygusal erişilebilirliği ile ilişkisinde duygu düzenleme güçlüğünün aracı rolünün incelenmesi
Examining the mediating role of emotion regulation difficulties in the relationship between suicide attempt in adolescents, negative life events and parental emotional availability
HİLAL HACIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PsikiyatriKocaeli ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İREM DAMLA ÇİMEN
- Sosyal anksiyete bozukluğu tanılı hastalarda yetişkin ayrılma anksiyete bozukluğu eş tanısı: hastalık şiddeti, yaşam kalitesi ve bağlanma biçimleri ile ilişkisi
Adult separation anxiety disorder (ASAD) co-diagnosis in patients with a diagnosis of social anxiety disorder (SAD); its relation with disease severity, quality of life and attachment styles
SENA AKTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. YUSUF ÖZAY ÖZDEMİR
- 2023 Şubat Türkiye depremi'nde yakınlarını kaybeden çocuk ve ergenlerde uzamış yas bozukluğu sıklığı ve yordayıcılarının araştırılması
Investigation of the prevelance and predictors of prolonged grief disorder in children and adolescents who lost relatives in the february 2023 Turkey earthquake
YAHYA ESAD ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İLYAS KAYA
- Çocuk istismarı ve ihmalinin kuşaklararası aktarımının Ekolojik-Etkileşimsel Model çerçevesinde incelenmesi
An investigation of intergenerational transmission of child abuse and neglect within the framework of Ecological-Transactional Model
RUKİYE KIZILTEPE