Hepatektomi sonrası ankaferd blood stopper'in rejenerasyon üzerine olan etkileri
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 727566
- Danışmanlar: PROF. DR. MEVLÜT RECEP PEKCİCİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Ankaferd Blood Stopper, karaciğer rejenerasyonu, oksidatif hasar, antioksidan, hepatektomi, deneysel, Ankaferd kanama durdurucu, Antioksidanlar, Hayvan deneyleri, Karaciğer hastalıkları, Rejenerasyon, Sıçanlar, Ankaferd bloodStopper, Antioxidants, Animal experimentation, Hepatectomy, Liver diseases, Liver regeneration, Oxidative damage, Regeneration, Rats
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Karaciğer vücudun en büyük solid organlarından biridir. Metabolik düzenin sağlanmasında büyük rol oynayarak hayati bir konumdadır. Hepatektomi günümüzde acil vakalarda, karaciğerin primer benign veya malign tümörlerinin cerrahi tedavisinde, bazı gastrointestinal tümörlerin metastazlarının cerrahi tedavisinde, transplantasyonda sıkça uygulanan bir cerrahi yöntemdir. Hepatektomilerin başarısında sınırlayıcı olan etkenlerin önde gelenlerinden bir tanesi de hepatektomi sonrası gelişen karaciğer yetmezliğidir. Rejenerasyon kabiliyeti olan karaciğerin bu özelliği iç ve dış etkenlere bağlı olarak olumlu veya olumsuz etkilenebilmektedir. Rejenerasyonun önündeki en büyük engellerden birisi inflamasyonun getirdiği oksidatif stres olup antioksidan ajanlar ile bu yük ortadan kaldırılarak rejenerasyon desteklenebilmektedir. Daha önce yapılan çalışmalar ile antioksidan ajanlar ile yapılan çalışmalar rejenerasyonun olumlu yönden etkilendiğini göstermiştir. Ankaferd Blood Stopper (ABS) de içeriğindeki 5 bileşen ile antioksidan, antiinflamatuvar, antimikrobiyal, antiateriosklerotik etkileri olan bir üründür. Bu çalışmada ABS'nin bu etkilerinin rejenerasyonun önündeki oksidatif yükü azaltarak rejenerasyona olumlu etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Gereç Yöntem: Çalışmamızda 250 ila 350 gram arası ağırlıkları olan 30 adet wistar tipi dişi albino rat kullanılmıştır. Ratlar randomize bir şekilde 10 rattan oluşan 3 gruba ayrıldı. Grup 1: Laparotomi yapılan grup, Grup 2: Laparotomi sonrasında karaciğerin sol lateral ve medial lobları 4/0 ipek ile bağlanarak %70 hepatektomi yapılan ve herhangi bir ilaç verilmeyen grup, Grup 3: Laparotomi sonrasında %70 hepatektomi yapılan orogastrik sonda yolu ile 10 gün süresince 0,5 ml/gün dozunda Ankaferd Blood Stopper verilen grup. Rezeke edilen karaciğer dokuları tartıldı. 10 gün sonrasında relaparotomi ile abdominal aortadan kan alındı, kalan karaciğer dokusu çıkarılarak tartıldı. Ratlar sakrifiye edildi. Kan ve daha sonra çıkarılan kalan karaciğer dokusu oksidatif durum ve rejenerasyon incelemesi için biyokimyasal, histopatolojik ve immunhistokimyasal değerlendirmeye alındı. Bulgular: Çalışma grupları arasında vakuolizasyon bakımından istatistiksel olarak anlamalı fark yoktu (p = 0,177). Sham ve ABS (+) gruplarıyla karşılaştırıldığında, ABS (-) grubunda nekroz seviyesi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (p = 0,010). ABS (+) grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (-) grubunda sinuzoidal konjesyon görülme sıklığı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (p = 0,048). Sham ve ABS (-) grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (+) grubunda Ki-67 boyanma düzeyi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (sırasıyla; p<0,001, p = 0,007) (Tablo 1). Sham grubu ve ABS (-) grupta hiç boyanma olmadığı için, ABS (+) grubun yüzdesi düşük de olsa boyanma göstermesi analizde anlamlı sonuç çıkmasına sebep olmuştur. Ancak ABS (+) grubun Ki-67 boyanma düzeyi istatistiksel olarak anlamlı olmasına karşın boyanma yüzdesi çok düşüktür. Sham grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (-) grubunda ALT düzeyi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (p = 0,022). Sham grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (-) ve ABS (+) grubunda AST düzeyi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (sırasıyla; p = 0,004, p = 0,001). ABS (+) grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (-) grubunda MDA/protein düzeyi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (p = 0,040). Sham grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (+) grubunda SH/protein düzeyi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı (p = 0,015). Sham ve ABS (+) grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (-) grubunda TAS/protein düzeyi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha azdı (sırasıyla; p = 0,037, p = 0,005). TOS/protein düzeyleri arasinda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. ABS (-) grubu ile karşılaştırıldığında, ABS (+) grubunda Kwon Formülü yüzdesi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazlaydı. Sonuç: Parsiyel hepatektomi ve karaciğer rezeksiyonları sonrası uygulanan ABS ile histopatolojik incelemede sinüzoidal konjesyon ve vakuolizasyonun ABS uygulanan gruplarda daha az oluşu ABS' nin normal histolojik yapıyı korumayı sağladığı, bu normal histolojik yapı ve hücresel düzen ile de rejenerasyonun desteklenmesine ve güçlenmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir. ABS uygulanan grupların TAS, SH değerlerinin artması, TOS değerinin istatistiksel olarak anlamlı olmasa da ortalama ve median değerlerinin düşük olması rejenerasyon için önemli olan antioksidan sistemin desteklendiğini göstermektedir. Ayrıca ABS uygulanan grubun Ki-67 ile boyandığı ancak boyanma yüzdelerinin çok düşük olduğu gözlemlenmiş olup beklenen yüksek boyanma yüzdesinin yakalanamaması çalışmamız içerisinde açıklığa kavuşturulamamıştır. Kwon formülü ile karaciğer rezeksiyon öncesi ve sonrası ölçümlerle rejenerasyon yüzdesi hesaplandığında ise ABS uygulanan grubun uygulanmayan gruba üstün rejenerasyon yüzdesi ortaya koyduğu görülmektedir. Bu çalışma ile karaciğer rezeksiyonu sonrasında ABS' nin karaciğer hücrelerinin doğal histolojisine yakın bir formda kalmasını sağlayarak, hücreleri inflamatuvar süreçten ve oksidatif yükten olabildiğince koruyarak, proliferasyona katkı sağlayarak karaciğer rejenerasyonunu destekleyebileceği gözlemlenmiştir. Daha fazla sayıda denek, daha fazla grup, daha uzun takip süreleri ile, ABS yanında farklı ajanlar kullanılarak, detaylandırılmış ve geliştirilmiş çalışmalarla desteklenerek daha güçlü sonuçlara ulaşılabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction: The liver is one of the largest solid organs of the body. Hepatectomy is now a common surgical procedure in emergency situations, surgical treatment of primary benign or malignant liver tumors, surgical treatment of metastases from such gastrointestinal malignancies, and transplantation. Internal and external variables can have a positive or negative impact on this aspect of the liver, which has the potential to regenerate. Regeneration has been demonstrated to be significantly affected in previous investigations and experiments using antioxidant compounds. ABS (Ankaferd Blood Stopper) is a 5-component product that exhibits antioxidant, anti-inflammatory, antimicrobial, and anti-atherosclerotic properties. In this study, the possible effect of ABS on regeneration by reducing the oxidative load in front of regeneration was investigated. Material and Method: In our study, 30 Wistar albino female rats weighing between 250 and 350 grams were used. Rats were randomly divided into 3 groups of 10 rats. Group 1: The group that underwent laparotomy, Group 2: After laparotomy, left lateral and medial lobes of the liver were ligated with 4/0 silk and 70% hepatectomy was performed and no drug was given, Group 3: The group in which 70% hepatectomy was performed after laparotomy, and 0.5 ml/day Ankaferd Blood Stopper was given for 10 days through the orogastric tube. Blood was drawn from the abdominal aorta through relaparotomy after 10 days, and the remaining liver tissue was removed and weighed. Rats were sacrificed. Blood and residual liver tissue were tested for oxidative condition and regeneration using biochemical, histopathological, and immunohistochemical methods. Results: There was no statistically significant difference in vacuolization between the study groups (p = 0.177). Compared to the Sham and ABS (+) groups, the level of necrosis was statistically significantly higher in the ABS (-) group (p = 0.010). The incidence of sinusoidal congestion was statistically significantly higher in the ABS (-) group compared to the ABS (+) group (p = 0.048). Compared to the Sham and ABS (-) groups, the level of Ki-67 staining was statistically significantly higher in the ABS (+) group (respectively; p<0.001, p = 0.007) (Table 1). Since there was no staining in the Sham group and ABS (-) groups, the ABS (+) group showed significant staining, even if the percentage was low, in the analysis. Since there was no staining in the Sham and ABS (-) groups, the ABS (+) group exhibited considerable staining in the analysis, even though the proportion was low. Although the ABS (+) group's Ki-67 staining level was statistically significant, the proportion of staining was quite low. The ALT level in the ABS (-) group was statistically significantly higher than in the Sham group (p = 0.022). The ABS (-) and ABS (+) groups had statistically significantly higher AST levels than the Sham group (p = 0.004, p = 0.001, respectively). The MDA/protein level in the ABS (-) group was statistically significantly higher than in the ABS (+) group (p = 0.040). The ABS (+) group had a statistically significant higher SH/protein level than the Sham group (p = 0.015). The TAS/protein level in the ABS (-) group was statistically significantly lower than in the Sham and ABS (+) groups (p = 0.037, p = 0.005). Compared to the Sham and ABS (+) groups, the TAS/protein level was statistically significantly lower in the ABS (-) group (respectively; p = 0.037, p = 0.005). There is no statistically significant difference between TOS/protein levels. The ABS (+) group had a statistically significant higher percentage of Kwon Formula than the ABS (-) group. Conclusion: Further histopathological examination after ABS application following hepatectomy/liver resections revealed decreased sinusoidal congestion and vacuolization, showed that ABS preserved the normal histological structure. With protection of that normal structure and cellular order, it is thought to help strengthen and support regeneration. Although not statistically significant, the rise in TAS and SH values in the ABS treated groups, as well as the low mean and median TOS values, indicating that the antioxidant system is supported. The ABS applied group was stained with Ki-67, but the staining percentages were poor, and the inability to produce the predicted high staining percentage in our investigation could not be explained. When the percentage of regeneration is calculated using the Kwon formula using measurements obtained before and after liver resection, it is noticeable that the ABS-applied group had a higher percentage of regeneration than the non-applied group. ABS may support liver regeneration after liver resection by preserving the liver cells in a state near to their native histology, shielding the cells from the inflammatory process and oxidative load as much as possible, and contributing to proliferation. More patients, more groups, longer follow-up periods, the use of various agents in addition to ABS, and more extensive and improved investigations can all help to provide better findings.
Benzer Tezler
- Splenektomi işleminin karaciğer regenerasyonu üzerine etkileri (deneysel çalışma)
Başlık çevirisi yok
M.SÜPHAN ERTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1991
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ERTUĞRUL GÖKSOY
- Normal, tümöral ve rejeneratif büyümeler arasındaki kinetik ilişkiler
Başlık çevirisi yok
SEYHAN ALTUN
- Somatostatin Analoğu Oktreotid`in (SMS 201-995) karaciğer rejenerasyonu ile ilişkisi
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA KEMAL GÜL
- Sıçanlarda parsiyel hepatektomiden sonra karaciğer rejenerasyonu üzerine aprotinin, siklosporin ve somatostatin etkilerinin kontrollü olarak karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
METİN KAPAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1994
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. FERİDUN ŞERİN
- Karaciğer rezeksiyonlarında vasküler oklüzyon süresinin karaciğer fonksiyonları üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
RECEP ÇETİN