Geri Dön

Akut lenfoblastik lösemi hastalarında minimal kalıntı hastalık ölçülmesinin prognoza etkisinin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 711936
  2. Yazar: AYŞE TUBA YURDUSEV
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. YEŞİM OYMAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Lösemi, Nüks, Prekürsör hücreli lenfoblastik lösemi-lenfoma, Prognoz, Sağkalım, Sağkalım analizi, Ölüm, Leukemia, Recurrence, Precursor cell lymphoblastic leukemia-lymphoma, Prognosis, Survival, Survival analysis, Death
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Akut lenfoblastik lösemide, risk gruplarına bağlı tedavi uygulamasıyla sağkalım oranları artmaktadır. MKH ölçümü risk gruplarını belirlemede güncel ve değerli bir yöntemdir. Minimal kalıntı hastalık ölçülen ve ölçülmeyen hastaların prognozunu karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2010-Ekim 2020 yılları arasında merkezimizde ALL tanısı alan ve izlemine devam edilen, yaşları 0-18 yaş arası değişen, 106 MKH ölçülmeyen, 87 MKH ölçülen toplamda 193 hasta çalışmaya alındı. Yaş, cinsiyet, lökosit sayısı, hematokrit, trombosit sayısı, klinik durumu, immunofenotip, sitogenetik tedavi yanıtları ve MKH sonuçlarının prognoza etkisi araştırıldı. SPSS İstatistics programı ile ki-kare yöntemi ile değişkenler karşılaştırıldı. En az 36 ay izlenen hastaların (n=154) bu süre için olaysız ve genel sağkalım oranları Kaplan Meier yöntemiyle hesaplandı. Değişkenlere göre sağkalım oranları karşılaştırıldı. İzlem süreleri benzer olmadığı için MKH ölçülen ve ölçülmeyen hastaların sağkalım karşılaştırması yapılamamıştır. Bulgular: Hastaların ortalama tanı yaşı 5,2 ± 3,6 yıl olup 103 (%53,4)' ü erkek, 90 (%46,6)'ı kız (E/K:1,14) idi. Erkek ve kızların sağkalım oranları benzerdi. Bir yaş altında sağ kalım oranı diğer yaş gruplarına göre daha düşük saptandı. Tanı sırasında hiperlökositozu olan hastaların OS ve EFS olmayanlara göre daha düşüktü. Minimal kalıntı hastalık ölçülebilen hastalarda risk grubu arttıkça istatistiksel olarak anlamlı olmasa da OS ve EFS azaldığı görüldü. Minimal kalıntı hastalık ölçülemeyen hastalar içinde de EFS, yüksek risk grubunda düşük ve orta risk grubunda göre daha düşüktü (sırasıyla %100, %100 ve %87,5). Steroid yanıtı kötü olanların OS %80 saptanırken iyi olanların%97,5 idi (p<0,05). Relaps oranı 18(%9,8) ve median relaps süresi 34 (8-67) ay idi. Relaps gelişen hastaların 12 (%6,1)'i remisyonda ve yaşamakta, 6 (%3,1)'sı kaybedilmişti. Relaps sırasında MSS tutulumu olanların sağ kalımı olmayanlara göre düşüktü. Relaps olan hastaların MKH risk grubu dağılımı açısından fark saptanmadı. Üç yıllık genel sağkalım oranı %96,1; olaysız sağkalım oranı %94,8'di. Karyotiplerin sağkalım oranları birbirinden farklı olarak saptanmamıştır. T (9;22) ve t (1;19) füzyonuna sahip olanların genel sağkalım oranları daha düşük saptandı. Common B ALL, Pre B ALL immunofenotipindeki hastaların sağkalımı, Pro B ALL ve T-ALL x olan hastalardan daha yüksekti (p<0,05). Minimal kalıntı hastalık ölçümü yapılan hastalarda risk gruplarına göre SRG, MRG ve HRG için sırasıyla 3 yıllık OS oranları %100, %92 ve %75 idi (p<0,05). MKH ölçülemeyen hastalarda SRG, MRG ve HRG için sırasıyla 3 yıllık OS %100, %100 ve %87,5 (p>0,05) idi. Risk gruplarına göre sağkalım, MKH ölçülen hastalarda farklı saptanmıştır(p<0,05); MKH ölçülmeyen hastalarda benzerdir. Sonuç: Uzun yıllardır merkezimizde çocukluk çağı ALL hastaları tedavi edilmektedir. Lösemi tedavisinde kullandığımız ALLIC 2009 protokolüne göre içinde MKH ölçümünün de bulunduğu güncel risk sınıflaması uygulandı. Buna göre tedavi verilen hastaların risk gruplarına göre genel sağkalım ve olaysız sağ kalım oranları değerlendirildi. Risk grubu arttıkça OS ve EFS azalmaktaydı. Ancak relaps olan hastalar içinde MKH ölçümleri belirleyici değildi. Bu durum izlem süresinin 3 yıl gibi kısa bir süre olması ve relaps olan hasta sayısının azlığı ile ilişkili olabilir. Minimal kalıntı hastalık ölçümü yapılamayan grupta da yüksek risk grubundaki hastaların EFS'ları düşük ve orta risk grubuna göre daha düşük saptanmıştı. Genel sağkalım oranlarının MKH tayini yapılamayan grupta daha iyi saptanmasının nedeni bu grupta kaybedilen hastaların eksik kaydından kaynaklanıyor olabilir. Merkezimizdeki sonuçların MKH ölçümünün sağ kalımlar ve relaps açısından değerlendirildiği daha uzun ve daha fazla sayıda hasta ile planlancak prospektif çalışmaya ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Aim: In acute lymphoblastic leukemia, survival rates increase with treatment depending on risk groups. Minimal residual disease (MRD) measurement is a current and valuable method in determining risk groups. It was aimed to compare the prognosis of patients with and without measured MRD. Materials and Methods: Age, gender, leukocyte count, hematocrit, platelet count, clinical status, immunophenotype, cytogenetic treatment responses and the effects of MSC results on prognosis were investigated. Variables were compared using the chi-square method with the SPSS Statistics program. Event-free and overall survival rates of patients who were followed up for at least 36 months (n=154) were calculated using the Kaplan Meier method. Survival rates were compared according to the variables. Since the follow-up periods were not similar, a comparison of survival of patients with and without MSC measurement could not be made. Results: The mean age at diagnosis of the patients was 5.2 ± 3.6 years, and 103 (53.4%) were male and 90 (46.6%) were female (M/F: 1.14). Survival rates for boys and girls were similar. The survival rate under one year was found to be lower than in other age groups. OS and EFS of patients with hyperleukocytosis at diagnosis were lower than those without. Although it was not statistically significant, OS and EFS decreased as the risk group increased in patients with measurable minimal residual disease. Among the patients in whom minimal residual disease could not be measured, the EFS was lower in the high-risk group than in the low- and intermediate-risk groups (100%, 100%, and 87.5%, respectively). OS was 80% of those with poor response to steroids, while it was 97.5% of those with good response (p<0.05). The relapse rate was 18 (9.8%) and the median relapse time was 34 (8-67) months. Of the patients who developed relapse, 12 (6.1%) were in remission and alive, and 6 (3.1%) died. Survival of those with CNS involvement during relapse was lower than those without. No difference was found in terms of MRD risk group distribution of relapsed patients. Three-year overall survival rate was 96.1%; the event-free survival rate was 94.8%. Survival rates of karyotypes were not different from each other. The overall survival rates of those with t (9;22) and t (1;19) fusion were found to be lower. Patients with Common B ALL, Pre-B ALL immunophenotype had higher survival than patients xii with Pro B ALL and T-ALL (p<0.05). In patients with minimal residual disease measurement, 3-year OS rates were 100%, 92% and 75% for SRG, MRI, and HRG, respectively, according to risk groups (p<0.05). The 3-year OS was 100%, 100% and 87.5% (p>0.05) for SRG, MRI, and HRG in patients whose MRD could not be measured, respectively. According to risk groups, survival was different in patients with MRD (p<0.05); It is similar in patients whose MRD was not measured. Conclusion: For many years, childhood ALL patients have been treated in our center. According to the ALLIC 2009 protocol, which we use in the treatment of leukemia, the current risk classification including MRD measurement was applied. Accordingly, overall survival and event-free survival rates were evaluated according to the risk groups of the treated patients. OS and EFS decreased as the risk group increased. However, MRD measurements were not determinative in relapsed patients. This may be related to the short follow-up period of 3 years and the low number of relapsed patients. In the group in which minimal residual disease could not be measured, the EFS of the patients in the high-risk group were found to be lower than those of the low- and intermediate-risk groups. The reason why the overall survival rates were better in the group without MRD determination may be due to the incomplete registration of the patients who died in this group. We think that there is a need for a longer prospective study to be planned with a larger number of patients, in which the results of our center are evaluated in terms of survival and relapse by MRD measurement.

Benzer Tezler

  1. Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYGÜN DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ

  2. Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri

    Başlık çevirisi yok

    SELMA YURTDAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU

  3. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  4. Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı

    The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent

    NİHAL YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. GÜVEN URAZ