Lenf tüberkülozu ve akciğer parankim tüberkülozu olgularının birlikteliğinin değerlendirilmesi
Lenf tüberkülozu ve akciğer parankim tüberkülozu olgularının birlikteliğinin değerlendirilmesi
- Tez No: 714663
- Danışmanlar: UZMAN GÜNGÖR DULKAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Mikrobiyoloji, Chest Diseases, Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Akciğer tüberkülozu, Lenf tüberkülozu, Cinsiyet, Balgam ARB, Akciğer hastalıkları, Balgam, HIV, Lenf, Lenfatik hastalıklar, Tüberküloz, Pulmonary tuberculosis, lymphatic tuberculosis, gender, sputum ARB, Lung diseases, Sputum, HIV, Lymph, Lymphatic diseases, Tuberculosis
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Tüberküloz, farklı yaş gruplarını etkileyen, birçok farklı risk faktöründen etkilenebilen, birçok farklı hastalıkla komorbidite gösteren, farklı organları etkileyip ve birçok hastalığı da taklit edebilen bir hastalıktır. Tüberküloz tanılı hastaların yaş,cinsiyet,ek hastalık gibi taşımış olduğu bazı özellikler hastalığın seyrinde ve takibinde önemlidir.Bizim çalışmamızda da hastanın yaşı,cinsiyeti,uyruğu,geçirilmiş tüberküloz öyküsü, Human İmmundeficiency virus (HIV) ile ilişkisi, balgam ARB,ilaç direnci,yan etkiler, tanı yöntemleri,bilgisayarlı tomografi ve ek hastalık bulguları gruplar arasında değerlendirildi.Akciğer ve lenf tüberkülozu birlikteliğinin tek başına akciğer tüberkülozu ve tek başına lenf tüberkülozu grubuna göre yukarıda belirtilen parametrelerin nasıl değiştiği ve hangi yönde değiştiği araştırıldı. Yöntem:Çalışmamızda Ocak 2010- Haziran 2019 tarihleri arasında Akciğer ve/veya lenf tüberkülozu tanısı alan 304 olgunun retrospektif olarak incelemesi yapılmıştır. Olguların yaşı,cinsiyeti,uyruğu,geçirilmiş tüberküloz öyküsü, Human İmmundeficiency virus (HIV) ile ilişkisi, balgam ARB yayma pozitifliği,ilaç direnci,yan etkiler, tanı yöntemleri,bilgisayarlı tomografi ve ek hastalık bulgularının; akciğer ve lenf tüberkülozu grubu,akciğer tüberkülozu grubu ve lenf tüberkülozu grubunda dağılımları incelendi.Sonuçlar istatistiksel olarak SPSS 26,0 ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda tüm hastaların yaş ortalaması 50,7 (min 18-max 80) olarak görüldü.Çalışmamızdaki hastaların %52,4'ü erkek, %47,6'sı kadındı.Yaş,uyruk,geçirilmiş tüberküloz öyküsü,direnç,yan etki parametrelerinin gruplar arası dağılımının anlamlı olmadığı tespit edildi (p>0,05).Cinsiyetin akciğer ve lenf tüberkülozu grubunda homojen dağıldığı,akciğer tüberkülozu grubunda erkek,lenf tüberkülozu grubunda kadın hakimiyetinin fazla olduğu görüldü(p<0,01).Balgam ARB yayma pozitifliğinin ve BT'de kavite bulgusunun akciğer ve lenf tüberkülozu grubunda,akciğer tüberkülozu grubuna göre anlamlı olarak daha düşük oranda eşlik ettiği görüldü (p<0,05).Konsolidasyon,multipl nodül ve tomurcuklu dal gibi diğer tomografi bulguları gruplar arasında anlamlı dağılım görülmedi (p>0,05).En sık eşlik eden hastalıklar DM,KOAH,HT ve hipotiroidi olarak saptandı. DM'nin akciğer ve lenf tüberkülozu grubuna, diğer gruplara göre anlamlı olarak daha sık eşlik ettiği görüldü (p<0,05).Hipotirodinin ve malignitenin lenf tüberkülozu grubunda daha sık eşlik ettiği izlendi (p<0,05) Diğer hastalıkların ise gruplararası dağılımı anlamlı bulunmadı (p>0,05).Akciğer ve lenf tüberkülozu grubunda intratorasik lenf bezlerinin sıklığının lenf tüberkülozu grubuna göre daha yüksek olduğu görüldü (p<0,05). Sonuç:Çalışmamızda DM'nin akciğer ve lenf tüberkülozu grubuna, diğer gruplara göre daha sık eşlik ettiği görüldü.Malignitenin ise lenf tüberkülozu grubuna daha sık oranda eşlik ettiği izlendi.Gruplar arasında cinsiyetin farklı dağıldığı saptandı.Akciğer tüberkülozu tanısı alan hastada lenf tüberkülozu araştırmak veya lenf tüberkülozu tanısı alan hastada akciğer tüberkülozu araştırmanın ve tanı konulmasının hastanın takibinde önemli olduğu tespit edildi.En sık tanı alan lenf bezi istasyonlarının haricindeki diğer lenf bezi bölgelerini de taramanın, bu bölgelerin tanı oranlarını artıracağı ve hastanın takibini kolaylaştıracağı düşünüldü.
Özet (Çeviri)
Introduction: Tuberculosis is an infectious disorder affecting a wide age range and multiple organ systems that can coexist with and/or mimic many other conditions and that can occur in association with various risk factors. Several patient characteristics including age, gender, and comorbidities are important considerations in the course and follow-up of the disorder. Accordingly, we assessed the following in our patient groups: age, gender, nationality, previous history of tuberculosis, presence/absence of coexistent Human Immunodeficiency Virus (HIV) infection, sputum ARB, drug resistance, side effects, diagnostic modalities, computed tomography findings, and comorbid conditions. Also, the alterations in these parameters were compared between patients with concurrent pulmonary and lymphatic tuberculosis and those with pulmonary tuberculosis only and lymphatic tuberculosis only. Methods: A total of 304 patients diagnosed with pulmonary and/or lymphatic tuberculosis between January 2010 and June 2019 were retrospectively examined. Age, gender, nationality, previous history of tuberculosis, presence/absence of concurrent Human Immunodeficiency Virus (HIV) infection, sputum ARB positivity, drug resistance, side effects, diagnostic modalities, findings of computed tomography imaging, and comorbid conditions were compared between patients with coexistent pulmonary and lymphatic tuberculosis, pulmonary tuberculosis only, and lymphatic tuberculosis only. Statistical comparisons were performed using SPSS 26.0. Results: The mean age was 50.7 years (range: 18-80 y). Male and female patients comprised 52.4% and 47.6% of the study population, respectively. There were no significant differences between the groups in terms of age, nationality, previous history of tuberculosis, drug resistance, and side effects (p > 0.05). While gender distribution was similar among patients with coexistent pulmonary and lymphatic tuberculosis, there were more male patients in the pulmonary tuberculosis group, and there were more female patients in the lymphatic tuberculosis group (p < 0.01). Sputum ARB positivity and cavitary lesions in CT were significantly less frequent in those with coexistent pulmonary and lymphatic tuberculosis as compared to patients with pulmonary tuberculosis (p < 0.05). Other tomographic characteristics such as consolidation, multiple nodules, and tree-in-bud appearance did not differ significantly between the groups (p > 0.05). The most common comorbid conditions included DM, COPD, HT, and hypothyroidism. DM was more frequent in patients with coexistent pulmonary and lymphatic tuberculosis than in other patient groups (p < 0.05). Also, malignancy and hypothyroidism were more common among patients with lymphatic tuberculosis, while there were no significant differences in the frequency of other conditions (p > 0.05). Intra-thoracic lymph nodes were more commonly involved in patients with coexistent pulmonary and lymphatic tuberculosis as compared to patients with lymphatic tuberculosis (p < 0.05). Conclusion: DM was more frequent in patients with coexistent pulmonary and lymphatic tuberculosis than in other patient groups, while malignancy was more common in patients with lymphatic tuberculosis. There were gender differences between the study groups. For proper diagnosis and follow-up of patients, patients diagnosed with pulmonary tuberculosis should also be assessed with respect to potential presence of lymphatic tuberculosis and vice versa. It appears that screening the lymph nodes beyond the most common sites of diagnosis may improve the diagnostic yield and facilitate patient monitoring.
Benzer Tezler
- Mediastinal lenfadenopatilerin bilgisayarlı tomografi paternleri
Computed tomography patterns of mediastinal lymphadenopathy
ŞERİFE SEVİL ALTUNRENDE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA KEMAL DEMİR
- Sarkoidozda evrelere göre karaciğer tutulumu
Liver involvement in sarcoidosis according to the disease stage
OZAN SEVEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SABRİYE DEMİRCİ
- Teknesyum-99m tetrofosmin akciğer SPECT ve planar sintigrafi yöntemlerinin primer akciğer tümörü ve hiler+mediastinal lenf nodlarını saptamadaki ve evrelendirmedeki yeri
The Role of technetium-99m tetrofosmin pulmonary SPECT and planar scintigraphies in detecting and staging primary lung tumor and its hilar+mediastinal lymph nodes
MEHMET KOÇAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1995
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMA CANTEZ
- Doğal sığır tüberkülozu'nda akciğer ve ilgili lenf düğümlerindeki granülomların patomorfolojik ve immunohistokimyasal yapısı
Pathomorphological and immunohistochemical structure of granulomas in lung and related lymph nodes in natural bovine tuberculosis
ÖZGÜR ÖZÖNER
Doktora
Türkçe
2022
Veteriner HekimliğiAnkara ÜniversitesiParazitoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVİL VURAL
- Çocukluk çağı akciğer tüberkülozu tanısında bilgisayarlı tomografinin yeri
The role of computed tomography in the diagnosis of childhood pulmonary tuberculosis
EMEL HATUN AYTAÇ KAPLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZAN DALGIÇ KARABULUT