Crossing identities and the turkish military: Revolutionists, guardians and depoliticals
Türk ordusu ve kesişen kimler: Devrimciler, koruyucular ve apolitikler
- Tez No: 713193
- Danışmanlar: PROF. DAVİD GALBREATH
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2016
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Unıversıty Of Bath
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ABD'li kıdemli bir denizci:“askeri kültürler büyük okyanus gemileri veya uçak gemileri gibidir, yön değiştirmek için muazzam bir çaba gerektirirler”demiştir. Gerçekten de, çoğu ulus, askeri kültüre karşı direnişleriyle tanınır. Mutlak itaat, hiyerarşi, kolektivizm ve fedakarlık gibi askeri kültürü oluşturan öğeler, askeri kültürün liberal ve demokratik değerleri benimsemesini zorlaştırır. Bu bağlamda Türkiye ilginç bir örnektir zira askeri kültür üç farklı kimlik arasında geçişler yaşamıştır. Bu farklı kimlikler, devrimciler, koruyucular ve apolitikler olarak isimlendirilebilir. İlk kimlik olan devrimcilik, modernist, ilerici ve güçlü bir biçimde laik; ikincisi daha muhafazakar, bireysel hak ve özgürlükler kavramına karşı daha az hoşgörülü ve statükocudur. Üçüncü kimlik ise, siyasi olarak tarafsız olmaya çalışan, sivil üstünlük ilkesine bağlı ve politikacılarla uyum içinde çalışması daha muhtemel bir yapıdadır. Gerçekten de, Kurtuluş Savaşı sırasında üstlendiği rol nedeniyle ordu, ulus inşacısı olarak askeri alanda yazılı olmayan bir meşruiyete sahip olmuştur. Halkın gözünde sahip olunan bu imtiyazlı durum, askeri kültürde yapılan herhangi bir değişikliğin siyaseti de doğrudan etkilemesini mümkün kılmıştır. Aslında, çoğu sivil-asker vakası gözlemlendiğinde, asker ve devlet arasındaki ilişkilerin demokratikleşme adına pozitif, negatif veya istikrarlı bir yol izlediği görülebilir. Fakat Türkiye örneğinde bu ilişki sabit bir çizgi çizmez. Aksine, zamana ve gelişmelere bağlı olarak farklı sonuçlar gösterebilir. Bu noktada bu tezin temel amacı, askeri kültür ile Türk siyaseti arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve bunu yaparken öngördüğümüz beş temel model olan pozitif-demokratik olmayan, negatif-demokratik olmayan, pozitif-demokratik, negatif-demokratik ve değişken ilişkilerden yararlanmaktır.
Özet (Çeviri)
One US senior marine notes that“military cultures are like great ocean liners or aircraft carriers: they require an enormous effort to change direction”. Indeed, in most nations, military cultures are known for their resistance against change. The military ethos, which includes features such as absolute obedience, hierarchy, collectivism, and sacrificing oneself for all, makes military cultures less likely to adopt liberal and democratic values. In this regard, Turkey is in an interesting position in that military culture has constantly experienced transitions between three different identities: revolutionists, guardians, and depoliticals. The first identity is modernist, progressive, and staunchly secular; the second is more conservative, less tolerant of the notion of individual rights and liberties, and more likely to maintain the status quo; the third is being politically neutral, committed to civilian supremacy, and likely to work in harmony with the politicians. Indeed, because of the role it played during the Liberation War, the military has had an unwritten legitimacy in national politics as the nation builder. Related to this, the military's privileged position in the eyes of the people has enabled any change in military culture to make fundamental changes in politics. Yet, if one observes most cases of civil-military relations, one may see that the relationship between militaries and states tends to follow a stable, positive, or negative path regarding democratisation. But in the Turkish case this relationship does not draw a steady line. Rather, it can show very different results depending on time and developments. Hence, the main purpose of this thesis is to identify the relationship between military culture and Turkish politics regarding our five civil-military models: the positive-undemocratic, negative undemocratic, positive-democratic, negative-democratic, and variable relationships
Benzer Tezler
- Turkish-American youngsters' experiences with boundary crossing within and across multiple discursive spaces
Başlık çevirisi yok
TUBA YILMAZ
- At the border between Turkey and Bulgaria: A multifaceted study on the town of Kırklareli
Türkiye-Bulgaristan sınırında: Kırklareli kenti üzerine çok yönlü bir çalışma
AYSUN BULUNUZ
Doktora
İngilizce
2024
SosyolojiYıldız Teknik Üniversitesiİnsan ve Toplum Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞEGÜL BAYKAN
- 1990 sonrası Ermenistan'dan Türkiye'ye gelen Ermeni kadınların mekan ve kimlik ilişkisi bağlamında göç ve tutunma hikayeleri
The stories on immigration and maintaining a reoriented life in relation with how Armenian women who immigrated from Armenia to Turkey after 1990s experience space and identity
NARİN NURŞİM YILDIZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Sosyolojiİstanbul ÜniversitesiKadın Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. SERPİL ÇAKIR
- Afganistan'da Özbekler, Türkmenler ve bunlar arasındaki ilişkiller
Uzbeks, Turkmens and their relation in Afghanistan
NOORULLAH RAHIMI
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Uluslararası İlişkilerKırşehir Ahi Evran ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET GÖKBEL