Geri Dön

Acil servisten anestezi yoğun bakım ünitesi'ne kritik hasta yatışlarının değerlendirilmesi

Evaluation of the critical patients from the emergency admitted to the anesthesia intensive care unit

  1. Tez No: 703857
  2. Yazar: OSMAN ŞAHİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEMİH KÜÇÜKGÜÇLÜ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Acil servis-hastane, Acil tıp, Anestezi, Kritik hastalık, Palyatif bakım, Yatan hastalar, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Anesthesia, Critical illness, Palliative care, Inpatients, Intensive care, Intensive care units
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Acil serviste değerlendirilen kritik hastaların, üçüncü basamak yoğun bakım ünitesine yatış kriterlerini tanımlayarak, alt basamak yoğun bakım ve palyatif bakım kapasite yetersizliğinin son basamak yoğun bakımlara olan etkisini anlatmayı amaçladık. Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde 1 Ocak 2016-1 Ocak 2019 tarihleri arasında erişkin acil servisten anestezi yoğun bakım ünitesine yatışı yapılan 18 yaş üstü kritik hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların arşiv dosyalarından ve hastane bilgi sisteminden edinilen demografik özellikleri, yoğun bakım yatışı boyunca verilen destek tedaviler, yoğun bakım ve hastane mortaliteleri kaydedilmiş, yoğun bakım yatış öncelik modelleri ile palyatif bakım endikasyonları belirlenerek uygunsuz yatışlar tespit edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 300 hastanın 182'si (%60.7) erkek, 118 (%39.3) kadındır. Hastalarda en sık komorbidler sırasıyla KOAH [87/300, (%29)], Alzheimer-Demans [(54/300, (%18)], Koroner Arter Hastalığı [(46/300, (%15.3)] olduğu bulundu. AYBÜ kabulde 197(%65) hasta IMV, 66 hasta (%22) NIV, 10 hasta (%3.5) HFNO desteği almaktadır. Hastalar bakanlık yatış modeline göre 110 (%36), öncelik yatış modeline göre 79 (%26), palyatif yatış modeline göre 37 (%12) uygunsuz yatış olduğu bulunmuştur. Bakanlık modeli ve öncelik modelinin ortak olarak tespit ettiği uygunsuz yatış sayısı ise 60 (%20) olduğu saptanmıştır. Her iki modelin ortak tespit ettiği 60 hastada palyatif bakım yatış açısından değerlendirildiğinde, palyatif bakım endikasyonu olan hasta sayısı 18 saptanmıştır. Tüm hastalarda YBÜ mortalitesi %30 hastane mortalitesi %38.7 bulunmuştur. Bu oranlar sağlık bakanlığı kriterlerinin uygunsuz yatış olarak değerlendirdiği grupta YBÜ mortalitesi %24, hastane mortalitesi %30, öncelik modeli kriterlerinin uygunsuz yatış kabul ettiği grupta ise YBÜ mortalitesi %30, hastane mortalitesi %35 bulunmuştur. İki grubun ortak tespit ettiği uygunsuz yatışlarda ise YBÜ mortalitesi %30 hastane mortalitesi %31 tespit edilmiştir. Palyatif bakım endikasyonu olan grupta ise YBÜ mortalitesi %43, hastane mortalitesi %51 bulunmuştur. Sonuç: Kritik hasta popülasyonun artması ve yatak sayısının sınırlı olması nedeniyle hastane yönetimleri kritik bakım ve palyatif bakım ünitelerinin kapasitelerini artırmaya yönelik önlemleri almalıdır. Ayrıca evde ve sağlık merkezlerinde palyatif bakım ve hospis desteği verebilecek kuruluşların oluşturulması, acil servis başvurularının azalmasına yardımcı olabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: We aimed to describe the effects of low-level intensive care and palliative care capacity inadequacy on high-level intensive care units by defining the criteria for hospitalization in the tertiary intensive care unit of critically ill patients evaluated in the emergency department. Method: Critical patients over the age of 18 who were admitted to the anesthesia intensive care unit from the adult emergency department at Dokuz Eylül University Hospital between January 1, 2016 and January 1, 2019 were included in the study. Demographic characteristics of the patients obtained from archive files and hospital information system, supportive treatments given during intensive care hospitalization, intensive care and hospital mortality were recorded, and inappropriate hospitalizations were determined by determining intensive care hospitalization priority models and palliative care indications. Results: Of the 300 patients included in the study, 182 (60.7%) were male and 118 (39.3%) were female. The most common comorbidities in the patients were found to be COPD [87/300, (29%)], Alzheimer-Dementia [(54/300, (18%)], Coronary Artery Disease [(46/300, (15.3%)]. In AYBU admission, 197 (65%) patients receive IMV, 66 (22%) NIV, 10 (3.5%) HFNO support. Patients were found to be inappropriately hospitalized according to the ministry hospitalization model, 110 (36%), according to the priority hospitalization model, 79 (26%), and 37 (12%) according to the palliative hospitalization model. The number of inappropriate hospitalizations determined jointly by the ministry model and priority model was found to be 60 (20%). When palliative care was evaluated in terms of hospitalization in 60 patients, which were determined by both models, the number of patients with palliative care indication was 18. In all patients, ICU mortality was 30% and hospital mortality was 38.7%. These rates were found to be 24% in ICU mortality, 30% in hospital mortality in the group that the criteria of the Ministry of Health evaluated as inappropriate hospitalization, and 30% in the ICU mortality and 35% in the group in which the priority model criteria considered inappropriate hospitalization. ICU mortality was 30% and hospital mortality was 31% in inappropriate hospitalizations jointly determined by the two groups. In the group with palliative care indication, ICU mortality was 43% and hospital mortality was 51%. Conclusion: Due to the increase in the critically ill population and the limited number of beds, hospital managements should take measures to increase the capacities of critical care and palliative care units. In addition, the establishment of institutions that can provide palliative care and hospice support at home and health centers can help reduce emergency service applications.

Benzer Tezler

  1. Acil servisten yoğun bakıma yatırılan hastalarda enflamasyon belirteçlerinin değerlendirilmesi

    Assessment of inflammation symptoms in patients admitted to the intensive care unit from the emergency department

    FERİT GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İlk ve Acil YardımHarran Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM HALİL YASAK

  2. Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYGÜN DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ

  3. Travmatik erkek paraplojelere yüksek frekanslı TENS

    Başlık çevirisi yok

    SEMA ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VESİLE SEPİCİ

  4. 1985 yılında acil yardım ve trafik hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÜLAY BALCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. MEHMET ALİ BUMİN

  5. Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri

    Başlık çevirisi yok

    SELMA YURTDAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU